BESLENME DÜNYASINA HOŞGELDİNİZ!

121. Sayı Aile Mektebi Sağlık

 

Selamünaleyküm, kıymetli İrfan Mektebi okurları… Nereye gitsem sürekli beslenmeyle ilgili konuşulduğunu duyuyorum. Herkes yiyip içtiklerinden, kilo durumundan, çocuğunun yeme problemi gibi beslenme konularından söz ediyor. Sohbetlerim esnasında pek çoğumuzun beslenmeyle ilgili çok şey bildiğini, fakat beslenmenin temel konuları hakkında çok az bilgisi olduğunu fark ettim. Örneğin bir kişi protein diyor, lakin proteinin ne olduğunu bilmiyor. Toplumumuzdaki bu eksikliği gidermek adına basitten karmaşığa doğru bir yazı dizisi kaleme alma ihtiyacı duydum. O halde “Beslenme dünyasına hoş geldiniz!” diyorum.

Beslenmeye ilgi duymak demek, sağlığınıza ve formunuza önem vermeniz demektir. Bu yazı dizisiyle burada anlatacağım konular yardımıyla, bugün ve gelecekte sağlığınızla ilgili nelere ihtiyacınız olduğunu öğreneceksiniz. Beslenme şekliniz günlük performansınızı, gelecekteki sağlığınızı korumanızı ve hastalıklardan korunmanızı etkileyecektir.

Gıdalar sağlık açısından iyi ve kötü olarak ifade edilmektedir. Örneğin havuç ve portakal iyi, patates kızartması ve hamburger kötü olarak etiketlenmektedir. Buna rağmen iyi ve kötü tüm yiyecekler diyetinizde yer almaktadır. Bazı yiyecekler sağlığınız için diğerlerine göre daha fazla faydalı besin içerirler. Sağlıklı yaşam için, uygun gıdalarla dengeli şekilde beslenmek gereklidir. Bu yazı dizisiyle kendi beslenme tarzınızı değerlendirebileceksiniz. Proteinlerin, karbonhidratların, yağların, vitaminlerin ve diğer besin maddelerinin vücuttaki görevlerini öğrendikçe, sağlıklı yaşam için gerekli diyeti bilinçli bir şekilde hazırlayabileceksiniz. Ayrıca, besin maddeleri ihtiyaçlarınızı yiyecekler aracılığıyla en iyi şekilde nasıl karşılayabileceğinizi ve besin desteklerinin ne zaman kullanılması gerektiğini öğreneceksiniz. Kendi diyetinizi rahatlıkla oluşturabileceksiniz.

O halde diyette yer alması gerekli besin maddelerini ve bununla ilgili bazı temel kavramları öğrenerek başlayalım.

Besin Maddeleri Ve Fonksiyonları

Bir yıllık veya önümüzdeki kırk yıl boyunca yiyebileceğimiz yiyecek miktarı ne kadardır? Normal beslenme koşullarında yetişkin bir kişi yılda ortalama bir milyon kalori almakta, kırk yılda yaklaşık 45 ton yiyecek tüketmektedir. Peki, tüm bu yiyecekler nereye gitmektedir? Vücudumuz bu kadar devasa enerjiyi ve gıda maddesini ne yapmaktadır? Bu besinler, sizin fiziki görünümünüzün ve yaşamınızın devamı için gerekli enerjiyi sağlamaktadır. Vücut, -Allah’ın irade ve kudreti ve dilemesiyle- yeni hücreler, doku, saç ve daha fazlasını yaparak her gün kendini yeniler. İsterseniz aynaya bir bakın. Bir yıl öncesiyle aynı görünmenize rağmen belki de yeni bir saç rengine, stiline, değişen bir cilde, yeniden biçimlenmiş kemiklere ve daha hassas bir sindirim sistemine sahipsinizdir. Bunlar: Her gün kan hücrelerinin %1’i yenilenir, bağırsak hücreleri kendilerini üç ila beş gün arasında yeniler, deriniz gün içerisinde dökülür ve yenisi oluşur, bulunduğunuz ortamın zemininde oluşan tozun sebebi budur, vücut kılları ve saç her gün büyürler. Hayatınız boyunca saçlarınızın 500 km’nin üzerinde uzadığını biliyor muydunuz?

Yediğiniz gıdalar, vücut hücrelerinin yeniden yapılanması ve yenilenmesi için gereken besin maddelerini içerir. Bu besin maddeleri; vücuda enerji sağlamada, vücudun büyümesi, gelişmesi ve dokuların tamirinde, vücudun korunması ve organların onarımında görev yaparlar.

Toplamda 50 besin maddesi bulunmakta ve bunlar 6 temel grup altında toplanmaktadır.

