17. Sayı

Hz. Muhammed (asm)’ın hak peygamber olduğunu nereden bileceğiz?

Hz. Muhammed’din (asm) kendisinden önce gelen peygamberler ve semavi kitaplar, peygamberliğinden önce olan harikulade haller, elindeki Kur’an-ı Azim’üş-şan, getirdiği kanunlar, şahsiyetinin mükemmelliği, asr-ı saadeti, kendisinden sonraki alimler ve veliler ve gösterdiği bine yakın mucize peygamberliğine delildir…

Ümmetimden Nâbî isimli biri beni ziyarete geliyor

Nâbî (1642 Urfa – 1712 İstanbul). Asıl adı Yûsuf’tur. Nâbi, 25 yaşlarında İstanbul’a gider ve sarayda kâtipliğin yanı sıra “târih düşürme”ler yapardı. Osmânlı şâiri ve velî Nâbî 1678’de hacca gider. Hac kâfilesi Osmânlı devlet ricâlinden meydana geliyordu. Hicaz yollarında, Peygamber Efendimizin aşkından dolayı, Yûsuf Nâbî neredeyse hiç uyumuyordu. Medîne’ye yaklaştıkları bir gece, kâfiledeki bir ...[Devamını Oku]

Gönüllere doğ ey hidayet güneşi!

Doğduğun an huzur bulduğun secdedeydi başın ?âhitlik edercesine göğe kalkmıştı parmağın Yıldızlar yaprak yaprak dökülmüştü yeryüzüne Bizden haber yok artık kahinlere dercesine

İlâhi Sofraya İcâbet : Salavat

Ey insan kat’iyyen bil ki: Hılkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi iman-ı billahtır. Ve insaniyetin en âlî mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billah içindeki marifetullahtır. Cinn ü insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır.” (Beş Risâle, s.11)

Ahlâkı dâvâsına delil olan insan: Hz. Muhammed (asm)

İnsan ahlâkı sonradan şekillenen bir kavramdır. Çevrenin etkisi, ailenin terbiyesi zamanla iyi ya da kötü yönde şekillendirir insan ahlâkını. Fakat daha küçük yaşlardan itibaren Hz. Muhammed’in mükemmel bir ahlâka sahip olması bu halin

Efendimize

Ya Resûlallah..! Senin sözünün doğruluğuna, getirdiğin din ve davetin hakkaniyetine dair deliller bir değil binlerdir. Hatta binler değil yüzbinlerdir. Rabbinden ne getirdiysen amennâ ve saddeknâ İşittik itaat ettik semi’nâ ve eta’nâ Yâ Muhammed, adın, çokca övülmüş demek Hakkıyla övemem seni, etsem de nice emek

Akıl tembellik etse de vicdan Allah’ı unutmaz!

Kâinatta muhteşem bir düzen var. Bu düzeni, ahengi ve mucizeleri fark edebilecek olanlar elbette hayvanlar değil, insanlardır. Mesela bir elmayı bir insan da yer bir hayvan da. Aradaki fark düşünmektir. Hayvan ne yediğini bilmez ama insan bir elma yediğini, elmanın bir meyve olduğunu, tadını, kokusunu, ihtiyacına uygun vitaminlerden ibaret hazırlandığını, kara topraktan çıkarılıp fevkalade bir san...[Devamını Oku]

Allah’ın varlık ve birlik delilleri nelerdir?

Allah’ın varlık ve birlik delilleri kâinattak zerrelerden daha çoktur. Hal böyle olunca “yok” demek kolay görünse de aslında hiç kolay değil. Bununla beraber her bir peygamber ve her bir veli zat Allah’ın varlık ve birliğine delildir.

Birliğinin ışığında erit beni!

“Ateşi bilmenin bedeli nedir?” diye sorduklarında “Alevinde bir kez olsun yanmaktır.” demişlerdi. Bir’i bilmenin bedeli ben her ne ise razıyım. Bütün “Hayır!”larımı yok eden bir ateşte yak beni! Ey Bir!

Risâle-i Nur’da Tevhid

Avrupa’da yeni çağda başlayan felsefî çalışmalar ve tartışmalar, 19. yüzyılda materyalizm ve pozitivizmde düğümlendi. Kilise, Allah’ın varlığını inkâr eden bu felsefelere karşı koyamadı ve zaman içerisinde batı toplumlarındaki tesirini yavaş yavaş kaybetti.

Dimağda Merâtib-i İlim Muhtelifedir, Mültebise

LEMAAT TAHLİLLERİ-4 “Risâle-i Nur’un mesleği odur ki; zihinlerde bir iz bırakmamak için, sâir ulemaya muhalif olarak, muarızların şübhelerini zikretmeden öyle bir cevab verir ki, daha vehim ve vesveseye yer kalmaz.”

Medhi Nebi sav

Bede’tü bismillâh ile başlar kelâmımızMedh-i Nebî içindir salât u selâmımız. Resulü Sakaley’sin, cin ve insin RehberiMuhammed Mustafa’sın enbiyâlar Serveri.

  • 1
  • 2

Şifrenizi mi unuttunuz?