ÖLÜMÜN KURTULUŞ OLARAK GÖRÜLDÜĞÜ YER – ARAKAN

133. Sayı Mülâkatlar

 

Hayrat İnsani Yardım Derneği Başkanı Av. Hakkı Aygün ile Arakan’ı konuştuk. Müslümanlar olarak dertlenmemiz gereken konunun neresinde ve nasıl bulunduğumuzu bir de Hayrat Yardım gözünden görelim ve gösterelim istedik.

Sayın Başkanım, Arakan’daki mevcut durum tam olarak ne zaman başladı?

2012 yılında başlayan zulüm süreci, 2017 yılında etnik temizliğe dönüştü. Uluslararası aktörlerin işin içinde olduğu bu göç ve kaçışlar esnasında çoğunluğu çocuk ve kadın binlerce Müslüman, yanarak, boğularak ya da bombalama sonucu şehit oldu. Hayat hakkının olmadığı bu topraklarda, Müslüman kadınlara tecavüz edildi. Öyle ki Arakanlılar, kendilerini kurtaracak tek şeyin “ölüm” olduğunu ifade etmektedirler.

Özellikle bu yıl, Arakandaki Müslüman topluluk adeta bir soykırım ve süpürme harekâtı ile karşı karşıya kaldı. Myanmar’daki Budistler, aslı astarı olmayan iddialarla Müslümanlara karşı kışkırtılıp katliam yaptırıldığı gibi, bizzat ordu tarafından da büyük bir saldırı başlatıldı. Ve maalesef binlerce insan öldürülmüş, yüzlerce köy yakılmış, insanlar göçe zorlanmıştır. Maksat, Arakan bölgesindeki Müslümanları bu topraklardan tamamen kazımaktır. Önceki yıllarda tekrar geri dönüşlerin yolu açıldığı halde, bu defa Müslümanların dönüş yollarına mayınlar döşenerek göç edenlerin geri dönüşü imkânsız hale getirilmiştir.

Biz medyadan takip ediyoruz, fakat sizler sahadasınız, sıcak ve yaşanmış bilgilere sahipsiniz. Bu göç hadisesi tam olarak nedir?

2017 yılında gerçekleşen bu göç hareketi, Müslümanların başka imkânı kalmadığı için kuzey sınırından Bangladeş tarafına yapılmaktadır. Dağlık ve ormanlık alanlardan ya da nehirlerden geçilerek yapılan bu zorlu göç esnasında, üzülerek ifade etmek isterim ki birçok Müslüman kardeşimiz hayatını kaybetmektedir. Kayık botlarla yakındaki diğer ülkelere denizden kaçmak isteyen Müslümanların çoğu ise, boğularak hayatını kaybetmektedir.

Bangladeş hükümeti ise hem ekonomik hem de siyasi sebeplerle, Arakanlı Müslümanları topraklarında istememektedir. Zaten nüfusu 180 milyona yaklaşan ve fakirliğin hâkim olduğu Bangladeş’in bu mültecileri ağırlayacak ekonomik gücü olmadığı gibi, siyasi ve ideolojik olarak da Arakanlıları düşünecek bir anlayışı bulunmamaktadır.

Şu an itibariyle Malezya, Endonezya, Tayland dâhil hiçbir ülke Arakanlı Müslümanları kabul etmemekte ve sınırlarını kapatmış durumdalar. Kaldı ki bu ülkelerin çoğunda, daha önce göç etmiş olanlara bile mülteci statüsü verilmemektedir.

Türkiye’nin Arakan İle ilgili tutumu hakkında neler söylenebilir? Türkiye tam olarak ne yapıyor?

Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Arakan Müslümanları için elinden geleni yapmaya çalışmaktadır. 2017 yılındaki katliam ve soykırım olayları başlar başlamaz, uluslararası alanda dünyanın dikkatinin buraya çekilmesi için gayret edilmiş, Sayın Cumhurbaşkanımızın eşi ve oğlu, Dışişleri Bakanı ve ilgili yetkililer, TİKA başta olmak üzere bir kısım kuruluşlarla Arakanlıların yardımına koşmuşlardır. Türkiye bununla da yetinmemiş, Birleşmiş Milletler ve Bangladeş hükümeti başta olmak üzere Arakanlılara yardım konusunda temaslar kurulmuş, ancak siyasi ve ekonomik sebeplerden dolayı tam karşılık alınamamıştır.

Aynı zamanda AFAD, Kızılay, Diyanet Vakfı gibi devlet irtibatı olan kuruluşlar ile Hayrat Yardım, İHH, Deniz Feneri, Beşir Derneği gibi yardım kuruluşları özellikle Bangladeş’e göç etmek zorunda bırakılan Arakanlılara yardım için seferber olmuşlardır.

Peki, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletlerin Arakan’da yaşananlara bakışı nasıl, siz dünya kamuoyuna ve Arakan’a yansımalarına baktığınızda neler görüyorsunuz?

Müslümanlara karşı yapılan bütün katliamlarda olduğu gibi, bu hadisede de uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler sadece seyretmektedir. Hiçbir tesiri olmayan yarım ağız kınamalarla geçiştirilmekte, katliama el altından destek verilmektedir. Çünkü Arakan Müslümanlarının vatanı olan bu topraklar, deniz ticaretinde önemli limanlara sahip, yer altı madenlerin bolca bulunduğu, yerüstü zenginliği olarak da dünyanın büyük bir kısmını doyurabilecek nitelikte topraklara sahip bir bölgedir. Uluslararası firmalar ve devletler tarafından parsellenip paylaşılmış bu toprakları sömürenler, Müslümanları buradan çıkarmaya çalışmaktadır.

