77. Sayı

?ükür / Yunus CO?AR Param yok, pulum yok, söyle neye şükredeyim, Bir külüstür arabaya, yapma dökme eve mi? Herkes lükste yaşarken, ben fakir, bîçâreyim… ?ükredecek neyim var, söyle de şükredeyim.

Bedîüzzaman

Bedîüzzaman / Habib AKAL Bedîüzzaman ünvanını aldın hocalardan Elinde Kur’ân, yüreğinde îman sarsılmadan Dünya’ya meydan okudun korkmadan

Mübârek Emânetler

“Son Abbasî Halifesi Mütevekkil, Ayasofya Câmii’nin minberine çıkarak hilâfet makamını hak edenin Yavuz Sultan Selim olduğunu beyan eder ve sırtındaki hilâfete mahsus ferâcesini çıkararak Yavuz’a giydirir.”

Sultan Selim’e biat etmişim. Onun ittihad-ı İslâmdaki                                                           &nb...[Devamını Oku]

Bediüzzaman Hazretleri ve Ehl-i Sünnet İtikadı

Yüce Rabbimiz ezelî kelamında, Kur’ân-ı Kerim’in “müminler için doğru yolu gösteren bir hidayet ve bir şifa”(1) olduğuna tekrar tekrar dikkatlerimizi çekiyor. Bundan anlaşılıyor ki, müminler Kur’ân’ı hakkıyla rehber yapıp onun hakiki tefsir olan sünnet-i seniyyeye gereği gibi tabi olsalar, gerek ferdî, gerek alievî, gerekse toplumsal ve siyasî bütün manevî derdlerine şifalar bulacak onları iki dün...[Devamını Oku]

Sabır

  Peygamberimizin (asm) şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir: Siz altınınızı (sahte mi, değil mi diye) ateşle kontrol ettiğiniz gibi, Allah da sizden birini –onu daha iyi bildiği halde- bela ile tecrübe eder (imtihan eder). Bu imtihan edilenlerden kimi saf, hâlis altın gibi çıkar. Bu kimseler Allah’ın kötülüklerden koruduğu kimselerdir. Onlardan kimi de bundan başka türlü çıkar. Bunlarda bazı ş...[Devamını Oku]

Hayattaki en sıkıntılı durumlardan birisi ülfet/alışkanlık olsa gerek. Bir işe yeni başladığınızda, bir şeyle yeni tanıştığınızda onun heyecanı tamamıyla sarar sizi. Bütün dünyanız o olur adeta. Zaman içinden zaman alıp o şeye koşmak, onunla vakit geçirmek istersiniz. Bütünüyle her detayına vakıf olmak istersiniz.

Bedîüzzaman Hazretleri’nin Kastamonu hayatına farklı bir bakış

Bedîüzzaman Hazretleri’nin hayatının da neredeyse 30 yılı sürgünlerde geçmiştir. Bu yazıda Kastamonu mecburî ikameti anlatılacaktır. 1936 yılının Mart ayında Bedîüzzaman Hazretleri Eskişehir hapishanesinden çıktıktan sonra Kastamonu’ya mecburî ikamet (sürgün) için gönderildi. Üstad 59 yaşındaydı.

Hz. Muhammed (asm) ve Eşitlik / İnsan Hakları

Toplum, zengin-fakir, kuvvetli-zayıf, efendi-köle gibi birçok sınıflara ayrılmış durumdaydı. Kadınlara değer verilmezdi. Köleler ve fakirler hor görülürdü. Bunlar suç işlediklerinde şiddetli bir şekilde cezalandırılırdı. Zenginler ise her zaman üstün görülürdü. Hukuk zenginlere göre şekillenirdi. Güçlülerin haklı olduğu bir anlayış hâkimdi.

Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat itikâdı karargâhımızdır

İnsanoğlu, kendi gerçekliğini tanımadan, kendi kimliğinin ne olduğunu keşfetmeden ve keşfettiği bu kimliği ile şu kürre-yi arzda sabitkadem olmadan, hakikatin ne olduğu konusunda hiçbir zaman emin olamaz.

Bilinmeyen sırlı kutu: ‘atom’

Eylemsizlik ve tanecikli yapıda olma gibi özellikleri olan maddenin bir diğer özelliği de kütlesi ve hacmi olmasıdır. Diğer bir deyişle: kütlesi ve hacmi olan ve varlığını hissettiğimiz her şey maddedir. Demir, gümüş, altın, su, karbondioksit, oksijen, hatta şekerli su, tuzlu su, ayran, çay, limonata (aslında) birer maddedir.

Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat

“Ehl-i hak, öyle bir topluluktur ki kat’i delil ve burhanlarla Rableri katında hak olan yola kendilerini nisbet edenlerdir. O da ehl-i sünnet ve’l-cemaattir. Ehl-i heva yani nefislerine uyanlar ise, kıble ehli olanlardır ki kabul ettikleri akide, ehl-i sünnet akidesine zıddır.

Şifrenizi mi unuttunuz?