1-Proteinler 2-Karbonhidratlar 3-Yağlar 4-Mineraller 5-Vitaminler 6-Su (tek başına ayrı bir sınıf oluşturan besin maddesi)

Besin maddesi kavramını biraz somutlaştırmak istiyorum. Hemen hemen herkes kek yapmıştır. Akşam olmuş, çocuğunuzun canı kek istemiş. Sizden kek yapmanızı rica etmiş. Sizde kıyamamışsınız hemen kalkıp evdeki malzemelerle bir kek yapmışsınız. İçine ne koyarsınız. Un, şeker, yağ, süt, yumurta… Tüm malzemeyi karıştırıp fırına atarsınız. Nefis kekiniz hazır. Şimdi de hep beraber size süt yapalım desem, içine ne koyacağız? Tabi bana ‘biz nasıl süt yapacağız?’ diyeceksiniz. Annelerin Rabbim tarafından süt yaptığını hatırlayınız. Aslında soru şöyle olmalı: Allah Teâlâ sütü yaparken içine ne koymuş? İşte cevabı: karbonhidrat, protein, yağ, su, vitamin ve mineral…

Şimdi bir de olaya tersten bakalım. Bir elma yediğinizde neler oluyor? Elma vücudunuzda top gibi mi dolaşıyor. Tabi ki hayır! Önce ağızda çiğniyoruz. Parçalara ayırıyoruz. Sonra midede biraz daha küçük parçalara ayrılıp çamur gibi bir hal alıyor. Daha sonra ince bağırsakta iğne ucundan bile daha küçük olan moleküllere ayrılıp emilerek kana karışıyor. İşte bu moleküllere besin öğesi diyoruz ve protein, karbonhidrat, yağ, su gibi isimlerle adlandırıyoruz. Sadece elmaya bakacak olursak, elmadan karbonhidrat, su, vitamin, mineral, lif ve posa ayrışıyor. Umarım kafanızda besin öğesi kavramı şekillenmiştir.

Altı besin öğesi vücutta farklı oranlarda bulunur.

1- %50-60 Su- Vücuttaki yağ ve kas oranlarının farklılığına bağlı olarak erkekler %60, kadınlarsa %50 oranında su içermektedir.

2- %15-20 Yağ- İdeal seviyeler erkekler için%15 ve kadınlar için %22-25’dir. Vücudun yağ oranı, vücuttaki su miktarını etkiler. Yağ dokusu, -su içerme bakımından- kas veya beyin dokusuna oranla oldukça fakirdir. Kas veya beyin dokusu %70 su içerirken, yağ dokusu ise yaklaşık %23 su içermektedir. Vücutta yağ oranı arttıkça su miktarı düşer, yağ oranı düştükçe su miktarı artar. Dolayısıyla erkeklerin vücudu kadınlardan daha çok su içermektedir.

Aynı zamanda ne kadar yağlıysanız su oranınız o kadar az olacaktır. Size tavsiyem, en yakın zamanda yağ su oranını ölçebilen bir tartıda yağ ve su oranınıza baktırmanızdır.

3- %18-20 Protein- Erkeklerde kadınlardan daha fazla kas kütlesi olduğundan, protein oranları daha fazladır.

4- %4-5 Mineral- Bu oranlar cinsiyete ve ırka göre değişir. Erkekler kadınlardan, siyahlar beyazlardan ve beyazlar da Asyalılardan daha fazla mineral maddeye sahiptirler.

5- %1 Karbonhidrat- Karaciğerde ve kaslarda depolanır, egzersiz ve dinlenme sırasında -özellikle beyin için- hayati önem taşır.

6- %1 Vitamin- Her hücrede eser miktarda bulunur.

Yiyeceklerimiz, yukarıda belirtilen altı farklı temel besin öğesini değişik oranlarda içermektedir. Yazı dizimde 50’ye yakın besin maddesini ne oranda ve ne şekilde tüketmemiz gerektiğini öğreneceğiz.

Vücut için gerekli (esansiyel-elzem) olan besin maddeleri ya vücut bunları hiç üretmediği veya yeterli miktarda üretemediği (sentezleyemediği) için, bu besin maddelerini dışarıdan alınması zorunludur.

Örneğin, kalsiyum toprakta ve kayalarda bulunmaktadır. Buralardan bitkilere, bitkilerle beslenen inekler aracılığıyla süte geçmektedir. Nihayetinde kalsiyum, süt aracılığıyla insan vücuduna girmektedir. Vücudumuz kalsiyum üretemez. Kalsiyum yediğimiz yiyeceklerden yani dışarıdan alınmak zorundadır. Dışarıdan alınması gereken bu tür maddelere esansiyel / elzem gıdalar denilmektedir. Diğer bir örnekte, yediğimiz gıdalar vücudumuzda enerjiye dönüşürken, yan ürün olarak su oluşmaktadır. Ancak oluşan su miktarı günde bir bardağı geçemez. Dolayısıyla ihtiyacımız olan suyu dışarıdan almak zorundayız. Su da vücudumuz için esansiyel bir besin maddesidir. Bu sebeple lütfen günde 2 litre su içelim. Bu ay sizlere veda ederken hepinize sağlık ve afiyet diliyorum…

Kaynak: Nutrition and diet (Dr. Liz APPLEGATE)

ARALIK SAYIMIZ
Bu Sayıyı Satın Al

 

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,