04. Sayı

İlim Kendini Bilmektir

Doktorun önündeki hasta rolünü beğenmeyiz, alçaltıcı buluruz da tüm dünyaya reçeteler yazmaya koyuluruz perişan hâlimizle. Kendi amansız hastalıklarımızı, şüphelerimizi, günâhlarımızı unutarak yaparız bunları. Birisi çıkıp da “Önce kendi eksikliklerini düzelt!” dediğinde çıldırırız, köpürürüz, sağa sola saldırırız. Aslında bu hareketlerimizle hastalığımızı bir kere daha ortaya koymuş oluruz, kabul...[Devamını Oku]

Haydi Kurtuluşa!

Bir bakarsınız dünya, güneş yüzünün tebessüm ettiği sükûnetli bir sudur. Bir de bakarsınız tayfunların kasıp kavurduğu kara bir derya oluvermiş. Kararmış semâmız bize çaresizlik çığlıkları atarken aslında biliriz gemisini kurtarmak zorunda bulunan kaptanlar olduğumuzu. Bu haliyle hayatın bizden mücadele beklediği bir gerçek.

Bir şehid ailesinin hikâyesi: Zalimler için yaşasın cehennem!

Ebû Hureyre (ra)’dan rivâyetle Resûlullah (asm) buyurdu ki: “?ehidin duyduğu ölüm acısı herhangi birinizin duyduğu çimdik acısı kadardır.” (Tirmizî, 1326) Hani bir de Nemrut, İbrahim (as)’ı da ateşe atmıştı da, ateş de onun hakkında gül gülistan olmuştu. “Demek hayatlarını Allah’a adayanların bir mükafatı da bu olsa gerek” dedim. Bende ferahladım…

Tıpa Tıp

Hekimler arkalarına yani Kur’ân’ın nâzil olduğu on dört asır öncesine baktıklarında kendilerinin arkada kaldıklarını, Kur’ân’ın hep önde gittiğini görmekteler. İşte ‘Yaratan’ ile ‘Kelam Eden’in aynı zât olduğu, Kur’ân’ın hak Kelâmullah olduğu bir kez daha âşikâre görünüyor. Hem “Hiç yaratan bilmez olur mu?”

İstikbâl Yalnız Ve Yalnız İslâmiyet’in olacak

Bir gün yanımıza Almanya’da yüksek tahsil yapan Fransız bir genç geldi. Sohbet esnâsında aramızda şöyle bir konuşma geçti. Dedi ki: Akıl ve bilim dinden hep uzak tutulmalı, yoksa akıl ve bilim kişiyi îmandan çıkarır. Çünkü akıl hep soru üretir, bilim her şeye şüpheyle yaklaşmayı gerektirir. Soru ve şüphe de insanı îmandan çıkarır.

İşaretlerin Dili

Bismillah diyerek söze başlayalım. Cenâb-ı Hakk’ın kudsi sıfatlarından birisi de Kelâm sıfatıdır. Yani Rabbimiz Mütekellim-i Ezelî’dir. Yani, kelâm eder konuşur. Lâkin O’nun san’atları varlıkların san’atlarından ne derece üstün ve eşsiz ise elbette ve her halde kelâmı yani konuşması da o derece üstün ve eşsizdir. Kelâmının en yüksek derecesi Kur’ân-ı Azimüşşan’dır. Allah’ın nasıl ki yarattıkları ç...[Devamını Oku]

İslâm Hat Sanatının Doğuşu ve Gelişmesi

Hat san’atı, İslâm medeniyeti çerçevesinde Arap yazısına bağlı olarak doğmuş ve gelişmiş güzel san’atlardan biridir. Arap yazısı İslâm’ın zuhuru ile sür’atli bir inkişâf devresine girmiş ve hicreti ta’kîb eden iki asır içerisinde bir taraftan bağlı bulunduğu Arap dilini ifâde edebilen bir yazı sistemi, diğer taraftan hâlâ canlılığını muhafaza eden bir san’at şubesinin ana unsuru olmuştur.

İslâm Harfleri

LİSAN VE KÜLTÜR NİÇİN ÖNEMLİDİR? Lisan da insanlar ve diğer canlılar gibi hayattadır. Zaman içerisinde yeni bir kısım kelimeler doğar, bir kısmı ise ölür. Her bir kelime ise, içerisinde yetiştiği toplumun değer yargılarını ve birikimlerini deruhte etmiştir. Hususen, zevk-i selim sahibi atalarımız, bir mesele ile alakalı kelimeleri seçerken, “efradını câmi, ağyârına mâni” bir şekilde hareket etmesi...[Devamını Oku]

Çanakkale’nin İsmâillerine

Gidin ve görün…Toprağı hâlâ kırmızıdır Çanakkale’nin. ‘Tüfek îcâd oldu, mertlik bozuldu’demişti şâir?âirim! Peki gördün mü Çanakkale’yiÖlüme ölümsüzlük nâmını verenleriAsrın İsmâillerini gördün mü şâirim

Kur’ân’ı Tertil Üzere Oku!

– Tecvidin tarifini yapar mısınız? Kur’ân harflerinin mahreçlerinden sıfatlarına uygun olarak çıkartılmasına yani hakkı verilerek nâzil olduğu vech üzere hatasız okunmasına tecvid denir. Tecvid üç unsurdan meydana gelmiştir: 1. Mahrec, 2. Sıfat-ı lazıme, 3. Sıfat-ı arıza – Kur’ân-ı Kerîm’i tecvid ile okumanın hükmü nedir? Ayrıca Her Müslüman için gereken asgari kıraat seviyesi ne olmal...[Devamını Oku]

Korkunç Cehâlet Vardır

Kardeş, zikrin efdali “Lâ ilâhe illallah!Muhammedün Resûlullah” diyene cennet vardır!Muhammedsiz gönüller asla bulmadı felah,Onu tasdîk edene ebedî felah vardır!

İlim Ahlâkı

İlim; bilmek mânâsında olup, Mücâdele Sûresi 11’de “Allah içinizden iman edenleri yüceltir, bunlardan kendilerine ilim verilmiş olanları ise, kat kat derecelerle yükseltir” âyeti ve “Allah u Teâlâ kime iyilik dilerse, onu, din âlimi yapar ve dinine zarar verecek şeyleri ona bildirir, doğruyu gösterir” hadis-i şerifiyle ve daha nice âyet ve hadislerle kıymeti bildirilmiş ve insanoğlu ilme teşvik ed...[Devamını Oku]

Şifrenizi mi unuttunuz?