169. Sayı

ABONELİKBU SAYIYI SATIN AL

Yeni Normal, Normal mi?

Korona salgınının yoğunlaştığı bir dönemde Miladi 2020 senesinin son dergisini çıkarmak nasip oldu. Biraz zorlandık, zira bir taraftan dergi hazırlarken diğer taraftan da korona illetinin sıkıntıları ile mücadele etmek durumunda kaldık. Editör yazısını da aynı ahval içerisinde yazıyorum. Kusurumuz olmuşsa affınızı istirham ederim. Allah cümle hastalarımıza acil hayırlı şifalar nasib eylesin.

Azapkapı Sokullu Mehmed Paşa Camii

1577’de Sokullu Mehmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bu sebeple Sokullu Mehmed Paşa Camii adıyla da anılır. Mimarı Koca Sinan’dır. Cami fevkanî olarak yapıldığından altında gözler halinde geniş bir bodrum bulunmaktadır.

Bir Ateist Dua Eder mi? Etse de Kabul Olur mu?

Bazen insan, “Ben çok günahkârım, Allah benim duamı kabul etmez” diye düşünür, bu yüzden Allah’a yönelip dua etmez. Hâlbuki Mevlana’nın da dediği gibi, onun dergâhı ümitsizlik kapısı değildir. Bir insan tövbesini yüz kere bozsa bile, Allah onun yüz birinci defa kapısına müracaat etmesini ister. Allah bazen ateistlerin bile duasını kabul etmiştir. Bu konuda ibretlik yaşanmış bir olayı anlatmak isti...[Devamını Oku]

Nefsimi Nasıl Terbiye Edeceğim?

Bazı dostlarımız –bilhassa gençler- “Nefsimizi nasıl terbiye edeceğiz?” sorusunu çoklukla soruyorlar. Burada hem kendi nefsimi terbiye etmek için, hem de soru soranlara faydalı olmak için bazı noktalar üzerinde duralım.

Kudüs İttihad-ı İslamın Ruhudur: (A)Normalleşmeyin

Bir asrı aşkın zaman, bundan tam 103 yıl önce yine bir Aralık ayında, 40 gün süren savaşlar sonunda 9 Aralık 1917’de Kudüs düşmüştü. Yafa Kapısında; İngiliz, Fransız, İtalyan, İskoç, İrlanda, Galler, Avustralya, Yeni Zelanda onur kıtaları karşılaması eşliğinde İngiliz General Allenby 11 Aralık 1917’de Kudüs’e girmiştir.

İbrahimî Bir Tefekkür: Ben Batanları Sevmem

Hz. İbrahim (as), kerim kitabımız Kur’an’da adı en çok zikredilen büyük peygamberlerdendir. Her peygamberin geçtiği çileli yıllardan ve yollardan geçmiş, ilahi vazifeyi hakkıyla yerine getirmiştir. Kendi elleriyle yonttuklarına tapanlara karşı -nebevi bir duruşla- vahyi son nefesine kadar insanlara tebliğ etmiştir.

Sübhaneke Duasının Anlamını Biliyor muyuz?

Meali:“Ey Allah’ım, seni tesbih ederim,Ve sana hamd ederim.Senin ismin mübarektir.Varlığın (saltanatın, zenginliğin, gücün-kudretin) her şeyden üstündür.Senden başka ilâh yoktur.”SÜBHANEKE DUASI İLE İLGİLİ HADİS-İ ?ERİFLERHz. Aişe (ra)’den şöyle rivayet edil­­­miştir: “Hz. Peygamber (asm) namaza başladığı zaman “Süb­­­ha­ne­kellahümme ve bi­­ham­­­­dike ve tebarekesmü­ke ve te­ala ceddüke vela ilâ...[Devamını Oku]

Büyük Meraka Makul Cevap

Bediüzzaman Said Nursi Mu­ci­zat-ı Ahmediye (asv) eserinin Onuncu Reşha’sında “merak” konusuna dikkat çekiyor.İnsanı medeniyet üretme derecesine yükselten bu duygunun, varoluş gerçeğinden beslendiğinde korku ve ümitsizliği ortadan kaldırdığını vurguluyor.

Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat

İslamiyet’in ilk yıllarında Peygamber Efendimizin (sav) yaptığı sohbetlerin bereketiyle ümmetin fertlerinin akideleri pak ve nezihdi. ?üphe duydukları meseleleri Resulullah Efendimize (sav), daha sonraları da Hulefa-yı Raşidin ve diğer sahabenin büyüklerine danışırlardı.

Vefatının sene-i devriyesi münasebetiyle… “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri” demiş ecdad. Bize yadigârı olan bu kısacık sözde, aslında kişinin bir nevi hüviyeti, kimliği olan en kıymetli yanına temas etmiş.Mehmet Akif Ersoy denilince onu tanımakta, onu bilmekte hal bundan farklı değildir. En güzide eseri karşımızda şair mirası olarak durmaktadır.Öyle değil mi?

Toplumsal Gelişmede Gençlerin Rolü

Toplumsal gelişmede gençlerin sağlam bir imana sahip olmaları çok önemlidir. Farzları işleyen ve günahlardan çekinen bir gençliğin meydana getirdiği bir toplum sağlam temellere oturmuştur. Gençlik, buluğa erme neticesinde, biyolojik ve psikolojik bakımdan çocukluğun sonu ile toplum hayatında sorumluluk alma dönemidir.İnsanlık âleminin üçte birisini gençler teşkil eder. Toplum hayatının oluşumunun ...[Devamını Oku]

Türkiye Mevlevîhâneleri

Mevlâna Celâleddin Rûmî’nin vuslatından sonra halifesi Hüsameddin Çelebi, oğlu Sultan Veled ve torunu Ulu Ârif Çelebi daha sonra tasavvufi bir ekol olan Mevlevî tarikatının temellerini attılar. Mevlevî’liğin adâb ve erkânını geliştiren, yeniden düzenleyen ise 39 yıl gibi uzun bir süre çelebilik makamında oturan Pîr Âdil Çelebi oldu.

Şifrenizi mi unuttunuz?