İMANDAKİ DOĞUŞ

105. Sayı İman

2000 yılı idi. Mardin ordu evinde vatani görevimi yerine getiriyordum. Dini yasaklar dışında her şey normal seyrinde ilerliyordu. Birkaç asker arkadaşımızla beraber İman ve Kuran Hizmetini yapmaya gayret gösteriyor, mescit olmadığı için namazlarımızı çamaşırhanede, derslerimizi ise kazan dairesinde yapıyorduk. 28 Şubat’ın kararlarının en revaçta olduğu dönemlerdi. Kur’an okumak yasak, dini kitaplar yasak, hele Risale-i Nur zinhar yasaktı. Bir şekilde elime geçirdiğim Osmanlıca bazı Risale-i Nur eserleri vardı. Sahabe efendilerimizin Mushafları sakladıkları gibi biz de içeride bu eserleri saklıyorduk.

Bir akşam kazan dairesinde yaklaşık 11-12 asker arkadaşımla birlikte Risale-i Nur okuyor ve Hizmet-i İmaniye ve Kur’aniyeye hadim olmaya çalışıyorduk. Derken birden kazan dairesinin kapısı aralanıverdi. Yüreğimiz ağzımıza gelmişti. Her an bir komutan gelip bizi bu halde yakalayabilirdi. Kapıyı açan aynı dönem devrelerinden ve o zaman da şimdi de çok meşhur olan bir pop sanatçısıydı. “Ben de size katılabilir miyim?” diye sorduğunda bir an ne diyeceğimizi şaşırmış ve duraklamıştık.

Şaşkınlığımızı attıktan sonra içeri buyur etmiştik. Bu meşhur pop sanatçısı daha içeriye girer girmez “Allah var mıdır? Varsa bana ispat edebilir misiniz?” diye sordu. Çünkü bu güne kadar Allah’la hiç işi olmamış; iman nedir bilmiyor, peygamber kimdir tanımıyordu. Bu taraklarda hiç bezi olmamıştı. Ama belli ki onu rahatsız eden bir şeyler vardı.

Hikmet-i İlahi biz de Tabiat Risalesini okuyor ve Allah’ın bir ve tek olduğunu ve her şeye gücünün, kudretinin nüfuz ettiğini arkadaşlarla beraber mütalaa ediyorduk. Ondan kırk dakika hiç konuşmadan okuyup, anlattığımız hakikatleri dinlemesini istedim. Evet, o kırk dakikanın sonunda bir iğnenin ustasız, bir kitabın kâtipsiz, bir köyün muhtarsız olamayacağını anlamıştı ki şu koca kâinatın; yıldızların, galaksilerin, dünyanın, ayın ve sonsuz fezanın sahibinin Allah olduğuna iman etmişti.

Elimde bir mandalina vardı ve mandalinadan misal vererek bir ilahı kabul etmezsek, yerin altında ve üstünde binlerce ilah kabul etmek zorunda kalacağız, diye söyledim. Çünkü o mandalinayı bu hale getirmek için; renk fabrikası, zar fabrikası, dilim fabrikası, çekirdek fabrikası ve hakeza böyle yüzlerce fabrika lazım olduğunu anlattım.

Bir anda durdu ve ayağa kalkıp “Ben bugüne kadar boşa yaşamışım” dedi. Milyonları peşinde koşturan o meşhur pop yıldızı, acizliğini ve fakirliğini gizleyemiyordu. Bizimle birlikte namaz kılmak istemişti. Önce abdest almayı öğrettik ve sonra hayatının bir ilki olan namazı, yatsı namazını, bizimle birlikte kıldı ve ertesi gün ve ertesi gün… Durmadan namaz kılıyor ve yine hayatının bir ilki olan orucu Rabbi için tutuyordu.

Elhamdülillah Risale-i Nur bir kişinin daha kalbine iman tohumunu ekmiş ve yeşereceği günü bekliyordu. Simdi duyuyorum ki; o meşhur pop sanatçısı televizyonlarda Allah’ın kanunlarının hüküm sürmesi için dua ediyormuş. Rabbim inşallah Risale-i Nur’un ekmiş olduğu o tohumun yeşereceği günleri bizlere göstersin. Âmin.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,