Bir “Değer” Ölçüsü: Nuh’un Gemisi Varken Yüzmeyi Bırak

138. Sayı Hz. Muhammed (sav) Sünnet-i Seniyye

“Sünnet Nuh’un gemisi gibidir. Ona binen kurtulur, geriye kalanlar boğulur.” İmam Malik (ra)

Sünnet-i Seniyyeye, “utlubu’l-ilme” kelam incisine ittiba niyetiyle Çin diyarından mervi bir kelam: “Tuhaf zamanlarda yaşayasın.”

İçinde seyeran eylediğimiz küçük-büyük âlemlerin sergüzeştlerini en elyak şekilde ifade eden tabirlerden birisi “Tuhaf”.

Nasıl “tuhaf” olmasın ki, asrı tedkikten hâsıl şu hakikat, ifade-i merama kâfidir. Evet, öyle bir zamanda yaşıyoruz ki sadece vakt-i Nuh (as) değil cümle peygamberanın muvazzaf devirlerinde karşılaştıkları kebairler, en edna ve sefih harekâttan mürekkeb seyyielerden müteşekkil deniyyet, vakt-i hazırda cem etmiş vaziyettedir. Koca koca gark edici girdaplar…

Hasseten ferd ferd sahibi olduğumuz küçük dünyaların nüvesi olan kalb elsem olduğu takdirde, büyük dünya da tuğyandan mahfuz ve istikamet dairesinde olacaktır.

Tevhid ve Sünnet-i Seniyye Gemisi

Bir gemi ki,

Beşerin nefes aldığı her vakitte “vahy-i İlahi’nin nuru” olan iman gemisidir. Kafa fenerini kıranların dâhil olduğu necat gemisidir. Kaptanları değişse de rotası değişmeyen, sahil-i selamete ulaştıran tevhid ve kalb-i selim gemisidir. Kendine itimat edip nefis ve enesine tabiiyet gösterenlerin seyyie dalgaları arasındaki sessiz çığlıkları her daim duyula ve görüle gelmiştir. Yazık!

YAZININ TAMAMI 2018 MAYIS SAYIMIZDA

Satın almak için lütfen tıklayınız.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,