İNGİLTERE’DE RİSALE-İ NUR VE TE’SİRİ

108. Sayı İslam Medeniyeti Risale-i Nur

 

İNGİLTERE’DE RİSALE-İ NUR VE TE’SİRİ

Risale-i Nur, imanları tamir ediyor ve hakikatleriyle bütün dünyada  gönülleri aydınlatıyor. Tesirini sadece Anadolu insanında değil, Avrupa’da, Asya’da ve Afrika’da da görüyoruz. Biz şahsi tecrübelerimizde ve müşahedelerimizde birebir insanların gözlerinde bu etkiyi İngiltere’de gördük. Hakikatleri dinleyenlerin gözlerindeki parıltıya ve lisan-ı halleriyle alkışladıklarına şahid olduk. Başımızdan geçen pek çok hadise var fakat birkaçını paylaşalım müsaadenizle.

Saldırgan Tarafsızlık

Bilim dünyasında o kadar fazla sayıda sözde ”uzman” fikir ve “objektivite ve bilimsellik” namında dini eleştirme ve mübarek değerleri yerme hastalığı var ki bazen bu saldırgan tarafsızlık, insanları çekimserleştirebiliyor. Şarkiyatçıların diliyle konuşan sözde bilim insanları Avrupalı müsteşriklere kıymet verirken, klasik âlimlere değer vermeyebiliyorlar. Elmas gibi parlak hakikatler, bütün dünyaya duyurulması gereken güzellikler sözde “akademik tarafsızlık” kurbanı olabiliyor.

Risale-i Nur’un toplumda ve fertlerdeki harika tesirini, memleketimizde ve dünyada izn-i ilahi ile yaptığı pozitif katkı ve reddedilemez manevi etkiyi biliyoruz. Bazen bu unutulabiliyor veya çekimserlikten mütevellid anlatmada geri durulabiliyor. Bu bazen kendine veya Risaledeki bilgiye güven eksikliğinden kaynaklanıyor veya Risalelerdeki çok öz ve etkileyici tespitler zaman içinde normal ve basit gelebiliyor. Muhatap tanındıktan sonra bir anlatılsa dinleyenlere şifa ve dertlilere deva oluyor. Hakikatleri anlatmaktan çekinmeyelim. Neden mi?

Gözleri Parıldatan Hakikatler

Bu hakikatler karşımıza çıkan veya muhtemelen çıkabilecek pek çok muannidi susturuyor, hakkı arayanı ikna ediyor ve buna muktedirdir. Hani zannetmeyelim ki, sadece Anadolu insanı ikna oluyor bu hakikatlerle. Dışarıda da, İngiltere’de, biz bunları bizzat tecrübe ile müşahede ettik. Rabbimiz bu hakikatlerden evvela kendimiz istifade etmeyi nasip etsin. Sonra da elimizden geldiğince ve sistematik ve programlı bir surette dünya ile paylaşabilmeyi nasip etsin.

İngiltere’de Risale-i Nur hakikatlerinin etkisini birebir insanların gözlerinde gördük. Gözlerindeki parıltıyı ve lisan-ı halleriyle alkışladıklarına şahid olduk. Başımızdan geçen pek çok hadise var lakin birkaçını paylaşalım müsaadenizle.

Cambridge ve Oxford’dan Tecrübeler

Avam İngiliz

Biz Cambridge’de akademik maksatlarla kalır iken, “street dawah” denilen caddede üniversitenin tebliğ standı vardı. Şehir ahalisinden ve üniversiteden çokları geliyordu ve bunlarla İslam hususunda fikir alışverişinde bulunuyorduk. Onlara tebliğ yapıyorduk. William Brown isminde bir İngiliz amca çok kereler geldi. Normal avam bir İngiliz. En çok sorduğu sorular hanımlar, tesettür, miras ile ilgili mevzulardı. Risaleden verilen cevaplar kendisini memnun etti. Diğer pek çok sorularıyla beraber bu soruları da cevaplanınca İslam ile şereflendi. En son hasta idi, Allah şifa versin.

