Zafer ?IK

Ümmetimden Nâbî İsimli Biri Beni Ziyarete Geliyor!

Nâbî (1642 Urfa – 1712 İstanbul). Asıl adı Yûsuf’tur. Nâbi, 25 yaşlarında İstanbul’a gider ve sarayda kâtipliğin yanı sıra “târih düşürme”ler yapardı. Osmânlı şâiri ve velî Nâbî 1678’de hacca gider. Hac kâfilesi Osmânlı devlet ricâlinden meydana gelir. Hicaz yollarında, Peygamber Efendimizin aşkından dolayı, Yûsuf Nâbî neredeyse hiç uyumaz. Medîne’ye yaklaştıkları bir gece, kâfiledeki bir devlet b...

Hayal gemisinde üç sahne

Yazmasam unutacaktım. Utanacaktım sonra, yazmasam.Ne kolay geliyor insana masa başında oturup bir mâziyi sorgulamak! Ya alkış ya nefret! Uzaktan ne de hoş geliyor savaş sesleri!

İhtiyat ve ihtiyaç

Güzel’e, yarattığı her şeye bir güzellik tevdi edene ve güzellikleri emredene…

Mezar kitabeleri

En büyük nasihatci ölümdür. Bu yüzden ‘Nasihat istersen ölüm yeter’ sözü darb-ı mesel olmuştur.Ölüm, vurdumduymaz hayatımızı dizginleyen ilahî bir ikâzdır.

Mektubunuz Var

Hiçbir şey yoktu. Ne varlık vardı, ne yokluk; sadece O vardı; Allah azze ve celle. Diledi ve yarattı, yarattı kün emriyle dilediği her şeyi. Gizli bir hazineyken bilinmek, takdir ve tahsin edilmek için akıl ve şuur sâhibi olan biz âdemoğlunu halk etti ve imtihana tâbi tuttu. İnsanlığa yol gösteren elçiler gönderdi. Unutmayalım diye, kendi kelamı olan ve yazılı emirler mesâbesinde kitaplar indirdi;...

Mezar kitabeleri

En büyük nasihatci ölümdür. Bu yüzden ‘Nasihat istersen ölüm yeter’ sözü darb-ı mesel olmuştur.Ölüm, vurdumduymaz hayatımızı dizginleyen ilahî bir ikâzdır.

Kelimelerin İzdivacı

Ecdadımız kendi coğrafyasında yaşayan milletlerin rengini, dilini, cinsiyetini ayırt etmeksizin yüzyıllar boyu onları kardeş gibi barındırmış ve hakiki insanperver bir devlet olarak tarih sahnesinde yerini almıştı. Bununla yetinmeyip o milletlerin dillerinden kelimeler almayı büyük bir zenginlik telakki edip, o kelimeleri de Türkçemizin su tadındaki ahengine uygun tarzda dilimize yeni bir kelime o...

Sevgiliye diriliş

Bir sabah sana uyanmak Sevgili… Bırakarak ardımızda bütün çatlak sesleri, yalancı ve yapma çiçekleri… Gül yurdundan bahar muştusuyla bir rüzgâr kokunu serpsin en tez haliyle tozlu yüreklerimize. Ve adın, andelibi olsun bedenlerimizin.

Ateşten bir gül

Kelam biraz eksik kalır Çanakkale denilince. Kalem de utangaçtır aslında satırlara işlerken. Zira Çanakkale’yi ifade etmek o kadar basit değildir. Birçok şeyi rahatlıkla yazarsız ama Çanakkale’yi asla!

Dokunsam çoğalır sızılarımEllerim kan revanVe bir deprem öncesi telaş içindeyimSusmak istemiyorumViran olmuş zamanların sevdasıyla Haramiler uğradı bu şehreTadılmadık zulüm bırakılmadıVe yaşanmamış cehennemNeredeydiniz siz efendiler

Kubbe-i Hadra’nın gölgesinde

Konya, Selçuklu Devletinin payitahtı. Konya, Mevlana emaneti kent. Mevlana hazretlerinin 802. doğum yılı münasebetiyle, Mevlana Müzesi hakkında okuyucularımıza malumat olsun diye Mevlana Müzesi müdürü Sayın Yusuf BENLİ ile bir mülakat yaptık. Tevafuk o ki Yusuf BENLİ beyin hemşehrim çıkmasıyla, mülakattan ziyade hoş bir sohbet ortamı oluştu.

Sahaflar Çarşısı

İmam-ı Birgivî’nin tam adı Birgivî Mehmed Efendi B. Pir Ali’dir. İlm-i Ahkam-ı ?er’iyye Tercümesi adlı eseri nesih hattıyla ve harekeli olarak Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesinde mevcut olup demirbaş numarası BY0000001103’tür. Tercümesinde, bu eserin h. 970 (1563) yılında Arapça olarak yazıldığını ve h.1114 (1702) yılında ise şerh edildiğini ifade edilmiştir. Eser, Osmanlıca bilen herkesin ra...

  • 1
  • 2
  • 4

Şifrenizi mi unuttunuz?