07. Sayı

Isınma küresel mi, itikadî mi?

Dünyamız kâinatın büyük nizamı içinde çok küçük bir yer tutmaktadır. Bu küçük küre dünyadaki bütün hayat sahipleri için bir beşik, emniyetli bir gemi sûretinde yaratılmış. Kudreti sonsuz olan Rabbimiz, hem dışardan hem içerden yerküremize gelecek bütün tehditlerin dizginini tutmaktadır. Küresel ısınma adı altında dünyayı oldukça meşgul eden, yedisinden yetmişine herkesin dilinde dolaşan, bir dizi ...[Devamını Oku]

Türkçe’de Yaratıcı’nın Varlığına Deliller

Türkçe’de bildiğimiz gibi cümlenin olmazsa olmazı özne ve yüklemdir. Eğer özne ortada gözükmese de, bizler Gizli bir Özne’nin var olduğunu biliriz. (O) Buraya geldi. Gizli özne/dolaylı tümleç/ yüklem

Allah, Hilâl ve Lâle

MAZHAR-I İSM-İ CELÂL OLMASA AYÂ LÂLEBULAMAZDI BU KADAR RÜTBE-İ VÂLÂ LÂLE Orta Asya’dan çıktığı uzun yolculuğunda Türklerle birlikte geniş coğrafyayı aşıp Anadolu’ya gelen Lâle; Türklerin, dolayısıyla İslam’ın kutsal çiçeği olmuştur. Ebced hesabı ile “Allah”, “Hilâl” ve “Lâle” kelimelerinin 66 sayısına tekabül etmesi enteresan tevafuktan öteye, tasavvufi anlamda da bu nadide çiçeğe kutsal mânalar y...[Devamını Oku]

Vahye etmek istinad!

Ey zerrât, seyyarâtın yegâne müdebbiri! En cesim varlıkların sana mûtî her biri. Kâinatta her şeyin elindedir tedbiri, Nasıl kavrasın akıl, o Hallâk-ı Kebîri?

Kur’ân öğreten hoca nasıl olmalı?

1_Kur’ân’a muhabbeti ziyade olmalı.2_Önce okutacağı kaideleri düsturları iyi bilmeli.3_Bilmediği mevzuları öğretmeye kalkışmamalı.4_Sabırlı, merhametli ve teşvikçi olmalı.5_Talebeyi, yapacağına inandırmalı, onu sevmeli ve dersi sevdirmeli.6_Talebenin kabiliyeti nispetinde ders vermeli.7_Her talebeyi aynı derecede görmemeli, zayıf mizaçlılara hassas davranmalı.

İhsan!

Hayata ibretli bir nazarla baktığımızda, Allah’ın ihsânının çoğu defa kalbi kırık, mahzun, garip ama bir o kadar da kalpleri doğruluk ve sâfiyetle yoğrulmuş olan ve yüreklerinden samimiyet çiçekleri açan bahtiyarlara isabet ettiğini görebiliriz.

Sâdıklardan Olabilmek

(Ey şefkatli Resûl!) Eğer (seni dinlemeyip senden) yüz çevirirlerse, artık de ki: ‘Allah bana kâfîdir.’” (9/129) buyurarak Habîbine ders veren Allah ü Teâlâ, Habibi olan Resûl-i Ekrem (asm)’ın şahsında, bütün ümmet-i Muhammed’e, sıdkı ve sadâkati, yani imanı ve tevekkülü, metaneti ve teslimiyeti, fedakârlığı ve cefakârlığı ders veriyor.

Ne kadar nasiblisin be Ali Dayı!

Düşünün bir kere… Bir bakkala yüklü bir borcumuz var. Fakat bir türlü ödeyemiyoruz. Artık yolumuzu değiştirmekten başka çare bulamıyoruz. Bakkal bizi görmesin de. Fakat içten içe sıkıntı bizi kemirmiyor da değil. Peki ya namaz borcu öyle mi?

Âsûde Bahar Ülkesinin Adresi

Gözleriyle sayfamda gezinen İrfan Mektebi’nin sevgili misafiri! ?imdi istersen biraz düşün! Mutlu musun yoksa mutsuz mu? Kaderin adresine postaladığı hadiselere memnuniyetsizlikler, vehimler ve esefler ile bakarak zindan yapıyorsan yaşamını, başa dönmelisin. Yani adresin başına. İman!

Mabud Yalnız O’dur!

İşte, Allah’a inanıp O’nu kabul etmeyen, böylece her şeyi Rabb edinip onlara tapmak mecburiyetinde kaldığı gibi, buna bedel kâinatın sahibine inanıp O’na ibâdet eden, her şeye tapmaktan kurtulur. Ve bütün varlıkların Allah tarafından kendine merhameten verilen hizmetçiler olduklarını anlamış olmak ile yeryüzünün halîfesi rütbesine yükselir.

Mârifetullah

İlim; bilme, mârifet; tanıma mânasında olup arada şöyle bir fark var ki: İlim bir şeyi ihata edip (kuşatıp) her yönüyle tam bilme iken; mârifet her yönüyle değil belki bazı yönleriyle bilme, eksik bilgi denebilir.

Cennetin anahtarı: Kelime-i Tevhid

İnsanların sanal kimlikler, kartlar ve imzalar kullandığı bir çağda yaşıyoruz. Kişiler sadece kendilerine âit şifreler ve anahtarlarla kendi özel dünyalarında işlerini halledebilmektedirler. Geliştirilen sistemler mutlak uyum gerektiren sistemler olduğundan, eksik olan şifreler, anahtarlar gerçek ve sanal kapıların açılmasını engeller ve açma denemelerini neticesiz bırakır.

Şifrenizi mi unuttunuz?