Profesör Ateist

(Daha sonra üniversitenin antropoloji bölümünden olduğunu öğrendiğim) ateist bir profesör ile saatlerce münazaralarımız oldu. Her hafta gelir, Kur’an’da (haşa) hata buldum, şöyle böyle derdi. Allah’ın varlığına dair sözde şüpheleriyle stanttaki Müslümanları küfre davet ederdi. İnanın, Tabiat Risalesindeki belli örnekler ve Risalenin mantık kurgusu profesörü perişan etti. Bir tanesini reddetmedi.

Acibdir ki, kendisiyle tartışırken kendi misallerimizi kullansak yeri gelir cevap veriyordu ama biz ne zaman Risaleden doğrudan cevap versek karşı duramazdı. Kendisi Yahudi bir ateist ve azılı bir muannid olduğundan inadından kabul etmedi fakat kanser hastası idi ve ciddi ölüm korkusu vardı. Ahirete inanmıyordu. Ölüm ve ahiret ile ilgili yerleri anlatılınca aslında rahatladığını gördüm. Çok hakikatleri dinledi, hidayet Allah’tan. Allah hidayet versin.

Misyoner Yetiştiren Papazlar

Keza, yine Cambridge’de ve Oxford’da birçok Hristiyan bilim adamı (doktoralı papaz)lar ile vaizlerle münazaralarımız oldu. Sayısını bilmiyorum.

Oxford’da misyoner yetiştiren okulun müdürü Nicholas isminde bir İngiliz ile münazaramız ve uzun 3 oturum suretinde görüşmelerimiz oldu. İncil’in yazılı kaynağı, farklı nüshalar meselesi, tercüme hataları, ilk günah, kiliselerin boş olması, papazların su-i istimalleri, noel/yumurta bayramı gibi hurafeler, İznik Konsülü vs. mevzularına girmeye fırsat bile olmadan evvelce Risale-i Nur’dan aldığımız ders ve kıymetli Büyüklerimizin tavsiye buyurmaları üzerine Tevhid mevzusuna yoğunlaştık. Tali mevzulara hiç girmedik.

Artık en kuvvetli delillerimi söylüyorum dediği son oturumda da yenildi. Tekrar buluşalım diye söz vermesine rağmen gelmedi. “Geleceğim, geliyorum, trafik var şu bu” dedi, sonunda  bir buçuk saat kadar beklememizin ardından mesaj çekti, “Geri dönmem lazım, geç oldu” dedi. Münazaraya devam edemedi. Son buluşmaya kırk bahane bulup gelmedi. Daha da haber yok. Risale-i Nur, bir başka müsteşriki daha susturdu.

Gözyaşlarıyla İmanın Esaslarını Dinleyen Amerikan Askeri

Cambridge merkez kütüphanesinde İslam’ı anlattığımız bir sergi yaklaşık bir hafta kadar sürdü. Dört beş bin İngiliz ziyaretçi geldi. 11-12 de ihtida vardı, elhamdülillah. Ziyaretçilerden biri de bir Meksika asıllı bir Amerikan askeriydi, Sergio. O sıra Cambridge’de bulunuyormuş vazifesi gereği. Geldi, çekinerek sorular sordu. Biz İslam’ı anlatırken, imanın rükünlerini dinlerken onun gözleri yaşardı. Irak’ta görev almış (ve tecrübelerimizden gördüğümüz kadarıyla muhtemelen) daha sonra şehadet getirip bir Müslüman oldu (inşallah). İmanın erkânı delilleriyle Risale-i Nur üslubuyla anlatılınca tesiri yine görüldü.

Cambridge Belediye Başkanı

Yine aynı, kütüphane sergi salonunda, pek çok farklı ülkeden Müslümanlar görüşmesine rağmen bizim anlatışımız hoşuna giden Belediye başkanı Ian Nimmo-Smith, sizin entelektüel ve mantıki anlatışınız farklı dedi. (Risale-i Nur üslubunu söylüyor.) Hatta daha sonra sergiyi birebirde biz gezdirdik ve hususi tekrar sivil olarak geleceğini söyledi. Tekrar gelmiş, biz Belçika’ya başka eğitim faaliyetleri ve derslere gittiğimizden denk gelmedik fakat bizi sormuş.

