Tarihten Sayfalar Mart 2017

120. Sayı Tarih

1 Kasım 1928 Kur’an Harfleri Değişti
Bu konuyla ilgili Kazım Karabekir 1923’te şunları söylemiştir. “Acaba bu Latince kabul edilebilir mi? Bu kabul edildiği gün memleket herc ü merce girer. Her şeyden sarfı nazar bizim kütüphanelerimizi dolduran mukaddes kitaplarımız, tarihlerimiz, yazılarımız ve binlerce cilt eserlerimiz bu lisanla yazılmış iken büsbütün başka bir şekilde olan hurûfu kabul ettiğimiz gün en büyük bir felakete maruz kalacağız. Ve böylece derhal bütün Avrupa’nın eline güzel bir silah vermiş olacağız. Bunlar âlem-i İslam’a karşı diyeceklerdir ki Türkler ecnebi yazısını kabul etmişler ve Hıristiyan olmuşlardır. İşte düşmanlarımızın çalıştığı şeytankârâne fikir budur.” (Vakit, Tanin, Akşam, 3 Mart 1923)

“Hüsrev’le Hâfız Ali, bir başta iki göz gibidirler”
Risâle-i Nûr dairesinde bulunanların iman hizmetini ifa ederken aralarında nasıl bir kardeşlik irtibatı bulunması gerektiği ile ilgili olarak, Bedîüzzaman Hazretlerinin verdiği şu örnek yolumuzu aydınlatacaktır: “Bir zaman Barla’da, bütün tarikatların şecere-i külliyesini tanzîm ve istinsah etmek için Hâfız Ali ile Hüsrev o vakit o işte bulundular, çalıştılar. Ta o vakitte bu iki zât, ileride Risâle-i Nûr’a ehemmiyetli hizmette bulunacaklarını ve başta iki göz gibi, iki bakar bir görür, diye kuvvetli bir temenni ile ümid etmiştim. Cenab-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki; o ümidim, o zamandan beri tahakkuk etti ve ediyor ve şimdi tam oldu.”

Kırşehir Âhî Evran-ı Velî Câmii ve Türbesi

Ahi Evran Hazretlerinin asıl adı Mahmud bin Ahmed Ebu’l-Hakâik Nâsıruddîn’dir. 1171 senesinde Horasan’ın Hoy Kasabasında dünyaya gelmiştir. Ahmed Yesevî Hazretleri ve Fahreddin Razî Hazretleri gibi zatlardan maddî ve manevî ilimleri tedris ederek, zamanının büyük âlimleri arasına girmiştir. Bir Alperen olarak 35 yaşındayken Anadolu’ya gelmiştir. O zamanki adı Gülşehri olan Kırşehir’e yerleşmiştir. Burada Ahiliği kurmuştur. İlk mesleği olan debbâğlık başta olmak üzere 32 mesleğin ustası ve piridir. Maddî ve manevî kuralları olan bir esnaf teşkilâtı olan Ahilik’in kaideleri, Fütüvvetnâmelerde belirtilmiştir. Buna göre Ahi kişinin eli, kapısı sofrası açık; gözü, beli, dili kapalıdır. Ahi Evrân Hazretleri, 1264 tarihinde Kırşehir’de Moğollarla yapılan bir savaşta ön saflarda kılıç sallarken 93 yaşında şehid olmuştur. Kabri, kendi adıyla anılan camisinin bitişiğindeki türbesindedir.

