177. Sayı

Mutluluk Arayışı…

Hepimizin arayış içinde olduğu bir mesele var: o da mutlu olmak.Bütün insanlık bu arayış içerisinde; ne yaparsam/yaparsak mutlu olurum/oluruz? Bunun için devletleşiyor, bireyselleşiyor, kurumsallaşıyor, dernekleşiyoruz vs. vs.

Osmanlı Devleti’nin Silah Üretim Merkezi: Tophane

Osmanlı Devleti’nde bir silah ve savaş topu üretim merkezi olan Tophane, ilk olarak Fatih Sultan Mehmed tarafından kurulmuştur. Tophane binasının içinde topların döküldüğü döküm ocakları bulunmaktaydı. Topların dökümü için zemine büyük çukurlar açılmıştı. Erimiş malzemenin taşınabilmesi için ise künkler vardı. Ayrıca muhtemel bir yangına karşı su sarnıçları bulunmaktaydı. Toplar döküldüğü sırada o...[Devamını Oku]

Mutluluğu Nasıl Tarif Edersiniz?

Belki de şöyle sormalıyız: Mutlu musunuz?Değilse neden?Cevap evet ise bunun için ne yapıyorsunuz?Haydi mutlu olmak üzerine bir seyahate çıkalım ve mutlu olmanın yollarına dair bir araştırma yapalım. Hayatın içerisinden bakarak hem şahsi hem de genel anlamda mutluluğa dair sözlerimizi söyleyelim. Hem içimizi dökmüş oluruz hem de konuşulanlardan hissemize düşeni alabiliriz belki…Mutluluk-İmkân İlişk...[Devamını Oku]

Mutluluğun Yolu Sünnet-i Seniyye’den Geçer

Allah’a imanı olan, ahiret hayatına inanan, şu hayatta mutlu olmak isteyen ve kendi hayatını değerli görüp onu ölümle birlikte kaybetmek istemeyen aklı başında herkesin, mutlaka ama mutlaka yapması gereken en öncelikli şey, Sevgili Peygamberimizin sünnetine sarsılmaz bir sebat ile sıkı sıkı sarılmak olmalıdır. Sünnet-i Seniyeye Uymak, Allah’a Şükrün En Güzel Yoludur

Muhayyel ve Muhakkak Sarkacında Mutluluk

İnsanlık tarihindeki bilinen ki­tabi yazınlardan hareketle, bi­lin­meyen insanlık tarihine ilişkin ihtimali bir çıkarımı da hesaba katarak, “Mutluluk na­sıldır?” sorusunun cevabının insanlık tarihinin temel arayışlarından birisi olduğunu söylemek mümkündür. “Mutluluk nasıldır” arayışının kaderi as­lında ızdırap ve sancı içeren “İn­san nedir?” sorusuyla bağlan­mış.Dergâhtan – medreseye, akropolün m...[Devamını Oku]

Güzel Ahlak

İnsanoğlunun bütün çabaları, mutlu yaşamak içindir. Peygamberlerin gönderiliş sebebi de insanların dünyevî ve uhrevî mutluluklarını kazanmalarını temin olduğu gibi, tarih boyunca felsefecilerin temel uğraş alanlarından biri2 de mutluluk olmuştur.

Pozitif misiniz?

Uzun zamandır asla karşılaşmak istemediğimiz bir soru: “Pozitif misiniz?” Türkçe sözlükte “olumlu, negatif karşıtı” olarak anlamlandırılan pozitif kelimesinden bu kadar korkuyor oluşumuz hiç şüphesiz bütün dünyayı kasıp kavuran ve insanı hayatî açıdan tehdit etmekte olan salgın illetinden kaynaklanıyor.

Mutsuz Sorular,Mutlu Cevaplar

Ne güzel ki soru soran talebeler var. Ne güzel ki cevap veren hocaları var. Hayat da aslında soru ve cevaplarından müteşekkil değil mi? Eskiden usta çırak ilişkisi içerisinde öğrenilirdi hayat ve hayata lazım olan şeyler. Bu notlar elime geçtikçe seviniyorum. Hayatın içerisinden sadece yardım çağrısı ve yardımcı olmak adına sorulan şu sorular ve verilen cevapları gördükçe memnun oluyorum. Tabii de...[Devamını Oku]

Kavram Karmaşasının Gölgesinde; Mutluluk Putu

Acaba, yaşadığı hayat nasıl olursa olsun (mutlu, mutsuz, zengin, fakir, ünlü, ünsüz vs.) kabre imanla girmekten daha mutlu olunabilecek ve Allah’ı (cc) razı etmekten daha huzur verebilecek başka bir hal tasavvur edebileniniz var mı? Yaşadığımız asrın şahit olduğu savaş türlerinden birisi de kül­türel savaşın alt şubelerinden sayılabilecek linguistik (dilbilimi) ve semantik (anlam bilimi) savaştır....[Devamını Oku]

Saadet Asrından Bir Mutluluk Tablosu

Emiru’l-mü’minin Hz. Ömer b. Hattab (ra) anlatıyor:Resulüllah ashabıyla bir toplan­tı halindeydi. Beni Süleym kabilesinden bir bedevi geldi. Bir keler (kertenkele) avlamıştı. Onu pişirip yemek için eşyala­rı­nın yanına gidiyordu. Toplu­lu­ğu görünce, “Bu kalabalık ki­min başına toplanmış?” diye sor­du. Oradakiler, “Peygamber ol­duğunu söyleyen Zat’ın etrafında” dediler…O bedevi kalabalığı yardı, R...[Devamını Oku]

Zamanı “Değer”li Kılma Adına: Asr-ı Saadet

“Ben” merkezli bir nazarla “zaman” hakkında çeşitli nazariyeler dizildi. Oysa aranan hakikat uzakta değil, çok yakınımızdaydı. Kalbimize ve ruhumuza yaban olan yerlerden devşirilen tarif ve tanımlamalarda değildi. Saadet ile vasıflanmış zaman olan “Asr-ı Saadet”in fikren ve hayalen gezilmesi ve idrak edilmesi kâfi gelecekti.Zaman için numune-i imtisal, on dört asır önceden başlayıp kesintisiz deva...[Devamını Oku]

Bazen Saadet,Felaketten Çıkar

Bir gün okyanusta yol alan bir gemi kaza geçirerek battı. Gemiden tek bir kişi sağ olarak kurtuldu. Dalgalar bu adamı küçük ıssız bir adaya kadar sürükledi. Adam ilk günler kendisini kurtarması için Allah’a yalvardı ve yardım gelir umuduyla ufka baktı. Ancak ne gelen oldu ve ne de giden…

Şifrenizi mi unuttunuz?