144. sayı

Kur  ’an Harfleri

11.10.1929 tarihinde İsviçre’de yayınlanan Tribune de Geneve gazetesinde şöyle bir haber çıkar: “Türkler gibi Asya steplerinden gelip Avrupa’nın ortasına yerleşmiş olan Macarlar, vaktiyle, Latin alfabesini almak zorunda kalmışlardı. Bu alfabe onları Hristiyanlığa ve uygarlığa götürmüştü. ?imdi Türkler Avrupa kılığını ve yazsını almakla işe başlamışlardı.

Kırım Harbi

1848’de ortaya çıkan Macar mültecileri meselesinde Avus­tur­ya ve Rusya mültecilerin iadesi için Osmanlı Devleti’ne yo­ğun baskı uygulayınca İngil­tere, Fransa ile Osmanlı’nın yanında durarak askerî yardım da dahil her türlü desteği vereceklerini açıkladı.

Bin Yıllık Yürüyüşün Devamı İçin: Değerler Eğitimi

Değerler eğitimini, eğitimin ana omurgasının dışında değerlendirmeden tadımlık, tanıtımlık ve lokal uygulamalara havale etmemek, külli olarak tedrisatın içerisine derç etmek, 1000 yıllık yürüyüşün devamı için bir zorunluluktur.

Bir Markete Girdiniz Diyelim!

Gençlerle konuşurken söz bir anda marketlerden, büyük marketlerden açıldı. Ben de “Arkadaşlar, gözünüzü, kulağınızı, elinizi, yüzünüzü, kalbinizi, ruhunuzu, sinenizdeki şefkat ve merhameti hangi marketten satın aldınız acaba?” diye ortaya bir soru attım. Sohbet bu soruyla bir anda renklendi.

Türk Âlemi ve Alfabe Meselesi

Sovyetler Birliği Boyunduruğundan kurtulan Müslüman cumhuriyetler kendi bünyeleri içinde bir alfabe değişikliği yaparak, Kiril harflerinden Latin harflerine dönmüşlerdir. Bu hususta bazı gerçeklerin bilinmesinde yarar görmekteyim.

Dilde, Fikirde, İşte Birlik

Kimi dil bilimcilere göre 5000 yıllık mazisi olan Türk dili, günümüze kadar varlığını sürdürebilen kadim diller arasında yer alır. Tarih boyunca hüküm kurdukları coğrafyalarda kalıcı izler bırakan Hunlar, Köktürkler, Uygurlar, tarihi taşa kazıyarak yüzyıllar öncesinden günümüze seslenmişler. Bir ve beraber olursanız, “Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe ilinizi ve törenizi kimse bozamaz!”...[Devamını Oku]

Dış Basında Türk Yazı Devrimi

Aradan doksan sene geçmesine rağmen hala üzerinde konuşmaların bitmediği bir meseledir, harf ve lisan değişimi. Olması gerekenle dengelenemediği müddetçe de konuşulmaktan çıkamayacaktır. Çünkü bu mesele alelade bir mevzu değil, bütün bir milleti ilgilendiren bir konudur.

Kur   ‘an-ı Kerimde İsraf ve Müsrif Tanımlamaları

Müsrif kelimesi, israf masdarının ismi faili olup, lügat manası “israf eden, beyhude yere malını sarf ve imha eden kimsedir.” İsraf ise, lüzumsuz yere ve fazla olarak mal vesaireyi sarf ve itlaf etme manalarındandır.

Hadis Hafızları

Farklı bakış açıları olsa da, en az 100 bin hadis ezberleyen muhaddislere ‘hadis hafızı’ denir. Bu rakamın İmam-ı Buhari, İmam-ı Hanbel gibi büyük hadis imamlarında küçük nüanslı, farklı metinlerle birlikte totalde 750 bin veya daha fazlasına çıktığı da rivayet edilir. İmam-ı Buhari veya İmam-ı Ahmet bin Hanbel (ra) gibi hadis hafızlarının çok sayıda hadisi ezbere bilmesini zihinlerine sığıştırama...[Devamını Oku]

Heidegger’in Takkesi

Röportajın başlığı ise Heideg­ger’e ait anlamlı bir ifade: “Bizi Ancak Bir Tanrı Kurtarabilir.” İlgili röportaj, Martin Heidegger’in Todtnauberg’teki kulübesinde çekilen fotoğraflarla da zenginleştirilmiş. Bunlardan bir tanesinde Heidegger takkesiyle görünüyor.Heidegger, onto-teoloji olarak adlandırdığı Hıristiyanlık metafiziğinden beslenen Batı felsefesine yönelik ciddi eleştirileriyle biliniyor.

Genetiğe İşlenmiş Matematik

Kâinat, İlahi sanatın sergilendiği, O’nun rahmet eserlerinin tanıtıldığı, haşmetinin sunulduğu bir yerdir. Bu sergiyi seyreden akıl ve şuur sahipleri anlar ki yaratılmışlarda ve onların icatlarında meydana gelen değişimler, tesadüf ve başıbozukluk değil, İlahi tasarrufun hikmetli icrasıdır.İnsanoğlu ibret nazarıyla kâinata baksa her şeyde, bir rahmet hazinesinin üzerinde kilidi açılmaya hazır bir ...[Devamını Oku]

Osmanlı Devletinin Silah Üretim Merkezi: Zeytinburnu Çelik Fabrikası

19. Yüzyılın gelişen sanayisi ve bunun göstergesi olarak açılan ve işleyen fabrikalar, Avrupa’nın bir sembolü olmuştur. Bunun yanında, tarihî belgeler Avrupa ile eşzamanlı olarak Osmanlı Devletinin de sanayileştiğini ve başta ordunun ihtiyaç duyduğu her türlü top, tüfek ve teçhizat olmak üzere birçok mamulün Osmanlı coğrafyasında da üretildiğini isbat etmektedir.

Şifrenizi mi unuttunuz?