143. sayı

Acılarımız Derinleşmeden

Müslümanlarla alakalı olarak son iki yüz yılda, özellikle son yüzyılda -hakkı da olan- bazı değerlendirmeler yapıldı, yapılıyor. Üzerimize aldıklarımız var, almadıklarımız var, olabilir. Fakat Müslümanları değerlendirerek İslamiyet hakkında söz sarf edenlerin söz söyleme hakkı yok. Onu saded dışı tutarak bize bakan tarafına dikkat etmek önemli olacaktır diye düşünüyorum.

Hereke Halı ve İpekli Dokuma Fabrikası

1843 yılında kurulan Hereke Fabrikası, 1845’de yeni yapılmakta olan sarayların döşemelik ve perdelik ihtiyacını karşılamak üzere Hereke Fabrika-i Hümayunu adıyla üretime geçmiştir. Osmanlı Dev­leti’nin o tarihe kadar ipekli dokuma alanında kurduğu en kapsamlı fabrikadır. Geleneksel Os­manlı halıcılığında bir dönüm noktası sayılabile­cek 1891 yılında, Hereke Fabrika-i Hümayunu, kuruluşundan yaklaşı...[Devamını Oku]

Nizamın Yolu Vahdettir

İnsanoğlu yaratıldığından itibaren yaratılış gayelerini ve evreni anlamaya çalışmış ve bu konuda çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmaların neticesinde ilerlemeler kaydetmiş; kendisine kolaylıklar sağlamıştır. Bunları yaparken de belli metotlara ve belli bir düzene göre hareket etmiştir. Aslında bizi ilgilendiren konu tam da budur.

Haydi, Kurumuzu Biz Belirleyelim

Kur artışları bir çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Kendi paramız, kendi malımız gibi bize ait olana karşı yaklaşımlarımızda icbar ederek farkındalık oluşmasına zemin hazırladı. Aslında kur çoktan değişerek kulvarı da değiştirmişti evvel zaman. Kafa ve kalplerimiz de dönüşmüş, kendisiyle dövüşür olmuştu.

Üretemezsek Tüketiriz,Tükettikçe de Tükeniriz

Yaşanan ekonomik kriz üzerine israf, iktisat ve kanaat kavramları üzerinden bir çıkış yolu aramaya gayret edeceğiz. Başlıkta da söylediğimiz üzere “Üretemezsek Tüketiriz, Tükettikçe de Tükeniriz”. Bu konuda insan olmak hasebiyle kodlarımıza inerek, bireyden topluma bir çıkış yolu bulacağımızı ümit ediyorum.

Değerler Tükenmesin!

iktisat ve kanaat Cenab-ı Hakkın hikmetle bu âleme yerleştirdiği nizama/düzene münasip ve layık hareket etmek demektir. En temel değerlerimizden, kadim medeniyetimizin kilometre taşlarından olan iktisat ve kanaat yalnızca hususi bir fazilet değil ehl-i imanın bir hayat felsefesidir. İslam toplumunun vazgeçilmez değerlerinden birisidir.

Yapan Bilir!

Öyle şeyler görüyor ve yaşıyor ki insan; bütün benliğiyle,Ama neden?Ne anlamı var şimdi bunun?Ne gerek vardı şimdi buna?Neden ben?Neden şimdi?

Modern Çağda Bir Derviş: Tolstoy

“Dervişlik olaydı taç ile hırka / Biz dahi alırdık otuza kırka” mısralarının sahibi olan Yunus Emre, derviş deyince hemen aklımızda beliriveren şahsiyetlerdendir. Dervişliğin kılık kıyafetten çok öte, hayatın bütününü etkisi altına alan, konfordan bir hayli uzak bir hayat tarzı olduğunu ifade eder. Nefsin istemediği/istemeyeceği bir tarz…

2. Abdülhamid Hicaz’a İki Adet Su Arıtma Tesisi Kurdurdu

Sultan 2. Abdülhamid’in iradesiyle Medine-i Münevvere’nin limanı olan Yenbu’ya ve Mekke-i Mükerreme’nin limanı olan Cidde’ye, denizden arıtma usulüyle içme suyu sağlamak amacıyla birer su arıtma tesisi kurulmuştu. Hacıların geçiş güzergâhı olan bu limanlara su arıtma makineleriyle birlikte buz makineleri de alınmıştı.

Kurban Gönülleri Yakınlaştırıyor

Ya Rabbi! Senin rıza-yı şerifini gaye ve maksat yaparak; dünyadaki muhtaç, mağdur, mazlum Müslüman kardeşlerimizin mahzun gönüllerine bir nebze olsun neşe serpmek, dertlerine ve kederlerine ortak olmak, sevinçlerini paylaşmak için yola çıkıyoruz. Yolculuğumuzu hicretten say. Azımızı çok eyle. Amelimizi makbul, sa’yimizi meşkûr, manevi ticaretimizi riyadan, şandan, şöhretten uzak, sadece senin rıza...[Devamını Oku]

Mehmed’in Düğünü

Mehmed o gün çok mutluydu. Çünkü dünya saadetinin temeli olan bir yuva kuruyordu. O yuva cennet saadetine de vesile olsun arzu ediyordu. Ve diyordu ki; “Bir işe nasıl başlarsan öyle devam eder. Allah Resulü gibi bu hayırlı işe başlasam onun yolunda olurum, âdetimi ibadete çeviririm.” Ayrıca “Bu zamanda bu imkân varken böyle düğün mü olur?” diyen kınayıcıların kınamalarına bakmadan helal dairesinin...[Devamını Oku]

Bu Zamanda En Büyük Hizmet Kendini Yetiştirmektir

Yıllar önce bir büyüğümüzün söylediği söz hâlâ kulaklarımda çınlıyor: “Bu zamanda en büyük hizmet kendini yetiştirmektir.” Zaman geçtikçe bu sözün önemini daha iyi anlıyoruz. Yaşadığımız döneme baktığımızda İslami hizmetlerin geniş kitlelere ulaştırılmasında donanımlı, inanmış, kendisini davasına adamış insan gücünün ne kadar büyük bir ehemmiyet arz ettiğini hepimiz yakinen biliyoruz.

  • 1
  • 2

Şifrenizi mi unuttunuz?