İtikad

İnsanın inanç ve fikirleri hisleri, hisler iradeyi, irade de fiilleri tetikler/netice verir. Çünkü bir insanın önce inancı ve fikirleri değişir, sonra o inanç ve fikre göre hissiyâtı yeşerir, o hissiyâta göre de iradesi tercihte bulunur. Bu tercihe göre de Allah fiil ve davranışları yaratır.

Terazinin İki Kefesi

Zihnimiz her zaman Kur’ân ve îman hizmetiyle meşgul olmalı; zira temel vazifemiz budur. Diğer dünyevî çalışmalarımız ve meşgalelerimiz aslî değil; tâli vazifeler olup âhireti kazanma noktasında basamak ve vesilelerdir. Dünya âhiretin tarlasıdır. Âhiretin yerini tutacak kıymeti yoktur. Bu itibarla dünyaya dünya kadar, âhirete de âhiret kadar kıymet vermek gerekir.

Kur’ân’ın mu’cizeleri kıyamete kadar bâkîdir!

İslâm âlimleri Peygamberimiz (sav)’ın bin kadar mucizesi olduğunu tespit etmişlerdir. Kur’ân-ı Kerîm ise onun en büyük mucizesidir ve bütün bu mucizeler içerisinde Kur’ân’ın müstesnâ bir yeri vardır. Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Peygamberlerden her bir peygambere insanların îman etmesi için (Allah tarafından) mutlaka mucizeler verilmiştir. Bana verilen mucize ise Allah’ın bana vahyettiğ...[Devamını Oku]

Kur’ân’da her şey vardır!

“Ne yaş ne de kuru (hiçbir şey) yoktur ki, Kitâb-ı Mübînde (apaçık bir kitabda) bulunmasın!” (En’âm, 59)

İ’câz-ı Kur’ân’la Alâkalı Istılahlar

1. BELÂGAT: Sözlükte, varmak ve hedefe ulaşmak, idrak etti, kâfi geldi, te’kidde son hadde vardı mânâsına gelir. Her şeyden önce maâni, beyân, bedi’ ve bunlarla ilgili diğer bütün özellikleri içine alan bir ilmin adıdır.

Resûlullah (asm)’ın dilinden Kur’ân

ع?نْ أ?ب۪ي هُر?يْر?ة? ر?ضِي? ا للّٰهُ ع?نْهُ ق?ال?:ك?ان? ي?عْرِضُ ع?ل?ى النّ?بِيِّ ص?لّ?ى ا للّٰهُ ع?ل?يْهِ و?س?لّ?م? الْقُرْآن? كُل?ّ ع?امٍ م?رّ?ةً ف?ع?ر?ض? ع?ل?يْهِ م?رّ?ت?يْنِ فِي الْع?امِ الّ?ذ۪ي قُبِض? ف۪يهِ.أ?خْر?ج?هُ الْبُخ?ارِىُّ Ebû Hureyre (ra) şöyle demiştir:

Kur’ân’da Temsil Metodu

Temsil, iki şey arasındaki benzerliğe dayanıp birisi hakkında verilen bir hükmü diğeri hakkında da vermektir veya bilinmeyen çıplak bir hakikati ona benzeyen başka bir şeyle kıyaslamak ve o mücerred hakikati bu vesileyle idrak ettirmek demektir.

Resûlullah (asm)’ın Büyük İnkılâbı

Geçen yazımızda ?sâ (as)’ın vazifesini “Gerçeğin Ruhu” diye tarif ettiği, yani bir hakîkî ve sâlih bir Peygambere bıraktığını ifade etmiştik. “Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince sizi her gerçeğe yöneltecek.” (Yuhanna, 16:13) Burada geçen “Ruh”un peygamberle eşanlamlı kullanıldığını, yine Yuhanna’nın mektubundan (1.mektup/Yuhanna, 4:1) nakletmiştik. Dolayısıyla “Gerçeğin Ruhu”, gerçek peygambe...[Devamını Oku]

Cennet emeklilik kadar yakın değil mi?

Nice kişiler vardır ki âhiret hayatına, lezzetlerine ve keyiflerine “uzak” diyerek tâlip olmazlar. Fakat aynı insanlar emekliliğe, bir apartman dairesine, bir parça toprak olan arsaya, bir kısım makam ve mevkîlere ömürlerinin sonunda ulaştıkları halde hiç gocunmazlar ve uzak demezler.

Günahlardan sakınma yolları

Bilindiği gibi cihad iki kısımdır. Biri maddi ve dış düşmana karşı yapılan cihaddır. İkincisi ise manevi olarak nefis ve şeytana karşı yapılan cihaddır. Bu ikinci cihad daha zor ve daha müşkilatlıdır.

Toplumun önemli bir kısmı gençlerdir. Eğer İslâm’ın verdiği terbiyeyi almayıp cehennem azabını hatırlamazlarsa dünyayı bir zindana çevirirler. Her tarafta hırsızlık, ahlâksızlık, adam öldürme olayları artar.

İmansız bir hayat, hayat değildir

Ayet-i Kerime’de Cenab-ı Hakk, Habibi Hz. Muhammed’e (asm) hitaben: “Hevâsını (nefsânî arzularını) kendisine ilâh edinen kimseyi gördün mü? O hâlde (vazîfen sâdece tebliğ iken) onun üzerine sen mi vekîl olacaksın? Yoksa gerçekten onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini veya akıl erdireceklerini mi sanıyorsun?

İmana Vakfedilmiş Bir Ömür

Cemal Erşen kardeşimiz, geçtiğimiz Cumartesi, geçirdiği ani kalb rahatsızlığı sebebiyle Rabbimizin rahmetine kavuştu.

Şifrenizi mi unuttunuz?