Tarih

Referans noktası İslam olmayanlardan, aydınlanmayı vahiy çizgisinde aramayanlardan, “ilahi nizam” kavramına fikir dünyasında yer ver­meyenlerden “fetih/işgal” kav­ramlarını birbirinden ayırt etmelerini beklemek bey­­hude bir çabadır. İslam’la ku­tup­­laşmayı tercih edenlere gö­re zulüm 1453’te başlamıştır. Keş­ke hakikati bilselerdi…

Osmanlı Mezar Taşı Kitâbeleri

Kişinin genç yaşta ölmüş olduğunu belirten çiçek, hacı olduğunu belirten hurma ağacı, idam edildiğini anlatan boyun kısmındaki kement, mesleklerini yansıtan tulumba, çapa, ok-yay – ki namlı bir kemankeş olduğuna işaret eder – ve okur-yazarlığına delalet eden kalem-divit gibi simgelerde de, kişinin kimliği ile ilgili daha özel bilgiler verilmeye çalışılmıştır.

Tarihten Takdir Alabilmek

İnsanlık tarihi, ibretler manzumesidir. Eğer ona dikkatle bakılırsa farklı cümlelerle başlayıp benzer kafiyelerle bittiği görülecektir. Biz insanlar günübirlik yaşamaktan ziyade geçmiş zamanın hadiselerine bakarak ve onlardan çıkartılması lazım gelen yaşantı, düşünce ve hareket tarzlarını tazallüm ederek istikbalimize yön versek daha isabetli ve esefsiz bir hayatımızın olacağı muhakkaktır.

“Ben” diyenler

Bizden öncekilerin başlarından geçen hâller bizler için birer ibret vesikasıdır. Bizler bu ibretlik manzaraları tarih ilmi vasıtasıyla öğrenmekteyiz.

Nakîbül-Eşrâflık

Evet, Âl-i Beytin efrâdı ise, itikâd ve îman husûsunda sâirlerden çok ileri olmasa da, yine teslîm ve iltizâm ve tarafgirlikte çok ileridedirler. Çünkü İslâmiyet’e fıtraten ve neslen ve cibilliyeten taraftardırlar. Cibillî taraftarlık zaîf de olsa, şansız da olsa, hattâ haksız da olsa, bırakılmaz.Nerede kaldı ki, gâyet kuvvetli gâyet hakîkatli gâyet şanlı bütün silsile-i ecdâdı bağlandığı ve şeref...[Devamını Oku]

Osmanlı Türkçesi

Dîvânü Lügati’t-Türk müellifi ve büyük dil âlimi Kaşgarlı Mahmut; Dîvân’ında Oğuz ve Hâkâniye adlı iki edebî şîveden bahseder. Bunlardan Oğuz Türklerinin kullandığı Oğuzca; daha sonra Türklüğün İslâmî devresi içinde ve Osmanlı Hânedanına nispetle Osmanlıca veya Osmanlı Türkçesi adını almıştır.

Ben tarihten geliyorum

Nice büyüklerden nice dersler, ibretler aldım. Sonra baktım; bütün bu büyüklerin, en büyük hasletlerinin daha büyüklerini ve emsalsiz derece yükseklerini tek bir ağaçta gördüm. Kökleri enbiyâya dayanıyor, meyveleri evliyâlar…

Peygamber Efendimiz’in hicrette Kuba’ya geliş günü olan 20 Eylül 622 tarihini, Hicri sene başlangıcı olarak kabûl eden ve dünyanın güneş etrafındaki dolanımını esas alan takvîm sistemine Hicri ?emsi Takvîm denilmektedir.

ÖMER BİN ABDÜLAZİZ (RA)

‘Ey kardeşlerim! Ben Haremeyn’in vâliliğine değil, hizmetçiliğine tayin olundum. Asıl mesleğimin adâlet yolundan ayrılmamak olduğunu bilmenizi isterim. Gerek zorbalık yapanın, gerekse buna sebep olanın, yolsuzluk yapanın ve doğru yoldan ayrılanın yaptıklarını bana haber vermezseniz, bunun mesûliyyeti size âittir. Sizi ancak bana müşâvir ve muâvin olmak üzere çağırdım. Ayrıca memurlarımın da ahaliy...[Devamını Oku]

Dursun Gürlek İle Mülâkat: İstanbul’un Manevî Fatihleri

[box type=”note” align=”alignleft” ]Dursun Gürlek, 1952 yılında Tokat’ta doğdu. İlk ve orta tahsilini memleketinde tamamladı. İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Yeni İstanbul, Tercüman, Hürriyet, Günaydın gazetelerinde çeşitli görevlerde bulundu.

Tarihten Günümüze; Ayasofya

İlk Ayasofya, Bizans imparatoru I. Konstantinos tarafından M.S. 324 yılında İstanbul şehir merkezine inşa edilmiştir. Tarihi boyunca çeşitli saldırı ve âfetlere maruz kalan yapı, 404 yılındaki bir ihtilal sırasında yanmıştır. 415 yılında tekrar inşa edilmiş, ancak ikinci kere inşa edilen Ayasofya, 532 yılında çıkan bir isyanda tekrar yanmıştır.

Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1543 yılında 22 yaşında vefat eden en sevdiği şehzâdesi Mehmed adına yaptırılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman’ın ve Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak devrinin büyük mimarı Mimar Sinan, ?ehzâde Camii ve külliyesini 1543-1548 tarihleri arasında tamamlamıştır.

Osmanlı’da Ramazan

Osmanlı Devleti ve Osmanlı toplumu için Ramazan ayı farklı bir mânâ ifade ediyordu.  Devletin ilgili kurumları Ramazan ayının selameti için bir takım tedbirler alır ve bu manevi, bereketli ayın hazırlıkları çok önceden başlardı.

Şifrenizi mi unuttunuz?