Mustafa Yılmaz

İslâm İnancının Temel Umdesi “Kelime-i Tevhid”

Tevhid inancı “Kelime-i Tevhid” de ortaya konmuştur.“Allah’tan başka ilâh yoktur ve Muhammed O’nun kulu ve resulüdür.” Sözü İslâm dininin temelini oluşturmaktadır.Bu tevhid inancını “Dil” ile ikrâr ve “Kalp” ile tasdikten sonraancak Allah’ın dinini kabul etmiş ve girmiş sayılmaktadır.

Şadırvanlar

İslâm dini temizliğe büyük önem vermiş ve bunu başta namaz olmak üzere bazı ibadetlerin ön şartı saymıştır. Namazın Mekke döneminde Miraç gecesi farz kılındığı, Cebrâil’in Peygamber Efendimiz (sav)’e namaz ve abdesti öğreterek birlikte abdest alıp namaz kıldıkları ve söz konusu ayetin nüzulünden önce asla abdestsiz namaz kılınmadığı, siyer âlimlerinin üzerinde ittifak ettikleri bir husustur. Namaz...

Duvar Çeşmeleri

Temelde su içmek ve temizlik amacı ile inşa edilen çeşmeler, her ne kadar İslâmiyet öncesinde de var olmuş ise de, İslâm’ın temizlik anlayışının sembollerinden biri olarak toplum hayatında yepyeni bir boyut ve önem kazanmıştır. Türkler için de İslâm’ın kabulünden önce suyu kutsal kabul edip gösterdikleri saygı ve ihtiram, İslâmiyet’in kabulünden sonra âdeta bir ibâdet şekline dönüşmüştür. Sebil ve...

Yusuf Sinan Efendi Nâm-ı diğer: “Sümbül Efendi”

“Hangi çiçeğe varıp el attıysam Allah’ı zikir ve tesbih ile meşguldüler, onları dalından koparıp zikir ve tesbih etmesine mâni olmaya gönlüm elvermedi, bu zavallı Sümbül dalından kopmuştu ben de bu çiçeği size getirdim” Asıl adı Zeyneddin Yusuf Si­nan’ dır (Merzifon 1451-H.856 / İstanbul 1529-H.936). Buluğ çağına kadar Isparta’nın Uluborlu kasabasında eğitim görmüş, oradan İstanbul’a gelmiştir.Dev...

Doğunun İncisi: İshak Paşa Sarayı

İshak Paşa Sarayı, Doğubeyazıt’ın beş kilometre uzağında, eski şehir merkezinde sarp kayalar üzerine kurulmuş bir kartal yuvası gibi durmaktadır. Fars, Selçuklu ve Osmanlı mimarîsinin özelliklerini birleştiren mimari bir sanat şâheseridir. Özellikle sarayın muâyede (kutlama, bayramlaşma) salonuna girildiğinde Endülüs saraylarındaki atmosfer hissedilir. İstanbul’daki Topkapı Sarayı’ndan sonra, son ...

İstanbul’un Rûhâniyetli Bir Beldesi: Eyüp Sultan

Vakit 622 yılının Eylül ayının sonları, Kutlu Nebî yapılan baskılara daha fazla dayanamayıp Mekke’den Medine’ye hicret etti, Medine’ye vardığında tüm Medîne halkı kendilerini evinde misafir etmek için âdeta birbiriyle yarışıyor, devesinin yu­larını tutup yalvarıyor ve “Ey Allah’ın Resûlü bizim evimize misafir olup, şeref veriniz” di­yor­­lardı. Kimsenin gönlünü kır­­­mak istemeyen Efendimiz (s.a.v...

Mûsa Muslihiddin (Merkez) Efendi

(Denizli 1463- İstanbul 1552) Osmanlı döneminde İs­tan­bul’un önde gelen tasavvuf merkezlerinden biri olan Merkez Efendi Külliyesi, Zeytin­burnu ilçesinde, eski adı “Mevlevîhane Yenikapısı” olan Mevlânâkapı’nın dışında, kendi adını taşıyan mahallede ve cadde üzerinde yer almaktadır. Külliyenin çekirdeğini oluşturan tekkenin kurucusu, Halvetiyye tarikatının Sümbüliyye koluna mensup “Merkez Efendi” ...

Sıbyan Mektebi

Sıbyan, Arapça bir kelime olup “Sabi: çocuk” kelimesinin çoğuludur. Osmanlı Devleti’nde ilköğretim seviyesindeki bu okullara genel olarak “Sıbyan Mektebi”; hemen her mahallede bir sıbyan mektebi bulunmasından dolayı “Mahalle Mektebi” ve taş bina olarak inşa edildiği için “Taş Mektep” denilmiştir.

Kazınan Tarihimiz!..

Bir milleti millet yapan en temel unsurlardan dil ve dînin yanında, târih şuûrunun da büyük önemi vardır. Milleti oluşturan fertlerin, ait oldukları kültürü oluşturan ortak geçmişi bilmesi, atalarının yapmış olduğu fedâkârlıklardan, hizmetlerden ve edindikleri tecrübelerden haberdar olması kendi geleceklerini sağlam bir şekilde inşâ edebilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır.

Türkiye Mevlevîhâneleri

Mevlâna Celâleddin Rûmî’nin vuslatından sonra halifesi Hüsameddin Çelebi, oğlu Sultan Veled ve torunu Ulu Ârif Çelebi daha sonra tasavvufi bir ekol olan Mevlevî tarikatının temellerini attılar. Mevlevî’liğin adâb ve erkânını geliştiren, yeniden düzenleyen ise 39 yıl gibi uzun bir süre çelebilik makamında oturan Pîr Âdil Çelebi oldu.

Hattat Ahmed Karahisârî

Doğum tarihi kesin olarak bi­lin­meyen Ahmed ?em­sed­din Karahisârî’nin Af­yon­­ka­ra­hi­sar’ da doğduğu imzalarından an­­la­­şıl­­­mak­tadır. Yazılarına attı­ğı im­­za­larında Esedullâhi Kir­mâ­nî (893/1488)’nin tale­be­si ol­­du­ğunu kaydetmiştir. Ese­dul­lâ­hi Kirmâni, Yâkut ekolüne bağ­lı bir hattattır.Hattat Ahmed Karahisârî, ?eyh Hamdullah’ın yazı talebelerinden İshak Cemâleddin Halvetî’ye i...

Fethin Sembolü Ayasofya Camii

İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’ya mihrab, minber ve minare ekleyerek camiye çevirmiş, kuzeyine de medrese inşâ etmiştir. Kılıç hakkı olan camisini vakfiyeyle özel koruma altına alan Fatih, İstanbul’u devletin yeni başkenti olarak ilân etmiştir. İstanbul, aynı zamanda İslâm’ın son başkentidir.

Şifrenizi mi unuttunuz?