Ali BA?OL

Kur’ân öğreten hoca nasıl olmalı?

1_Kur’ân’a muhabbeti ziyade olmalı.2_Önce okutacağı kaideleri düsturları iyi bilmeli.3_Bilmediği mevzuları öğretmeye kalkışmamalı.4_Sabırlı, merhametli ve teşvikçi olmalı.5_Talebeyi, yapacağına inandırmalı, onu sevmeli ve dersi sevdirmeli.6_Talebenin kabiliyeti nispetinde ders vermeli.7_Her talebeyi aynı derecede görmemeli, zayıf mizaçlılara hassas davranmalı.

En Mühim Tehlike!

Avrupa felsefecilerinin ‘sihir’ gibi, aldatan ve hakîkati perdeleyen hakîkatsiz ve bâtıl ‘bilim süsü’ verilmiş felsefe ve fikirleriyle mücadelede, elbette Mûsâ Aleyhisselâm’ın asâsı gibi, bütün o sihirleri yutacak ve imha edecek bir ‘hakîkat’, bir ‘nûr’ lâzımdır.

İlim ile Dalâlete Düşmek

Sağır, kör, elsiz, gözsüz, akılsız, cansız ve ilimsiz olan topraktan, gayet süslü, san’atlı, hikmetli nazenin çiçeklerin bize tebessüm etmeleri şeksiz ve şüphesiz onu, o haliyle yaratan nihayetsiz kudret, ilim ve hikmet sahibi bir Zat-ı Zülcelâl’in varlık ve birliğine delil olurken, bazıları için ise bu bir tabiat eseri olarak gayet sıradan ve basit bir hadisedir.

Kur’ân’ın hükümleri değişmez!

Kur’ân, âlemleri yaratan ve idare eden Allah’ın kelâmı olduğu için şu âlemin küçük bir misali olan insanın hayatını da tanzîm eder. Kur’ân’ın fıtrata uygun bu hükümleri de mucizedir ve hiçbir şey ve hiçbir gelişme o hükümleri değiştiremez ve hükümden düşüremez.

Tebliğde Başarının Sırrı: “Hisleri İyi Bilmek”

Üstâd Bediüzzamân Hazretleri, ‘Dokuzuncu Mektûb’da şöyle der: “Tahmîn ederim ki, nâsihlerin (nasîhat edenlerin) nasîhatlari, şu zamanda te’sirsiz kaldığının bir sebebi şudur ki: Ahlâksız insanlara derler: ‘Hased etme! Hırs gösterme! Adâvet (düşmanlık) etme! İnâd etme! Dünyayı sevme!’ yani, ‘Fıtratını değiştir!’ gibi, zâhiren onlarca mâlâyutak (tâkat yetmez) bir teklîfte bulunurlar. Eğer deseler ki...

Şifrenizi mi unuttunuz?