81. Sayı

Tebliğ, nefis ve vicdana müessir olmalıdır!

Tebliğ; akıl, vicdan ve hissiyata tesir edebilecek durumda olmalı. Evet, yapılan tebliğ aklı ikna etmekle beraber vicdanı da tatmin etmelidir. Kalbe gıda olup onun alacağı kudsî lezzetleri vermekle beraber, nefis için de hayırlara müşevvik olmaya, günahların içindeki elem ve sıkıntıları göstererek onlardan vaz geçirmeye vesile olmalıdır.

İslâm Dünyası’nın bayramı için…

1434 Ramazan-ı ?erifi’ni uğurluyoruz; Ce­nâb-ı Hak gelecek Ramazan ayına sıhhat ve afiyetle kavuşmayı nasip eylesin.

Mucizelerin Hakkaniyeti

Hazreti Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm nübüvvet (peygamberlik) dava etmiştir. Da­va­sına delil olarak Allah kelamı Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere bin kadar mucize göstermiştir. Bütün bu mucizelerin varlığı nübüvvet davasının vukuu kadar kesindir. En inatçı kâfirler dahi mucizelerin varlığını inkâr edememişler, kendilerini ve yandaşlarını kandırmak için bu harika hadiselere ancak “sihirdir” demi...[Devamını Oku]

Kur’ân’ın Lafzındaki İ’câz

Kur’ân kelimesi, kıraattan gelir. Fu’lân bâbındadır. Baştan sona ve tamamıyla okuma ile dolu mânâsı verilebilir. Allah’ın kelâmı olduğuna kat’î îman ettiğimiz Kelâmullah’ın en çok Kur’ân ismiyle anılması tesadüfî olmasa gerek. Zâten inzal olan ilk âyet-i kerîmenin de “ikra” olması, ismiyle müsemmâ tâbirini akla getirmekte. İlk emrin “oku” olması ve bu emrin en başta, en fazla ve en çok Kur’ân’ın o...[Devamını Oku]

Ey karış karış âlemde vefâ arayan!

Bir gün gözlerini bedeni titrerken açarsa biri, yanında soğuk ve karanlıktan başka şey de yoksa eğer bir ısıtan ve ışıtandır ilk aramaya koyulduğu… İlk peşine düştüğü.

Osmanlı’nın Yönetim Mekanizması: Divân-ı Hümâyun

Divân,  Orhan Bey döneminden itibaren Fatih dönemine kadar her gün toplanmıştır. Divân toplantıları 16. yüzyıldan itibaren haftada dört güne, 17. yüzyıl ortalarında haftada iki güne, 18. yüzyılda III. Ahmed döneminde haftada bir güne indirilmiştir.

Osmanlıca bir konuşma dili midir?

Dil bir milletin hafızasını, imanını, irfanını kültürünü ifade eden geçmiş ile gelecek ara­sında köprü kuran önemli bir araçtır. Bir dili anlaşılmaz kılmak belki o millete yapılacak en büyük suikasttır.

Sekine Duâsı’ndan Doğacak Medeniyet

Aslında daha en başında insan fıtri bir zikir­le yaşamak zorunda bırakılmıştır. İnsanoğlu yaşamak için nefes almaya, dolayısıyla “Hû” zikrini her dâim tekrarlamaya mecburdur.

Beş Makam

Ebû Hureyre (r.a.), Hz. Peygamber’in  (s.a.v) şöyle buyurduğunu haber vermiştir: “[highlight](İbadet için) sadece (şu) üç mescide yolculuk yapılır: Mescid-i Haram, Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksa…[/highlight]”

İstişârede Keramet Vardır!

İSTİ?ÂRENİN EHEMMİYETİ Dağları görmek için ovalara inmek, ovaları görmek için dağlara çıkmak gerekir. Dağdaki insanın gördükleriyle, ovadaki insanın gördükleri nasıl farklıysa, toplum hayatında değişik yerlerde duranların, şahsi veya toplumsal olayları algılama ve değerlendirmeleri de o derece farklıdır. İstişâre toplantıları bu farklı algı ve değerlendirmeleri bir araya getirerek, bir [highlight]...[Devamını Oku]

Şifrenizi mi unuttunuz?