171. Sayı

Üsve-i Hasene

İslamiyet öncesi -ki bu dönem İslam’ın gelmesiyle cahiliye dönemi diye anılacaktır- Arap yarımadasında farklı panayırlarda yapılan şiir yarışmaları neticesinde ortaya çıkan şiirler süzgeçten geçer ve en iyileri muallakat-ı seba namıyla bilinir ve bir rivayete göre Kabe’nin duvarına asılırdı.

Ayasofya Camii

İstanbul’u fethettikten sonra Fatih Sultan Mehmed’in ilk işi Ayasofya’yı camiye çevirmek olmuştur. Bunun için camiye tahtadan bir minare, mihrap ve minber eklenerek, tasvirlerin üzerlerinin kapatılması yetiyordu. Bu camiye çevrilme işi, üç günde bitmiş ve muhtemelen cuma gününe denk gelen 1 Haziran 1453 günü Ayasofya Camii’nde ilk Cuma Namazı kılınmıştır.

“Genel Ahlakın Korunması…”

Toplumsal Gelenek veAnayasal Yükümlülük Genel Ahlak hem tarih hem medeniyet hem düşünürlerin ifade ettikleri pek çok boyutlar hem de çağdaş hukuk sisteminin bir parçası olması itibariyle ihya ve muhafazası gereken bir olgudur. Ahlakı öğretmek ve genel ahlakı muhafaza etmek devletin bir görevidir. Genel ahlaka aykırı davranmamak, yani ihlal etmemek de her türlü kişi ve kuruluşun hem hukuksal hem de...[Devamını Oku]

Ahirete İman ve Ahlak

İslamiyet iman, ibadet ve ahlak esasları üzerine tesis edilmiştir. Peygamber Efendimizin (asm) üstün ahlakı tüm Müslümanlar için en önemli rehberdir. Peygamber Efendimizde (asm) bulunan yüce ahlakın her bir davranışta en yüksek seviyede olduğunu dost düşman herkes kabul etmiştir.

Ailede Mahremiyet

Mahremiyet insanın saygınlığı­nı ve onurunu koruyan özel bir alanı tanımlamaktadır. Diğer tüm canlılardan farklı olarak, beden mahremiyeti ve ev mahremiyeti ilkel kabileler de dahil her insanda doğuştan var olan doğal bir duygudur. Mahremiyet sadece kadın erkek ilişkilerine indirgenebilecek kadar basit bir kavram değildir; sözün ve hatta düşüncenin bile mahremiyeti vardır.

Dijital Ahlak Mümkün mü?

Dijital alemi yeni bir solukla, dijital ahlakı tesis ederek ve yeniden insanın ayrılmaz bir parçasına dönüştürecek insanlık ailesini dijitalde erdemli kılacak bir ortak akla ihtiyaç var ve bunun başarmak zorundayız. Çünkü artık hayatımın bir parçası yani işimiz alışverişimiz, eğitimimiz olan dijital dünyayı ahlak ile buluşturmak öncelik kazanmıştır. Bu vazife hepimizin…

Edep Yâ Hû!

“Edep bir tâc imiş nûr-i Hudâ’danGiy ol tacı emin ol her belâdan” Arapça kökenli bir kelime olan “edeb”, başlangıçta “ziyafe­te da­vet” anlamı taşımakta iken bugün sözlükte, “İnsanın ha­ta­ya dü­şüp utanılacak şeyler yap­ması­nı önleyen; yerinde ve öl­çülü davranmasını sağlayan me­leke, söz ve davranışlardaki öl­çülülük; bir hususta haddini bilip sı­nırı aşmama, terbiye, nezaket, za­ra­fet…” olara...[Devamını Oku]

Kur’ân-ı Kerim Âlemlerin Rabbi Olan Allah’ın Kelâmıdır

Kelâm-ı Ezelî olan Kur’ân’ın en parlak mazharı, peygamberler reisi, evliyalar seyyidi, fahr-ı âlem ve yaratılmışların en hayırlısı olan; zâhiren Ravza-i Mu­tahhara’da manen Mele-i A’lâ’da bulunan Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâm Efendimize nâ-mütenahi, sayısız, sonsuz selâm, salât, tazim, hürmet ve muhabbetlerimizi yâ Rabbî kabul buyur. Âmin!Kur’ân-ı Azimiüşşan’ın ilk muhatapları, kahraman muh...[Devamını Oku]

Ölüme Meydan Okuyan Adam

Düşmanın istila haberini alır almaz talebelerine kalem yerine silah verdi. Zira maddi cihat zamanı idi. Medresesi sanki kışla olmuştu. Kendisine de gönüllü alay komutanı rütbesi verilmişti. Doğu cephesinde Rus ve Ermenilere karşı çarpıştı ve savaştı. Birçok talebelerini şehit verdi. Bitlis’te ve Pasinler’de kahramanca savaşarak milli mücadeleyi destekledi.

“Değer”i Katlanmış Vasıf:Kardeşlik

Kardeş…En yakınımız, can-ciğerimiz ol­ması gerekeni ifade eden kelime.Lakin Asr-ı Saadetten bize miras kalan uhuvvet gösterdi ki bu yakınlık karındaşlıkla olmuyor, gönüldaşlıkla oluyor. Birlikte yol yürümekle, hakikat yolunda ideali beraber gözlemekle oluyor.

Farkında Olmak Yetmez

Hayatımız, etrafımızda olup bitenleri anlamaya çalışmakla, bir şeyler öğrenmekle ve hep yeni bir şeyler fark ederek geçer. Fark ettiğimizde yeni bir kavrayış alanı oluşur. Zira fark etmek, elimizdeki bilgiyi yenileyen ya da onu geçersiz kılan bir güce sahiptir. Fark ettiğimizde “bir yaşıma daha girdim” gibi sözlerle yaşadığımız duygu değişikliğini ifade etmeye çalışır, hatta bazen fark etme derece...[Devamını Oku]

Nurdan Maddeler

MADD? MUSİBETİ MANEVİ MUSİBETE DÖNÜ?TÜREN 2 YANLI?1Başa gelen maddî musibetler, eğer aşağıdaki 2 yanlış yapılırsa, bedenden kalbe sirayet eder ve bir manevi musibete dönüşür. Maddî musibet, kalbe yerleşen bu manevi musibete dayanarak devam eder.1 Maddî musibeti büyük görmek.2 Merak.

  • 1
  • 2

Şifrenizi mi unuttunuz?