168. sayı

Kalem Benim Kale’m

Kalem, bir sureye isim olmuştur. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde -keyfiyeti ayrıca tefsirlere bakılarak değerlendirilebilir olmakla birlikte- ilk yaratılan şeyin kalem olduğunu söylemiştir. Yani kalem, insan ve toplum hayatında önemli bir yer ifade eder/ediyor denilebilir.Her Kasım ayında bir şekilde hatırladığımız ve hatırlatmaya çalıştığımız bir mesele de yazıdır.

Çinili Köşk

Çinili Köşk, Sûr-ı Sultani adı verilen sur duvarları ile Tari­hî Yarımada’dan ayrılan bölge içinde, sonraları Topkapı Sarayı olarak tanınan ve XV. yüzyılda yapımına başlanan Saray-ı Cedîd (Yeni Saray) manzumesinin bir parçasıdır. Saray-ı Cedîd’in ilk binaları inşa edildikten sonra ayrıca bu sahada Fâtih devrinden (1451-1481) itibaren zamanla dağınık olarak köşk ve kasırlar da yapılmıştır.

Galip Olan Daima Allah’tır, Fakat İnsanların Çoğu Bilmez

Peygamberimiz (sav)’in pek çok mucizesi olmakla beraber, bu mucizeler içerisinde en büyüğü Kur’ân’dır. Peygamberimiz (sav) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Peygamberlerden her bir peygambere insanların iman etmesi için (Allah tarafından) mutlaka mucizeler verilmiştir. Bana verilen mucize ise Allah’ın bana vahy ettiği Kur’ân’dır.

Delil Allah’ın (cc) İcadıdır

“Allah’ı bırakıp da haklarında (Allah’ın) bir delil indirmediği ve haklarında bilgi sâhibi olmadıkları şeylere tapıyorlar. Hâlbuki o zâlimlerin, hiçbir yardımcısı yoktur.” (Hac, 71) Allah’ın insanı davet ettiği iman için insanı yalnız ve dayanaksız bırakmadığının en büyük delili ve ispatı, insanın içinde bulunduğu âlem yani kainattır.

İyiliğin Karşılığı İyilik Olmalıdır

Sadi ?irazi, şöyle anlatır: Bir hükümdarın oğlu attan düştü ve boyun kemikleri birbirine girdi. Öyle ki, boynu fil boynu gibi gövdesine battı. Başını çevirebilmek için bütün gövdesini döndürüyordu.

Kültür ve Medeniyetimiz Açısından Osmanlı Türkçesi ve Günümüzdeki Etkileri 1

Osmanlı Türkçesi; Türklerin İslam’a girdikten sonra kabul ettikleri ve kullanmaya başladıkları harfler ve İslam kültüründen beslenen kelime ve lisandan ibarettir. Kullanılan dil elbette Türkçedir, fakat Türklerin Müslüman olmakla değişen bir anlamda gelişen ve genişleyen her şeyi gibi, bundan sonra kullandıkları harfleri de Kur’an’ın harfleri olmuş ve medeniyet bunlar üzerinden teraküm, terakki ve...[Devamını Oku]

Hatt-ı Kur’an’ın Dini, Milli ve Kültürel Yönleri

?anlı tarihimizin ve kültürümüzün en önemli unsurlarından birisi şüphesiz ki yazımızdır. Bizi biz yapan temel öğelerden birisi, günümüzde Osmanlıca ismiyle tabir edilen Türkçemizdir. Bugünün tabiriyle Osmanlıca, bir yazı dilidir, ayrı bir lisan değildir. Hiç şüphesiz yüzyıllardır bütün birikimimizin en önemli taşıyıcıları ve kalıcı hale gelmesinde en önemli amili olan lisan ve harflerimizin elbett...[Devamını Oku]

Yeni Bir Dil:Anglomanca

Heyhat! Yahya Kemal’in “Türkçe ağzımda annemin ak sütü” dediği bu güzel dilimiz nasıl bu hale geldi diye insan düşünmeden edemiyor. Dilin yozlaşmasında genç nesillerin kültürel kodlarından, tarihinden, edebiyatından uzaklaşmasının payı olduğu bir gerçek. Batı karşısında hissedilen aşağılık duygusu, özenti, Batı’nın istilacı karakteri, teknolojinin etkisi vb. pek çok unsurun da tesiri elbette olmuş...[Devamını Oku]

Devlet-i Aliyye

Türkiye’nin bakiyesi olduğu Osmanlı Devleti üç kıtada hüküm sürmüş, pek çok kültür ve milletle muhatap olmuştur. Hemen her büyük devlet imparatorluk olarak tarif ve tavsif edilirken, bugün bizim Osmanlı dediğimiz devletin adı Devlet-i Aliyye olarak tanımlanmıştır.

Neden İslam Harflerini Muhafaza?

SUAL:Risale-i Nur yazısının İslam harflerini muhafaza ve unutulmuş bir sünnetti ihya etmek için yazıldığı söyleniyor. Halbuki İslam yokken yani cahiliye devrinde de bu harfler kullanılıyordu. Bu nasıl olur?CEVAP:

Lisanımız ve Mef humlar

Sizce bir dili öğrenmek için neler gereklidir?Sadece dilbilgisi ve söz dağarcığını genişletmek yeterli midir?Aynı zamanda o lisanın kültürünü, tarihini, mefhumlarını da bilmek gerekmez mi? Peki biz anadilimize, Türkçemize ne kadar hâkimiz!

Dünya Savaşı’nı Almanya Kazansaydı

Osmanlı Devleti ile Almanya arasında 2 Ağustos 1914 günü bir ittifak antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmada Osmanlı Devleti’ni Sadrazam Said Halim Paşa ile Harbiye Nazırı Enver Paşa temsil etmekteydi. Alman tarafında ise İstanbul’da­ki büyükelçi Baron Hans von Wangenheim bulunuyordu.

Şifrenizi mi unuttunuz?