İmam Gazali Hazretlerine Göre Çocuk Eğitimi

109. Sayı Aile Mektebi

Gazali’ye göre çocuk eğitimi, daha çocuğun doğumuyla birlikte başlar. Çünkü anne ve babanın sahip olduğu kişilik, çocuğun ileride sahip olacağı kişiliği üzerinde büyük bir fonksiyona sahiptir. Çocuğun iyi bir kişiliğe sahip olabilmesi için daha ilk günlerinde sütannesi olarak helâl yiyen, dindar, saliha bir kadın bulmak gereklidir. Zira haramla meydana gelen sütle beslenen çocuğun vücudu, temizliğini kaybeder ve kötü işlere meyleder. Çocuk altı-yedi yaşlarında iyiyi kötüden ayırabilecek bir seviyeye gelir. Bu durum çocukta utanma hissinin belirmesiyle anlaşılır. Çocuğun utanıp kendini büyüklerden sayarak bazı işlerini terk etmesi, akıl nurunun parlamasına delalet eder. Bu sayede bazı şeylerin çirkinliğini fark eder ve onları yapmaktan utanır. Bu hâl ergenlik çağında akl-ı kâmilin müjdecisidir. Ancak utangaç bir çocuğu ihmal etmek doğru değildir. Onun hayâsından faydalanmak terbiyesine önem vermek gerekir. Gazali, çocuk eğitimi üzerinde özellikle ahlaki eğitim üzerinde hassasiyetle durmuş ve çocuğun çeşitli sahalarda nasıl eğitilebileceği konusunda görüşler ileri sürmüştür. Bu sahalardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  1. Sofra Adabı
  2. Çocuğa yemeye başlarken, besmele ile başlaması öğretilmeli, önünden ve sağ eliyle yemek yemeye alıştırılmalıdır.
    b. Müşterek sofrada herkesten önce yemeye hücum etmemesi, ne yemeye, ne de başkasının yemeğine göz dikmemesi öğretilmelidir. Bu sayede çocuk büyüklerine karşı saygıyı ve aç kaldığı zamanlarda sabrı öğrenecektir.
    c. Oburluğun iyi bir şey olmadığı çocuğa anlatılmalıdır.

Başkasına yedirmenin sevgisi ona aşılanmalı ve sofraya gelen yemek ile ihtifa etmesi, iyisini aramaması gibi, bütün bu hususlar kendisine öğretilmelidir. Böylece çocuk daha sonraki yaşamında başkaları ile birlikte yaşadığının farkına varacak ve paylaşmayı, cömertliği öğrenecektir.

  1. Mükâfat Ve Ceza
  2. Çocuğun iyi bir hareketi görüldüğü zaman takdir ve taltif edilmeli, çocuğu sevindirecek şekilde ödüllendirmelidir.
  3. Çocuğun kötü bir hareketi görülürse, bu durumda görmemezlikten gelmeli, gizli kusurlarını araştırıp teşhir etmemelidir.
  4. Çocuk yaptığı kusuru gözlemek isterse, bunu tamamen görmemezlikten gelmek lazımdır. Aksi halde çocuk bu hususta cesaretlenir ve bu kusurunu tekrar yapmaya kalkışır. Duyulmasına artık aldırış etmez olur. Çünkü kusuru ortaya çıkarılan çocukta “Nasıl olsa herkes biliyor” düşüncesinde olacak, haya perdesi yırtılacak ve bu kusuru yapmaya devam edecektir.
  5. Eğer çocuk bu hatalı hareketini tekrar ederse, gizlice tektir edilmeli, bunun zararları kendisine anlatılmalıdır. Bir daha kötülüğe dönmemesi kendisine tembih edilmeli, bunun aksi halde nasıl rezil ve kepaze olacağı hatırlatılmalıdır. Gazali’nin de belirttiği gibi çocuk gizli bir şekilde uyarılmalıdır. Çünkü başkalarının yanında uyarı yapıldığı takdirde çocuğun gururu rencide olabilir ve uyaran kişiye karşı sevgi ve saygısını yitirebilir.
  6. Çocuğa sık sık tekdir ve tâzirden de sakınmalıdır. Çünkü bu durum, çocuğu bu sözleri dinlememeye ve kötülükleri yapmaya tahrik eder. Dolayısıyla nasihatin tesirini de azaltır.
  7. Baba çocuğuna karşı ağır davranmalı ve çok seyrek zamanlarda çocuğunu kınamalıdır. Anne ise çocuğunu babası ile korkutmalı (dengelemeli), bu suretle kötülülerden alıkoymaya çalışmalıdır.

