39. Sayı

Öldürdüklerini dirilteceğin güne kadar

Yâ İlâhenâ! Aslın nûrânî ağacı, Rahmânî kudretin, mülk ve tasarrufâtın parıltısı,

Duâsıyla yağmurun sür’atle indiği

Peygamber olarak geleceğini Tevrat, İncil, Zebûr ve semâvî sahîfelerin müjdelediği, Nübüvvetini, peygamberliğinden evvel vazifesine delil olarak zuhûr eden hârikulâde olaylar olan irhâsâtın;

Biyolojik saatinizi tanıyor musunuz?

Boyumuz, kilomuz, yaşımız, mesai saatlerimiz, ortalama uyku süremiz, internet şifremiz hakkında kim sorsa cevaplarımız hazırdır.  

Ezanlar beş vakit semada, Zalimin dahi kulağında, Allahü Ekber sedalarıyla,

İnanıyor musun?

Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal tıraşı olmak için berbere gider ve kendisiyle ilgilenen berberle koyu bir sohbete başlarlar. Pek çok konu üzerinde konuştuktan sonra, birden Allah ile ilgili bir konu açılır.

1431 hedeflerimiz

39. sayımızla huzurlarınızdayız hamdolsun. Bu ay önce Saferü’l-Hayr’ı uğurlayacağız ve sonra da Rebiülevvel ayını karşılayıp, Mevlid Kandili’nde Resûl-ü Ekrem (asm) Efendimiz’in dünyaya gelişinin mânâsını idrak etmeye çalışacağız. Onun için bu ay, İrfan Mektebi, “İttifak, fazîlet, barış ve saadet’in adresi: İslâm Medeniyeti”  kapağıyla çıktı.

100 Soruda Hadis İlmi (5)

64-İmam Buhari ve eseri hakkında malumat verir misiniz? Buhârî, 194 senesi ?evval’inin 13’ünde, Cuma günü doğmuş, 256 yılının Ramazan bayramı gecesinde vefat etmiştir. Öldüğü zaman 62 yaşındaydı.

Kırk Ambar

2. KOSOVA ZAFERİ Sultan 2. Murad komutasındaki 60.000 kişilik Osmanlı ordusu ile 70.000 kişilik Haçlı ordusu arasında 1448’de Kosova Ovasında meydana gelmiştir. Harb, 17 Ekim sabahı hafif çarpışmalarla başlamış, ancak ilk gün iki taraf da bir netice alamamıştır.

Mercek

KUDRET-İ İLAHİYE ZATİYEDİR Sual: 29. Söz’deki şu cümleyi izah eder misiniz? “Bir şey zâtî olsa, onun zıddı o zâta ârız olamaz. Çünkü içtimaü’z-zıddeyn olur; o da muhâldir. İşte bu sırra binaen, madem kudret-i İlâhiye zâtiyedir ve Zât-ı Akdesin lâzım-ı zarurîsidir. Elbette, o kudretin zıddı olan acz, o Zât-ı Kadîre ârız olması mümkün olmaz.”

Taş ve Çocuk

Kabil’in yerden alıp Hâbil’in başına vurmasıyla başlamıştı taş’ın serüveni. Sonra hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yerini aldı. Bazen evimizin temelini oluşturdu, bazen de mezarımızın en sadık bekleyicisi o oldu. Bazen yüreğimize bastık taşı, bazen de açlığımızı bastırsın diye karnımıza bağladık. Ta ki çocukların o küçük, masum ellerinde protesto malzemesi olana değin…

Sağlık

Bir vakit zengin bir adam varmış. Hiç evlenmemiş. Günün birinde hastalanmış. Doktora gitmiş. Gittiği doktor bazı tetkikler yaptıktan sonra adama, çok ağır bir hastalığı olduğunu ve o gün için bilinen bir tedavisi de olmadığını söylemiş. Başka doktorlara da gittiyse de hep aynı şeyi söylemişler.

Kur’ân, hane, sofra

İnsanların haneleri kendilerini rahat ve mutlu hissettikleri yerlerdir. Öyle ki, insan evinde saadetli ve huzurludur. Dünyanın sıkıntıları, orada hafifleşir. O nedenle ev değil de hane-i saadettir. Hem insan fıtraten hanesini sever ve hanesiyle alâkadardır. Dünyanın sıkıntıları gündüz vaktinde biterken o, akşama huzurlu hanesine gider. En azından bunu bilmesi dahi başlı başına bir huzur kaynağıdır...[Devamını Oku]

Şifrenizi mi unuttunuz?