Risale-i Nur

İlim öğrenmek isteyenlerin, bilhassa bu asırda tecdid faaliyeti yapan ve Allah’ın rızasına mazhar olmuş bir eseri öğrenmek isteyenlerin, bu cehd ve gayret yanında, manevi bazı şeylere de dikkat etmeleri gerekir. Risâle-i Nur’un telifi vehbî bir tarzda olmuştur.

Tebliğde Başarının Sırrı: “Hisleri İyi Bilmek”

Üstâd Bediüzzamân Hazretleri, ‘Dokuzuncu Mektûb’da şöyle der: “Tahmîn ederim ki, nâsihlerin (nasîhat edenlerin) nasîhatlari, şu zamanda te’sirsiz kaldığının bir sebebi şudur ki: Ahlâksız insanlara derler: ‘Hased etme! Hırs gösterme! Adâvet (düşmanlık) etme! İnâd etme! Dünyayı sevme!’ yani, ‘Fıtratını değiştir!’ gibi, zâhiren onlarca mâlâyutak (tâkat yetmez) bir teklîfte bulunurlar. Eğer deseler ki...[Devamını Oku]

İlim Talebesi Olmanın Fazileti

    Allahu Tealâ’nın sübutî sıfatlarından biri de İlim sıfatıdır. Bir varlığın yaratılabilmesi için üç temel sıfata ihtiyaç vardır. Allah’ın İlim, İrade ve Kudret sıfatları olmadan hiçbir şey vücud sahasına çıkıp var olamaz. Yani önce İlm-i ilâhîde projesi olacak. Sonra varlığa çıkması İrade olunacak. Sonra da Kudret tarafından yaratılarak varlık âlemine çıkacak. Allah’ın yaratması ...[Devamını Oku]

Risâle-i Nûr’un İrşad Usûlü

Demek îman mü’mine cenneti kazandırdığı için bir Tûba-i cennet çekirdeğini taşıyor. Belki cennetin bir çekirdeği hükmüne geçiyor. Mü’minin kalbinde bir cennet olarak bulunuyor ve cennetin lezzetini, saâdetini ona tattırıyor. Küfür ise bir zakkum-ı cehennem tohumu olarak cehennemi netice vereceği gibi içinde bir cehennemi bulunduruyor. Ve kâfirin aklında ve kalbinde dünyada dahi o cehennemi ona yaş...[Devamını Oku]

Risâle-i Nûr’un Ana Konusu Tevhiddir

İslâm Dünyası, Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm)’ın vefatından sonra bazı çile ve sıkıntılara maruz kalmıştır. Bunlar batı tarafından oluşturulan ideolojik saldırılar, ahlâkî çöküş, zulüm, körü körüne taklit, dâhili ve hârici olarak İslâm dîninin yüceliğine uzanan eller ve hizipçi düşmanlıklar şeklinde olmuştur. Bu gibi durumların baş göstermesinin muhtemel sebepleri maddeci batı kültürünün yayılma...[Devamını Oku]

Risâle-i Nûr’un Tevhid Üzerinde Çok Durmasının Sebepleri

Risâle-i Nûr’un tevhidle ilgili iki risâlesi, insaflı olan bir münkiri imana getirmeye kâfi geldiği hâlde, bununla yetinilmemiş, bu mevzûda pek çok risâleler telif edilmiştir.

Üstad Bedîüzzaman Hazretleri’nin Hizmetlerinin Neticeleri

Bedîüzzaman Hazretleri hayatını ‘eski Said’ ve ‘yeni Said’ olarak iki devreye ayırır. Genel olarak Osmanlı döneminde yaptığı çalışmalar Eski Said devresine rastlarken, Cumhuriyet döneminde yapmış olduğu hizmetler Yeni Said devresine ait olan hizmetleridir. Biz burada daha çok Yeni Said devresindeki faaliyetlerini nazar-ı dikkate alacağız.

Risâle-i Nûr, İmanı ve Yaşamı İyileştirme Yöntemidir

Prof. Dr. Sıddık Baba ile mülâkat:MÜLÂKAT: Hamza BERAT İslam Dünyası STK’ları Birliği’nin (İDSB) bugünü ve yarını hakkında ne düşünüyorsunuz? Benim görüşümce Birlik’in geleceği çok parlak. İnsanlığa yardımda bulunma ve hizmet etme stratejisi, yardıma ihtiyaç duyulan her an yardımda bulunabileceğimiz bilincini uyandırması bakımından en iyi yöntemdir. Acı olaylar ve ızdıraplar sürekli olarak yaşanma...[Devamını Oku]

Risâle-i Nûr’un Ahiret İnancını İsbâtı ve Haşrin Delilleri

“Ey bizi nimetleriyle perverde eden sultanımız! Bize gösterdiğin nümunelerin ve gölgelerin asıllarını, menba’larını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahvettirme.

Türk milletinin kahramanı: Husrev Altınbaşak

Husrev Efendi, 1931’de tam intisap ettiği üstadının en mümtaz yardımcısı olmuştur ve üstadının ifadeleriyle: “Bu zat müstesna ve şirin kalemiyle nurlardan altı yüz risaleye yakın yazmış ve vatanın her tarafına neşrederek komünist perdesi altında dehşetli ifsada çalışan anarşistliği kır(mış) ve tecavüzünü durdur(muş) ve bu mübarek vatanı ve bu kahraman milleti o zehirden kurtarmak için tesirli tiry...[Devamını Oku]

Elmas Kalemli Husrev Efendi!

Hazret-i Ali (kv)’nin “Biz Âl-i Beyt’ten birer Gavs çıkıp her kürbet ve şiddet zamanında imdat ediyoruz.” müjdesinin âhirzamanda tahakkukuna bizzat vesîle olan Bedîüzzaman Said Nursî Hazretleri, Risâle-i Nûr hizmetinin parlak netîcelerini ve müceddidliği sadece şahsı nâmına kabûl etmez. Onun bu tavrı îmânından kaynaklanan tevâzusunun cilvesi olmakla beraber mühim bir hakikatin de ifâdesidir.

Yiğitsen Gel! Ölümü Özlemek Var

Yâ Rab! Ölüm gecelerine ‘şeb-i arûs’ (âşıkın mâşukuna kavuştuğu gece, vuslat gecesi) dedikleri Mevlanâ’lar misali ölümü bize senin de sevgilin olan sevgililerimize kavuşma vesilesi kıl.

Kelimelerin İçini Doldurmak

Kuzaa kabilesinin Bula boyundan Resûlullah (sav)’ın huzurunda Müslüman olan iki adam vardı. Bunlardan biri şehit oldu, diğeri bir sene geç öldü. Talha bin Ubeydullah şöyle dedi: Rüyamda bunlardan geç ölenin şehit ölenden önce cennete girdiğini gördüm ve bu tuhafıma gitti. Bunu Resûlullah (sav)’a anlattım.

Şifrenizi mi unuttunuz?