Yedekçiler Mescidi

173.sayı Kültür ve Medeniyet
Yedekçiler Mescidi

(Bostancı Tabhane Camii) Değirmen Ocağı Camii de denilen Yedekçiler Mescidi, hasta bostancılar için Topkapı Sarayı’nın denize bakan surlarının dışında inşa edilmiştir.Banisi Sultan Süleyman Han’dır. 19. yüzyılda çizilen bir gravürde bu Yedekçiler Mescidi de görünmektedir.1930’lu yıllara kadar ibadete açıktı. O yıllarda önce kadro dışı bırakılmış, ardından bakımsız halde kalmıştır. 1945’den sonra minaresi yıktırılmıştır. 1957 senesinde Sa­rayburnu’ndan geçen sahilyolu çalışmaları sırasında, yolda kalmadığı halde tamamen yıktırılarak ortadan kaldırılmıştır.Mescid, dikdörtgen planlı ve kargir yapılıydı. Ahşap çatısının üstü kiremitle örtülüydü. Tek şerefeli bir minaresi vardı.2013 senesinde yeniden inşa edilebilmesi amacıyla tescili yaptırılmış ve projelendirme çalışmaları tamamlanmıştır. Yeniden ihya edilmesi beklenmektedir. Topkapı Sarayı’nın önünde Sarayburnu’nun en müstesna yerlerinden birinde Osmanlı mimarisinin insanî boyutunu gösteren şirin bir mescid olması hasebiyle önem arz eden bu yapının yeniden inşası, bulunduğu çevrede yani surların sahilyolu tarafında, eski devirlerin manevî havasının tekrar canlanmasını sağlayacaktır. Köprülüzade Fâzıl Ahmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu, 13 Nisan 1663 Avusturya’ya karşı düzenlenen sefer için Edirne’den ayrıldı Babası Köprülü Mehmed Paşa’dan iç meseleleri önemli ölçüde halledilmiş bir ülke devralan Ahmed Paşa, 18 yıl devam eden sadrazamlığı döneminde daha ziyade dış meselelerle meşgul oldu. Önce Erdel meselesini çözmeye çalıştı. Avusturyalıların Erdel prensi yapmak istedikleri Kemeny Janos (Kemyanoş) Avusturya’dan aldığı yardım kuvvetiyle Osmanlıların beyliğe getirdiği Apafy Mihaly’ye karşı harekete geçmişti. Bunun üzerine bir yandan Mihaly’ye mektup gönderirken öte yandan Yanova Beylerbeyi Küçük Mehmed Paşa’yı Erdel’i ve Apafy’yi korumakla görevlendirdi. Ardından Avusturya’ya karşı sefer kararı alındı. 13 Nisan 1663’de Edirne’den hareket eden Ahmed Paşa, Belgrad’a ulaştığında Avusturya’dan barış talebi geldi. Babürlüler’inson güçlü hükümdarı 16 Nisan 1748 Nâsırüddin Muhammedvefat etti Rûşen-ahter lakabını taşıyan Nâsırüddin Muhammed, 29 Eylül 1719’da tahta çıktı ve Seyyidler’in de yardımıyla mevkiini sağlamlaştırarak 30 yıla yakın saltanat sürdü. Saltanatı sırasında İran’daki Nadir Şah, gün geçtikçe güçlenmekteydi. Bu sebeple Babürlüler için bir tehdit oluşturmaya başlamıştı. Nâdir Şah 1738’de Kâbil’i, 1739’da da Delhi’yi işgal edip ülkeyi yağmaladı. Hindistan’ın bütün zenginlikleri İran’a taşındı. Nâsırüddin Muhammed, Nâdir Şah’ın Hindistan’dan ayrılmasından sonra içte emniyeti sağlamaya çalıştı. 1747’de Nâdir Şah’ın öldürüldüğü haberi Delhi sarayına ulaştı. Afşar ordusundaki Afganlar, Abdâlî kabilesinden Ahmed’i kendilerine şah seçtiler. Ardından Bâbürlüler’in kuzeybatı sınırlarını kolaylıkla aşarak Pencap’ı yağmaladılar. Nâsırüddin Muhammed, son çare olarak oğlunun kumandasındaki kuvvetlerini Ahmed Şah Dürrânî üzerine yolladı. Pencap-Delhi yolu üzerindeki Sirhind’de meydana gelen savaşta Bâbürlü kuvvetleri istilâcı Abdâlîler’e mağlûp oldu. Nâsırüddin Muhammed, oğlunun Afganlılar tarafından öldürülmesinden kısa bir süre sonra 16 Nisan 1748’de vefat etti. Ağa Hüseyin Paşa vefat etti 25 Nisan 1849 1776 senesinde Edirne’de dünyaya gelen Ağa Hüseyin Paşa, 1823’de yeniçeri ağası olmuştur. Hüseyin Ağa, yenilik düşmanı olan yeniçeri ocağı ileri gelenlerini birer bahane ile ya ortadan kaldırdı veya iş başından uzaklaştırdı. Ustaların ocak içindeki nüfuzunu iyi bildiğinden odabaşıları gizlice toplayarak ocak ustalarının tahriklerine alet olmamalarını söyledi. Bu hizmetlerine karşılık 26 Ekim 1823 tarihinde vezirlikle taltif edildi ve bundan böyle Ağa Paşa unvanıyla anılmaya başlandı. Yeniçerilerin yeni talim şekillerini reddedip 15 Haziran 1826 tarihinde ayaklanmaları üzerine emrindeki sekban askerleri ve topçularla yetişerek Boğaz’ın Anadolu yakası muhafızı Darendeli İzzet Mehmed Paşa ile birlikte yeniçeri kışlalarını top ateşine tuttu. Bu hizmetlerine karşılık, üzerinde eski görevleri olduğu halde yeni kurulan Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye seraskerliğine getirildi. İkinci defa tayin edildiği Vidin muhafızlığı sırasında 25 Nisan 1849 tarihinde vefat etti….

Yazının devamı abonelere özeldir. Abone olunuz veya giriş yapınız.
Online Abonelik
Abone Girişi
Basılı Abonelik ve Dergiler
escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,