 

Çam Devirmek
Lügatte; karşısındakinin eksik ve kusurlu tarafına dokunacak bir söz söylemek, söylenmemesi gereken şeyi ağzından kaçırmak, pot kırmak, gaf yapmak manasına gelen ‘çam devirmek’ deyiminin nereden geldiğine dair halk arasında şu hikâye anlatılır: Zengin bir adamın, Göztepe-Erenköy taraflarında, 8-10 dönüm bahçeli büyük bir köşkü varmış. Adam bu bahçenin bir köşesine bir bina daha yaptırmaya karar vermiş. Eski binalar hep ahşap yapıldığı için, gereken keresteyi tomruk hâline getirtmiş ve inşaat yaptıracağı yere istif ettirmiş. Bu tomrukların içinde çam, gürgen, meşe ve ceviz ağaçları da bulunuyormuş. Sayfiye mevsimi olmadığı için Nişantaşı’ndaki konağında oturan zengin adam bir sabah köşküne gitmiş ve köşkün saf bekçisine emir vermiş: “Bir hızarcı bul, bahçedeki ağaçların arasındaki çamları biçtir. Tahta ve kalas yaptır” demiş. Saf uşak da efendisinin emri üzerine hızarcıları bulmuş. Çam tomrukları yerine köşkün bahçesinde ne kadar kıymetli çam ağacı varsa kestirip devirmiş. Bu akılsız uşağın adı, çam deviren uşak kalmış.

2 Kasım 1917 Balfour Deklarasyonu
Balfour Deklerasyonu, Lloyd George’un başbakanlığındaki İngiliz savaş kabinesinde dışişleri bakanı olan Arthur Balfour’un girişimiyle başlatılan ve sonuçta Filistin’de bir Yahudi devletinin -İsrail- kurulmasıyla sonuçlanan girişimdir. Lord Arthur Balfour, 2 Kasım 1917 tarihinde Siyonist hareketin liderlerinden olan Lord Rothschild’e bir mektup göndererek, Filistin topraklarında bir Yahudî devleti kurulması konusunda İngiliz hükümetinin destek vereceğini bildirmiştir. İngilizlerin Araplara yatırım yaptığı bir dönem olduğu için, bildiride ‘ülkedeki öteki sakinlerin medenî ve dinî haklarının ihlal edilmemesi (!)’ şart koşulmuştur. Osmanlı Devleti’nin Orta Doğu topraklarının İngiltere ve Fransa arasında paylaşılması protokolü niteliğindeki Sykes-Picot Antlaşması ve Mekke Şerifi Hüseyin ile İngiltere’nin Mısır’daki Yüksek Komiseri McMahon arasında gizli olarak imzalanan McMahon Antlaşmasının ardından yapılan bu girişim, böyle bir maddeyi gerektirmiştir.

17 Kasım 1922: Son Şeyhülislam’ın son görevi: Dua

24 Kasım 1859 Son Şeyhülislâm Mehmed Nûri Efendi doğdu

Mehmed Nûri Efendi, Üsküdar’da dünyaya gelmiştir. Babası Rumeli Kazaskerliği de yapmış olan Hacı Osman Kâmil Efendi’dir. Dedesi Hacı Mehmed Raşid Efendi, Huzur Derslerine muhatab olarak katılmıştır. Annesi Şerife Hatice Hanım Medine’de hamile kaldığı için kendisine Mehmed Nûri Medenî isminin verildiği belirtilir. Babasından sarf, nahiv, aruz, ferâiz, hesab ve fıkıh gibi ilimleri tahsil etti, ilm-i ferâizden icâzet aldı. Mantıkî Ahmed Sıtkı Efendi’den ilm-i âdâb, mantık ve vaz’ dersleri okudu. Daha sonraları memuriyet hayatına devam ederken, çeşitli hocalardan ders almaya devam etti. Çeşitli görevlerden sonra 1912 senesinde Mısır Kadılığına getirildi. Ağustos 1915’e kadar Mısır Kadılığı görevinde bulundu. 9 Mayıs 1920’de Anadolu Kazaskerliğine getirildi. 27 Eylül 1920’de Şeyhülislâm oldu. 17 Kasım 1922’ye kadar bu görevini devam ettirerek, Osmanlı Devleti’nin son Şeyhülislâmı olarak kayıtlara geçti. 30 Temmuz 1927’de Üsküdar’da vefat etmiştir. Kabri Karaca Ahmet Mezarlığındadır.

KASIM SAYIMIZ
Bu Sayıyı Satın Al

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,