Ancak burada şunu belirtmeliyiz ki çocuğa karşı hoşgörülü olmakla, onun şımarmasına imkân verecek bir tavır içinde olmak, aynı şeyler değildir.

Aşırı ve gereksiz hoşgörüden doğan şımarıklık, çocuk için oldukça zararlıdır. Çünkü çocuk, aşırı hoşgörülü ve şımarmasına imkân verilen bir ortamda yetişecek olursa, kendine olan güvenini yitirebileceği gibi, her istediğini zahmetsizce elde ettiği için, başka insanları, arzularının tatmini için bir araç olarak görmeye başlayacaktır. Bu ise, hem başkalarına hem de kendisine olan saygısını kaybetmesine yol açacaktır.

  1. Beden Eğitimi
  2. Çocuğu mümkün olduğu kadar gündüz uykusundan alıkoymalıdır. Çünkü gündüz uykusu, tembellik getirir, fakat gece uykusuna mani olmamalıdır.
  3. Etlerinin pekişmesi, vücudunun yağlanmaması için çocuk yumuşak döşekte yatırılmamalıdır. Aynı zamanda böyle zevk ile büyüyen çocuk bir daha sert döşeğe yatmak istemez ve zevke dalar.
    c. Günün muayyen zamanlarında beden talimi ile alâkalı önemli hareketleri yapmalıdır. Aksi halde durgunluk, tembellik getirir.
  4. Vücudunu açmaması, yürürken fazla koşmaması, ellerini fazla sallamaması kendisine öğretilmelidir.
  5. Toplum Adabı
  6. Çocuğa toplantılarda oturma adabını da öğretmelidir. Mesela, çocuk sağa-sola tükürmemeli ve başkasının ağzına doğru esnemekten sakınmalıdır.
  7. Mecliste kimsenin önüne geçip onu arkada bırakmamalı, ayaklarını birbiri üstüne atmamalı ve başını bir yere yaslamamalıdır.
  8. Mecliste çok konuşmamalı, başkalarına da söz hakkı tanıması gerektiği kendisine bildirilmelidir.
  9. Bulunduğu mecliste ilk sözü kendisi almamalı, başkası konuşurken onu dinlemeli, büyüklere yer vermeli ve onların karşısında hürmetle oturmalıdır.
  10. İster yalan, ister doğru olsun, durup dururken yemin etmemeli ve buna daha çocuklukta alışmamalıdır. Bulunduğu mecliste ilk sözü kendisi almamalı, daha çok soruları cevaplandıracak şekilde konuşması kendisine söylenmelidir.
  11. Okul Eğitimi
  12. Çocuk okulda Kur’an okumayı, geçmiş haberleri öğrenir. Bu sayede iyi ve kötü insanların ne şekilde oldukları hakkında bilgi sahibi olur.
  13. Dersten sonra çocuğa, üzerindeki yorgunluğu atması için oyun oynama müsaadesi verilmelidir. Eğer çocuk oyundan men edilir ve yalnız derse bağlanırsa, basireti ölür, zekâsı kaybolur. Daima dertli ve sıkıntılı olur. Hatta bu esaretten kurtulmak için hile yollarına başvurur.
  14. Anne ile babasına, hocasına, hürmet etmesi ve saygılı olması çocuğun kendisine anlatılmalıdır. Akrabası olsun olmasın, büyüklere hürmet ve onlara karşı daima edepli olmak, onların karşısında oynayıp eğlenmemek kendisine öğretilmelidir.

Ayrıca çocuk, altı-yedi yaşlarına geldiği zaman taharet ve namaz ile emredilmeli, durumu müsait ise alışması bakımından Ramazan’ın bazı günlerinde oruç tutmakla emredilmelidir hırsızlık yapmak, haram yemenin kötülükleri, hıyanet, yalan ve çirkin sözler gibi fiil ve hareketlerin zararları kendisine öğretilmelidir.
Çocuk ergenlik çağına ulaştığı zaman ise, tüm bunların yasak edilmesinin sebepleri kendisine anlatılmalıdır. Çocuk ergenlik anına gelinceye kadar güzel terbiye edilmişse, ergenlik anında bu sözler kendisine etki eder. Oyma yazının taşta iz bıraktığı gibi, bu sözler de çocuğun kalbine yerleşir ve orada iz bırakır. Fakat daha önceki yaşlarda terbiye edilmezse, duvarın kuru toprağı kabul etmesi gibi, çocukta etkili olmaz.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,