06. Sayı

İşimiz Duâya Kaldı (!)

Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri bir gün bir talebesiyle Üsküdar’dan karşıya geçmek için kayığa binerler. Dalgalı boğaz sularından sağa sola yalpa yapan kayığa sıkıca yapışan talebe biteviye “?u küpeşte olmasa halimiz ne olurdu” diye mırıldanır.

Niçin ibâdet ediyoruz?

İbâdet yapmak fıtratın gereğidir. Cenâb-ı Hakk, “Ben cinlerle insanları yalnız ve yalnız bana ibâdet etsinler diye yarattım.” buyuruyor. Zaten insanların fıtratında iyiliğe karşı muhabbet ve sevgi vardır. Demek insanların asıl vazifesi, fıtratlarının muktezâsı olan iman ve ibâdettir.

Ateşböceği akıl, vahyin güneşine yetişemez!

Hazret-i Peygamber (asm)’ın risâleti vahye dayanır. Kur’ân-ı Kerim’de açıkça ifade buyrulduğu üzere “O, asla kendi hevâsından konuşmaz, sadece kendisine vahyedilenleri bildirir.”1

Mevlânâ’nın Misafirleri

Mevlânâ Müzesi’ne ilk adımınızı attığınızda, dünya telâşesinden uzak, savaştan, kavgadan çok uzak bir iklim belirir önünüzde. Orada bazen her milletten bir insanı görmek mümkün. Kubbe-i Hadra’nın koyu gölgesini arşınlarken, Mevlânâ’nın hâlâ nefes alıp verdiğine şahit olursunuz. İnanamazsınız.

Ümmetî! Ümmetî!

Nasıl ki gündüz şu siyah kabre tebeddül etti, dünya siyah kefenini giydi, öyle de ömrün gündüzü de ölüm gecesine ve dünya gündüzü de berzah gecesine ve hayatın yazı dahi ölümün kış gecesine hiç şüphe yok ki inkılap edecek.

Aşkıma Sen Sezâsın!

Aşkın Sen bana bıraktığında bir çekirdekti,?imdi meyveye durdu, hem kök saldı her yanıma.Besleyip büyüttüğüm rahmet-i âlem Nurlarla,Az kaldı kainatı saracak koca çınar olmaya.

En sevgiliyle sohbet

Sevginin mâhiyetinde sevgiliyle olan muhabbet ve mükâlemenin daimî olmasını arzulamak vardır. İnsan sevdiği kişiyle birlikte olmaktan, onunla sohbet etmekten öyle büyük bir haz duyar ki, adeta zaman kavramını unutup dakikaların akışını fark edemez. Vuslat ânının nihayete ereceğini düşündüğünde ise, sevenin kalbindeki saadet, yerini derin bir hüzne bırakır…

Her Dem Duâ!

İnsanın yaradılış sebebi ve asıl vazifesi, Allah’a iman ve duâdır. İman duâyı lüzumlu kıldığı gibi, insanın fıtratı da Allah’a yalvarmaya şiddetle ihtiyaç gösterir. Cenab-ı Hakk dahi “Duânız olmazsa ne ehemmiyetiniz var” meâlndeki fermanıyla insanın sebeb-i kıymetinin duâ olduğunu bildirmektedir. Hem meâlen “Bana duâ edin size cevap vereyim” buyurmakla bizlere duâyı emretmektedir.

Duâ’da önemli bir sır: ‘İsm-i Âzam’

Kendi ruhuna, yaradılışına, haline, merakına, alakasına, mesleğine, meşrebine, hangi isim veya isimler daha alâkadar ise o ismi veya isimleri bulmalı, onda ilerlemeli. O ismi veya isimleri bir nevî kendine İsm-i Âzam yapmalı

Duâ Saati

Bu saat gün içinde yapılması makbul duâların meallerini göstermektedir. Duâların orijinal metinleri için duâ mecmuâlarına bakılabilir.

Bilerek istemek

İnsan için başkalarından bir şeyler istemek onu çok rahatsız ettiği halde, Cenâb-ı Hakk’tan istemek izzet ve şeref kazandırır. Rûha vüs’at (genişlik) kalbe ferahlık verir. Öyle ki sıkılmadan büyük bir hazla, bıkmadan usanmadan ister. Zaten arzu edilen de böyle istemektir. Zira Fâtır-ı Hakîm, fıtratına nihayetsiz acz ve fakr derç ettiği insandan sınırsız ihtiyaçlarını keşfedip ısrarla istemesini is...[Devamını Oku]

Duâ ile

İnsan ne zaman değerli olur? Ne zaman kendisindeki kabiliyetleri, istenen en üst düzeyde kullanır? En büyük engeller, ne vakit insanın gözünde küçülür? Hadiselere karşı mukavemetini sağlayacak güç nedir? Onu insanlık kadar değerli yapacak sır nedir? Bu ve buna benzer soruları ya kendimize sorarız veya bir başkası tarafından bize sorulmuştur.

Şifrenizi mi unuttunuz?