KÜNDEKARÎ CEMAL USTA

105. Sayı Kültür Mülâkatlar

Cemal Usta, Bursa Nilüfer’de Küçük Sanayide bir dükkân sahibi. Lezzet bizzat işin, çalışmanın, sa’yin içindedir anlayışıyla iş yapan nadir sanatkârlardan. Derdi para pul değil. Kendini işine vermiş. Zorluklarını bilerek, fakat mesleğin kendisiyle kaybolup gitmesinden de endişe ederek çalışıyor. Bursa’da namlı bir usta. Merak ettik kendisini ve mesleğin hal ve geleceğini. Kapısını çaldık; sorduk dinledik.

Cemal usta

İsmim Cemal Tokgöz. Benim işim ahşap işi.

Şimdiki gençlere zor geliyor

Zorluklarına katlanmadıkları için bu işi yapmıyorlar. Sabır lazım. Bir de şimdi sunta, mdf falan çıktı. Al yapıştır, bitti. Şimdi ağaç işine kimse yanaşmıyor. Çünkü hem pahalı iş hem de zahmetli. Herkes mobilya yapıyor. Suntadan, mdfden yapıyor. Kes kes yapıştır. Bizim yaptığımız işe bakılırsa artık bunu da yüzeysel yapıyorlar. Bakın bu örnek bu tek parça değil. Bunu kimse böyle yapmaz. Verir makineye tık tık olur. Bizim işte mesela bakın bu 12 parça hepsi bir araya geliyor.

Bu mesleğe gençleri özendirmek için ne yapmamız lazım?

Valla gelen çırak oluyor ama çok durmuyorlar. Hiçbiri yanaşmıyor. Gidiyorlar. Bir de bu işin para kısmı var. Şimdi bu işleri artık programla, bilgisayarla yapıyorlar. İşin püf noktası geometrik şekiller. Bu motif desenin derecelerini kendin bulup kendin çiziyorsun. Bakın bu formu bilgisayar yapamaz; bunu sen kendi kafana göre yapıyorsun. Bunun diğer parçasını da buna göre yapıyorsun. Bak bunda çivi falan yok.

Ağırlıklı olarak ne çalışıyorsunuz?

Ağırlık olarak hep ahşap çalışıyorum. Mesela ofis yaptım, tamamen ahşap. Masasına sandalyesine kadar…

İşte bu benim çalışmam dediğiniz bir çalışma var mı?

Zaten benim dostlarım da diyor, en iyi yaptığım iş camiye yaptığın iş. Küçük Sanayiinin Camisinin ahşap kısımlarını ben yaptım tamamen. Hiçbirisinde çivi kullanmadım. Tarihte yapılanlarla boy ölçüşemem, fakat Cumhuriyetten sonra bunun üstüne yoktur. Bunu iddia edebilirim. Ne var ki insanlar anlamıyor. Halbuki burası sanayi, burada herkes meslek sahibi. Demem o ki sen istediğin kadar sanatını konuştur, çok da fark etmiyor. Bizim işlerin handikabı uzun süreli olması. Ben kimseye zaman vermiyorum. İş bittiğinde biter.

Bu yaptığınız işlerde gençler bakmıyor diyoruz ama belli olmaz. Sizin yaptığınız işin asıl dinamiği yani bu işin altında yatan, sizi çalışmaya ve bu işte sebat etmeye sebep olan nedir?

Benim Allahtan tek dileğim, bu dükkânda canımı alsın. Ben devam edebildiğim kadar buradayım.

Niye?

Bağlıyım ben. Bir şey yaptığın zaman, böyle kendini verdiğin zaman hafifliyorsun bir kere. O sana yetiyor işte.

Milletler sanatlarıyla kültürleriyle yaşarlar. Bir taraftan da sanatkâr ve bu işleri yapanlarıyla yaşıyorlar. Bu işin devam ettireni olması lazım ki arkadan gelenlere yol açması gerekiyor.

Bu sanata maili olan insanlar sanattan ziyade paraya bakıyorlar. Bana gelip diyorlar “Hala mı ya sen bu işimi yapıyorsun?” Ama şimdi 500 sene geçsin “Bunu kim yaptı?” diye sorsalar cemal usta diyecekler. Neden sanat yaşar. Hele gündelik değil de hakikaten sanat ve kalite ile yapılan işler uzun ömürlü olurlar. Bu işte paraya bakmayacaksın sanata bakacaksın.