Anglikan Kilisesi Papazı – Ahirete inanmaya başladı

Southampton’da bir başka tebliğ sergimize gelen pek çok papazdan biri ile görüşmemizde istifade eden bir papaz geldiğinde ahiretin varlığından ve belki (haşa) yaratıcı bir zatın olmayabileceğinden bahsetti. (Bu papazlar arasında bile yaygın). Biz de, Haşir Risalesinden ahiretin varlığını Allah’ın isimleriyle ispat ettik. Ayetü’l-Kübra’dan yola çıkarak da Allah’ın varlığını anlattık. Çok uzun geçen görüşme esnasında, papazın ne kadar çok soru sorduğunu hatırlamıyorum. Her aldığı cevaptan sonra rahatladı. Allah’ın varlığına ve ahiretin varlığına ikna olup ayrıldı.

Luke’dan Lokman’a…

İngiltere’deki derneğimizin ilk faaliyetinde bir piknik gezisi esnasında daha önce paylaştığımız üzere, İngiliz Luke isminde bir genç yaklaşık 10, en fazla 15 dakikalık bir tebliğin ardından İslamiyet’le şereflendi. Üstadımızın tarzını ve bu asra bakan cihetini bir daha gördük. Allah sayılarını ve keyfiyetlerini artırsın.

Risale-i Nur Herkese İlaç

Haddimiz olmadan, tecrübelerimizi takdim ettik ama hakikaten Risale-i Nur’un tesirini hissettiğimiz için paylaşmak ihtiyacı hissettik. Gerek gayri-Müslimler gerekse Müslümanlarda görülen bu harikulade tesir ve ikna özelliği bu asırda Cenab-ı Hakk’ın bir ihsanıdır. Sadece Anadolu’da değil, İngiltere’de Almanya’da, Hollanda’da, Uzak Doğu’da, Afrika’da tesirini göstermekte akılları ve ruhları nurlandırmaktadır.

Yukarıda verdiklerimiz gibi ateistinden Hristiyan’ına, agnostiğinden Alevi’sine, dindarından dinsizine, İngiliz’inden Amerikalısına Yahudi’sinden Yahova Şahidi’ne kadar çoklarına şahsen denk geldik. İslamiyet’i Risale-i Nur vasıtasıyla anlatma imkânını Rabbimiz  verdi.

Gördük ki, Risale-i Nur’un tarzı ve üslubu insanları ikna edici, kalplerini sakinleştirici, akıllarını nurlandırıcı bir tarz. Muhatabı incitmeden tatlı dil ve güzel sözle anlatıyor.

Hakikatler Haykırıyor

Biliyorsunuz, hakikatleri anlatınca bir muhatabamız  istifade ediyor, iki bizim imanımız kavileşiyor. Bu hakikatler, önce anlatana sonra dinleyene tesir ediyor. Bu yüzden, hakikatleri anlatmakta çekimser değil, faal olmalı. Elmas gibi kıymetli güzellikleri yine aynı üslub ve tarz ile paylaşmalıdır. Hakikatler tesirli ve zaten haykırıyor, biz yeter ki perde olmayalım.

Dua

Ya Rabbena, bizi kendine kul, Peygamber Efendimiz (asm)’a ümmet eyle.

Bizleri Kur’an’a ve Üstadlarımıza talebe eyle.

Rabbimiz, bizlere Risale-i Nur talebesi olmayı nasip eyle.

Bizleri Nur talebesi olarak huzuruna al.

Risale-i Nur’u serbestiyetle umum beşeriyete envar-ı hidayet ve tedavi-i kulub eyle. Rızana mazhar kılacak maddi ve manevi çalışmalar yapmayı nasip eyle.

Amin! Amin! Amin!

 

 

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,