Canan ARIKUSU

Bir Tesellî

Okumayı çok sevmesine rağmen şimdi içinden hiç de okumak gelmiyordu. Sadece kitap okumak değil, hiç bir şey yapmak istemiyordu canı. Bir yandan da kendine kızıyordu. Neydi bu hali! Bu davranışları! Hâlbuki kendini tevekkül sahibi birisi bilirdi hep. ?imdi de tevekkül ettiğini zannediyordu. Peki, o zaman neden bu kadar üzülüp harap ediyordu kendisini. İşte şimdi de bunlar için kızıyordu kendine ve ...

Asıl Bahar

Hasan Dede, komşusuyla konuşurken erik ağacı konuşulanları duyamıyordu çocuk seslerinden. Dallarında ağırladığı Hasan Dede’nin torunları erik ağacının en büyük keyiflerindendi. Uzun zamandır kimselerin dönüp de bakmadığı kayısı ise günlerini pişmanlık içinde geçiriyor, her sabah «Ey insanlar! Siz benim gibi aldanmayın! Tüm sermayenizi burada tüketmeyin. Asıl baharı bekleyin!» diye ağlıyordu.

Said bin Âmir, îman etmesiyle birlikte bütün himmetini İslâm’a verdi. İslâm’ın her çağrısında hazır oldu. Resûl-i Ekrem’in sağlığında, yoluna kurban olmak için bekleyen sahâbe ordusunun bir neferi olarak yaşadı. Sonrasında Humus’un valiliğiyle hizmetkârlığını yaptı İslâm’ın. Evet, o bir valiydi ama Humus’un en fakirlerinin listesi eline ulaştığında Halîfe Ömer, ağlayacaktı. Çünkü listenin başında ...

Haydi Kurtuluşa!

Bir bakarsınız dünya, güneş yüzünün tebessüm ettiği sükûnetli bir sudur. Bir de bakarsınız tayfunların kasıp kavurduğu kara bir derya oluvermiş. Kararmış semâmız bize çaresizlik çığlıkları atarken aslında biliriz gemisini kurtarmak zorunda bulunan kaptanlar olduğumuzu. Bu haliyle hayatın bizden mücadele beklediği bir gerçek.

Medine’yi Ağlatan Ezan

Allah Resûlü hasta yatağında soğuk terler döküyor. Hazreti Aişe’nin gözü yaşlı, Hazreti Ebu Bekr’in başı yerde, Kainatın Efendisi ebedi yolculuğun eşiğinde son nefeslerini sayıyor. Medine soluk almadan bekliyor.

Şifrenizi mi unuttunuz?