Beranur Uysal

Garip Bir Yolculuk

Neyi kazandık ki, elimizdekilerle beraber kolayca harcayabiliyoruz kalan zamanı…Her yolculuğa hazırlanmak için zaman vardır da tek bir yolculuk geldiğinde hazırlanmaya bile vakit vermezler. O vakte dek ne kazandıysan onunla başlar o yolculuk. Ne biriktirdiysek dünyaya dair, kapıya kadar müsaade verirler.Bir şehir sadece gezilecek görülecek yerleriyle mi bilinir? Hangi gezdiğimiz şehirde, kabristan...

Davet

Çok fetihler gördüm, geçirdim. Her fetih, bir fatihin yüreğinden dikti sancağını. Bir fatihi yetiştiren, yüreğinde taşıdığı aziz bir dava ve yüce bir ruhtur. Kapılarımdan giren o yiğitlerin gözlerindeydi imanın çelik kaleleri. İmanın kuvvetinden geldi fetihlerin cesareti. Gözlerim yorgun ve hasret dolu gecelerin bakışlarını taşıyor. Uzak diyarları görüyorum puslu dağların arkasında. Bir müjde, bir...

Ey Kardeş!

Bir yangın sararken afakın burcunu her cihetten, bir karınca misali su taşımanın himmeti borç değil midir derya sakinine?İbrahimvari alevlere atılan kalp­lere, gülistanın baharından bir pencere açmak, baharın varlı­ğını sunmak değil midir kara kış ortasında?Paslanmış köhne zihniyetlerin, fikirleri dikenli teller altında hapse mahkûm etmesine karşı, terütaze iman esaslarıyla hürriyete ermek hakları...

Tut Bizi Ey Oruç!

Bu ay nefsi öyle bir derse koyalım ki, bırakın oruç sizi tutsun. Siz orucu tutamasanız da o sizi bırakmaz. Ya da geçip gitse de Ramazan’la sizden, sizde ömür boyunca taşıyacağınız güzellikler bırakır. Öyledir ya sevilenler giderse sevildiklerine alâmet, hâtıralarının gönülde taşınması, halde görünmesidir. Öyle bir sevelim ki Ramazan’ı diğer aylar hürmetle baksın, “Ramazan gelmiş sana ama senden hi...

İslam’da Kadının Yeri

Günümüzde “kadın” kavramına ideolojik yaklaşımlar altında yorum getirilmeye çalışılsa da aslında beşerî olan bu yaklaşımların ne kadar eksik veya yanlış olduğu göz önündedir. Peki, İslamiyet kadını gerçekten arka plana mı atıyor?

İnsan ve Hüzün

Yaratılış ağacının en mükemmel meyvesi, mahlûkat içinde en ehemmiyetlisi, mevcudat içinde en kıymetlisi, kâinatın bir küçük numunesi, bir hurma ağacının mertebeleri misali iman ve küfür arasında mertebelerde bulunan, halife-i ruy-i zemin, arz ve semanın seyircisi, kelam-ı ezelinin muhatabı, ahiretin müşterisi, gaybın meraklısı, bekanın müştakı, şehadet aleminin misafiri insandır.

Allah İçin Doğru Sözlü Ol!

Hadis-i ?erifte buyuruluyor: “Hiç şüphe yok ki, doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddık (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzab (çok yalancı) diye yazılır.”1

Kur’an-ı Kerim’in Tarihçesi

610 yılı, Kâinat Efendisi (sav) 40 yaşında…Her sene, Ramazan ayını Hira Dağı’ndaki mağarada geçirirdi. Ramazanın 17’si, bir Pazartesi gecesiydi. Nur Dağı, derin ve manalı sessizliğinde bekliyordu; konuşulacak olanı, konuşana ve dinleyene hürmetle… Cibril iniyordu göklerden, peygamberler peygamberine muhatap olmaya.

İman hem dünya hem ahiret saadetine vesile olan bir intisaptır. Kulun Rabbi ile olan irtibatının en kuvvetli kanalıdır. İnsan, iman ile değer ve kıymet kazanır. Kıymetini, yüksek derecelere kadar çıkarabilir. Ve letaif-i Rabbaniye olan hissiyatlarını, ancak iman şuuru ile tatmin edebilir ve o hissiyatlara huzur bulabilir.

“Ben buralı değilim”

Bir fecir gelecek umut yüklü bulutlardan yağıp yarının çöllerine, bir fecir ki vahalar bitirecek. Envarı hem akıllarında hem kalplerinde taşıyan filizler yetiştirecek. İstikbalin beklenen sahipleri, üstatlarının ziyaretine beklediği o bahar çiçeklerini taşıyacak avuçlarından. Ve içten başlayan bir yolculuk ile, dimağın cebinde hakikatlerden bezenmiş azığı, kalbinde aydınlığı, şevk atına binip himm...

Üretemezsek Tüketiriz,Tükettikçe de Tükeniriz

Yaşanan ekonomik kriz üzerine israf, iktisat ve kanaat kavramları üzerinden bir çıkış yolu aramaya gayret edeceğiz. Başlıkta da söylediğimiz üzere “Üretemezsek Tüketiriz, Tükettikçe de Tükeniriz”. Bu konuda insan olmak hasebiyle kodlarımıza inerek, bireyden topluma bir çıkış yolu bulacağımızı ümit ediyorum.

“Allah’ın Rahmetinden Ümid Kesmeyin!”

“İnsanlar hiç imtihan edilmeden, (sâdece) ‘İman ettik!’ demeleriyle (kendi hâllerine) bırakılıvereceklerini mi sandılar?” (Ankebut, 2) Bazen sıkıntı, bazen üzüntü, bazen hastalık gelecek. Biz talep ettiğimizden değil, olması gerektiği için; olması, olacak olan ihtimaller arasında en güzel olan olduğu için gelecek. İşte o vakit bizden istenen bir başka hal oluyor: sabır. Mümkün mü öyle bir hal? Acı...

Şifrenizi mi unuttunuz?