Dr. Huseyin GUL

Sınırlar ötesi: İslâm

Divan Eğitim ve Araştırma Derneği yıl boyunca düzenlediği Osmanlıca Kursları’nın ardından şimdi de uluslararası bir çalışmaya imza attı.

İDSB heyeti Amerika ziyâreti

İslâm Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği her geçen gün demografik temsil gücünü artırıyor ve dünya  Müslümanlarıyla ilişkiler noktasında kendini yeniliyor.

Yetmiş Sekiz

Morali bozuktu Benjamin’in. Yüzünden düşen bin parçaydı. Yine hatırlamıştı o günleri. Aklına gelince derin bir hüzün kapladı içini, gözleri doldu dolacaktı. Yıllar önce büyük oğlu uyuşturucu işine bulaştıktan sonra vefat haberi ile yıkılmış, her şeyini küçük oğluna adamıştı. Tek yaşam kaynağı olan küçük oğlu ise ağabeyinden sonra çok sevgili babasını bir trafik kazasında terk etmiş ve babası...

Dil Öğreniminde Püf Noktaları

Seviyeniz ilerledikçe Türkçe sözlük kullanımını bırakın! O dilin sözlüklerini kullanın! Meselâ İngilizce’de anlamını bilmediğiniz bir kelimeye İngilizce-İngilizce bir sözlükten bakın! Bu ilk başlarda biraz zor olacaktır. Lâkin bu alışkanlığı edinen kişi o dildeki tariflere alıştığı için kendisini daha iyi ifade etmeğe başlayacaktır.

Bir bilsem neler yapardım…

Dil öğrenmek samimi gayret ve şevk ister. Gayet zevkli ve bir o kadar da eğlencelidir. Dil öğrenmek yeni bir kültürü tanımak, yeni insanlarla tanışmak, yeni dünyalara kapı açmak demektir. Bunun için o kültürün mantığını kavramak, onların bakış açısıyla bakmak, onlar gibi görmek, onlar gibi düşünmek gerekir.

Risâle-i Nûr, İmanı ve Yaşamı İyileştirme Yöntemidir

Prof. Dr. Sıddık Baba ile mülâkat:MÜLÂKAT: Hamza BERAT İslam Dünyası STK’ları Birliği’nin (İDSB) bugünü ve yarını hakkında ne düşünüyorsunuz? Benim görüşümce Birlik’in geleceği çok parlak. İnsanlığa yardımda bulunma ve hizmet etme stratejisi, yardıma ihtiyaç duyulan her an yardımda bulunabileceğimiz bilincini uyandırması bakımından en iyi yöntemdir. Acı olaylar ve ızdıraplar sürekli olarak yaşanma...

Tıpa Tıp

Hekimler arkalarına yani Kur’ân’ın nâzil olduğu on dört asır öncesine baktıklarında kendilerinin arkada kaldıklarını, Kur’ân’ın hep önde gittiğini görmekteler. İşte ‘Yaratan’ ile ‘Kelam Eden’in aynı zât olduğu, Kur’ân’ın hak Kelâmullah olduğu bir kez daha âşikâre görünüyor. Hem “Hiç yaratan bilmez olur mu?”

Şifrenizi mi unuttunuz?