Cemal usta bu işlere âşık, devam ettiriyor. Ne olmalı, birileri bu işlere sahip çıkması lazım yani bu konuda bir tedbir alınması lazım değil mi?

Şimdi devlet buna biraz el attı galiba. Bu tip işlerde vergi muaf oldu. Ben 62’den beri devlete vergi veriyorum. Şimdi verginin kaldırılması elbette iyi oldu.

Belediyeler meslek kursları adı altında eğitimler veriyorlar. Sanat ehli birileri var deyip gerek okullar, gerekse bu tarz kurumlar veya özel teşekküller bu işlerin devamını sağlayacak çalışmalar yapsalar iyi olmaz mı?

Yok göremiyorlar, diyemiyorlar. Bir ara Üftade Camiinin tamirini yapıyorlar. Sonra götüremiyorlar. Ondan sonra bana geldiler, ben yapamam falan. Sonra orda inşaat kalfası Ali Bey; Cemal Usta dedi orda bir yer var, onu sen onarırsın dedi. Ben de tamam olur, dedim. Sonra kamyon geldi, üstünde koskoca kubbe; kubbeden baktığın zaman yıldızlar görünüyor. O kubbeyi bana getirdiler; öyle geldi yani. Üstümde kaldı. Tarihi eser, tehlikeli bir şey. Yani bir şey olsa yandın. Ben onu onardım. Burada aylarca onardım. Ondan sonra götürdüler. Hatta bizim mimar vardı. Adnan Bey, o geldi. Ver şu ellerini öpeyim, dedi. İşte bu böyle olur. Böyle onarılır, dedi. Biz bir gidip görelim dedik, hattatı getirmişler masmavi yapmışlar her tarafını, nerede kaldı tamir, nerede kaldı tarih. Tarihi uçurdular. Ne arayan oldu ne soran, o kubbe gökten düştü sanki oraya.

Yani bu işlerin ve yapanların kıymeti çok da bilinmiyor. Kündekarilik kayboluyormuş, kimin umurunda Allah aşkına!

Bu işte sabır çok önemli

Yılmak yok. Benim babam da bu işten yılmazdı. Yılmayan bir adamdı. Ben 60 yaşlarındayken eve gittim; babam evdeydi. Ne oldu Cemal Usta yoruldu mu, dedi. Yoruldum baba, dedim. Ben bunu derken 60 yaşındaydım. Yoruldun ha, dedi. Ben dedi, 74 yaşındayken iskelede çalışıyordum. Ya bizim baba da öyleydi. Yorulmak yok. Benim arkadaşım var, geceli gündüzlü hala bu işi mi yapıyorsun, bırak artık kenara geç, dinlen, diyor. Yahu kardeşim, ben senden para mı istiyorum, rahat bırak beni. Benim işim bu. Kendimi rahat hissettiğim, adadığım…

Tarihi açıdan bir pencere açılıyor. Bunu da yaşatan bir tarafı var. Bu önemli. Sadece tarihte mi kalacak bu yapılan şeyler. Günümüzde kimse yok mu? Devam ettirenler olmayacak mı? Bir sanatkârdan duymuştum, şöyle anlatıyor. Çocuğunu getirdi, eti de benim kemiği de benim, diyormuş. Eskiden tam tersini söylerlerdi. Eti de senin, kemiği de…

Adam geldi kaç para vereceksin, diye soruyor; önce parayı soruyor. Sanatı kapma derdi yok.

Bu işin devam etmesi için yönlendirme olması gerekiyor. Bu işe Kültür Bakanlığı mı, Belediyeler mi olur, başka kurum mu olur biraz da bu işlere sahip çıkması lazım. Sanatkârlara sahip çıkılmalı. Milletler sanatıyla, sanatkârıyla var olurlar.

Eserler ortada. Bu biraz da takdir-i İlahi. Kıymetini bilenler elbette olacaktır. Bugün meslek okulları var. Meslek edindirme kursları var. Buralardaki talebelerden bu işlere yönlendirme olmalı. Bizim gibi çekirdekten yetişen ve bu işlere gönülden bağlı insanlara da buralarda alanlar açılmalı.

Yoksa bizim yetiştirdiklerimiz sadece para kazanıyor. Sanatı koruma derdinde olan az. Anne babalar da çocuklarına kıyamıyor. Allah sonumuzu hayr etsin.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,