Bu durum, dünya genelinde asırlardır uygulanan sömürü düzeninin devamı niteliğindedir. Çünkü Afrika başta olmak üzere, küresel aktörler asırlardır Müslüman toplumlar ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmektedirler. Her zaman işe yarayan benzer yöntemlerle bu sömürü düzeni, BM gibi kuruluşların da desteği ile devam ettirilmektedir.

Bu sebeple Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından dile getirilen “Dünya beşten büyüktür” ifadesi, gerçekten çok önemlidir. Bu ifadeye her ortamda, bütün kurum ve kuruluşlar olarak güçlü bir şekilde destek verilmesi gerekmektedir. İşin aslına bakıldığında nasıl ki haçlı seferleri sömürü maksadı ile başlamış bir hareket ise, misyonerlik adı altında yürütülmeye çalışılan faaliyetlerin tamamı da sömürü düzeninin korunması ve sürdürülmesi için ortaya konulan oyunlardan ibarettir.

Türkiye’nin “Dünya beşten büyüktür” ifadesinin gereğini yapması için de güçlü olması gerekmektedir. Bu sebeple Türkiye’nin maddi ve manevi yönden kalkınıp güçlenmesi, yalnız memleketimiz için değil, Filistin, Suriye, Irak, Mısır, Doğu Türkistan, Arakan, Afrika, Balkanlar ve Asya’da yıllardır devam etmekte olan büyük acıların son bulması için de hayatî önem taşımaktadır. Türkiye bu konuda diğer mazlum milletlerin de tek umududur.

Başkanı Olduğunuz Hayrat İnsani Yardım Derneği Arakanla ilgili neler yapıyor, bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Hayrat İnsani Yardım Derneği olarak, Arakan hadiseleri başlar başlamaz, duyarlı vatandaşlarımızın destekleriyle “Arakan’a Sessiz Kalma!” adı altında yardım kampanyası başlattık ve bu bölgedeki göç eden Müslümanlara yardımlar ulaştırdık şükür.

Derneğimizin “Arakan’a Sessiz Kalma” adı altında başlattığı bu yardım kampanyası halen devam etmektedir. Bu kampanya kapsamında şimdiye kadar 3085 aileye yardım ulaştırılmış, Cox’s Bazar bölgesindeki Balokhali geçici mülteci kampındaki 35,000 Arakanlı yardımlardan yararlanmıştır. Bunların yanında 196 aileye giyecek yardımı yapılmıştır.

Arakan’da önem arz eden bir diğer konu da sağlıktır. Göç ve kaçış esnasında çoğunluğu kadın ve çocuk binlerce kişi yaralanmıştır. Yaralanmaların yanında hayat şartlardan dolayı insanlar çeşitli hastalıklara yakalanmıştır. Dolayısıyla sağlık hizmetleri acil ihtiyaç haline gelmiş ve önemini korumaktadır. Durumun farkında olarak Hayrat Yardım sağlık ekibi, acil gıda yardımlarının yanında, genel sağlık taraması ve ilaç yardımlarıyla Arakanlı Müslümanların yaralarını sarmaya devam etmektedir. Doktor ve hemşirelerden oluşan acil yardım ekibimiz Cox’s Bazar’da sağlık taraması için geçici merkez kurmuş ve 4,800 kişiyi tedavi etmiştir. Tedavilerde çocuk, kadın ve yaşlılara öncelik verilmiştir.

Arakan’daki bir diğer acil ihtiyaç da temiz sudur. Bu ihtiyacı giderebilmek için 2016 yılından beri su kuyusu açma çalışmaları yapıyoruz. 114 adet su kuyusunu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Son olaylardan sonra çalışmalarına ağırlık verdik ve Bangladeş sınırına yerleşen Arakanlılara 71 adet su kuyusu açtık. 204 adet su kuyusu da inşa aşamasında. Bu kuyulardan binlerce kişi temiz su ihtiyacını karşılamaktadır. Temiz suya ek olarak tuvalet ve banyo yapılarını da inşa etmeye devam ediyoruz. Bu kapsamda 25 tuvalet, 25 banyo inşaatı yakında tamamlanmış olacaktır inşallah.

Hayrat Yardım, 2017 Kurban’da Sitwe bölgesi başta olmak üzere Myanmar’daki kamplarda ve köylerde, Bangladeş’te Chittagong ve Cox’s Bazar bölgelerinde kurbanlar keserek etleri ihtiyaç sahibi 10 bin kişiye dağıtmıştır. Bu faaliyetler esnasında ekiplerimiz unutulmayacak manzaralarla karşılaşmışlardır. Mesela Myanmar Sitwe’de sırasıyla köyleri dolaşarak kurbanlıkları kesen ve dağıtımını yapan arkadaşlarımız, dönüşte tekrar aynı köylerden geçerken, dağıttıkları etlerin tüketilmediğini, insanların yine pirinç lapası yediklerini görünce, etleri niye tüketmediklerini sormuşlar: “Biz bu etleri küçük parçalara bölüp kurutacağız ve yıl boyunca çocuklarımıza yedireceğiz. Şimdi tüketirsek çocuklarımız mahrum kalır” cevabıyla karşılaşmışlardır.

Hayrat Yardım, bunların yanında Başbakanlık AFAD, Kızılay ve diğer sivil toplum kuruluşları ile koordineli olarak başlatılan “Arakan Kan Ağlıyor, Türkiye Yardım Elini Uzatıyor” kampanyasına aktif olarak destek vermeye devam etmektedir.

↓↓↓ Yazının Tamamı ↓↓↓ARALIK SAYIMIZ
Bu Sayıyı Satın Al

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,