Şeker Söyle, Kaymak Söyle, Bal Söyle

124. Sayı Aile Mektebi

 

 

“Allı turnam bizim ele varırsan,

Şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle.

Eğer bizi sual eden olursa,

Şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle.”

 

Hacı Taşan’dan alınan ve Muzaffer Sarısözen tarafından derlenen Kırıkkale Keskin yöresine ait bu enfes türkünün dizeleriyle sözlerime başlamak istedim.

Ne kadar güzel bir türkü değil mi? Ne kadar anlamlı değil mi? Şifa gibi bir şey değil mi?

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) “Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız hidayet bulursunuz” buyurmuştur.

Bırakın Ashabı, bırakın âlimleri, bırakın evliyaları, Cenab-ı Hak bu topraklara nice Erenler göndermiştir. Bırakın erenleri, Anadolu insanı Ariftir ya, sıradan bir Anadolu Yaşlısı, nasıl da Arif, nasıl da Bilgi değil mi?

Tüm bu zenginliklerin farkında olmayan, anlamayan bizlere, Allah büyük bir (tabiri caiz ise) torpil yaparak Bediiüzzaman gibi büyük bir şahsiyeti göndermiştir. Neye yarar hazinesi olup da anahtarı olmayana o hazine. Neye yarar en muhteşem cihaza sahip olup da pin kodunu yanlış bilene.

Son günlerde ofiste yaptığım terapilerde hep bu kavramlar aklımdan savrulup geçiyor. Üzülmemek elde değil değerli dostlar.

Herkes aklını başına toplasın olur mu? Herkes.

Eğer inançlarınızın, düşüncelerinizin değişmez ve kesinlikle doğru olduğuna inanıyorsanız, kendi fikirlerinize sanki –haşa- bir ayet gibi anlam yüklüyorsanız, henüz hayatı çözememişsiniz demektir.

Her bir kadın kocasından, her bir erkek karısından şikâyetçi artık şu yaşadığımız ahir zamanda. Ve öyle eminler ki, sanki bakış açıları ayet niteliğinde, kesin ve doğrudur, tövbe tövbe!..

Ofisime gelen her kadın ve her erkek “Eşine karşı bakış açılarının tamamen yanlış olduğu” gerçeği ile yüzleşerek çıkıyorlar. Kimi yaşadığı onca yanlış geçen yıllara hayıflanıyor, kimisi utanarak gözyaşlarına hâkim olamıyor. Oysa mutluluk sadece ve sadece bakış açımızda.

Bu size inandırıcı gelmedi mi? O halde Bediüzzaman Üstada kulak verin ve dinleyin lütfen : “Kırk senelik ömrümde, otuz senelik tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelâm öğrendim; tafsilen beyan edilecektir. Burada yalnız icmalen işaret edilecektir. Kelimelerden maksad: Mana-yı harfî, mana-yı ismî, niyet, nazardır.”

 

 

Burada bahsedilen “Nazar” yani “Bakış açısı” anlamına gelen kelime öyle mühim, öyle mühim ki, izahı cihana değer nitelikte inanın. Bunu, başka bir yazı konusu olarak burada keselim ve çok güzel bir Hint hikâyesi ile sizlerle sohbete devam edip, bitirelim.

 

Ve bu yazıyı okuyup bitirdikten sonra,

Eşinize, çocuğunuza, herkese,

“Ya şeker söyleyin, ya kaymak söyleyin, ya bal söyleyin ya da susun!”

Hintli bir ermiş, öğrencileri ile gezinirken, Ganj Nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “İnsanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.

Öğrencilerden biri, “Çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince; ermiş, “Ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş. Öğrencilerden ses çıkmayınca Hintli ermiş anlatmaya başlamış:

“İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”

“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar. Çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar, çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”

Daha sonra ermiş, öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde, mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.”

Selam ve dua ile.

 

MART SAYIMIZ
Bu Sayıyı Satın Al

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,