Çocuk ve Ekran

102. Sayı Aile ve Çocuk Sağlık
Çocuk ve Ekran

MEHMET TEBER

Çocukların maruz kaldıkları ekran çe­şidi gün geçtikçe ar­tı­yor. Bir nesil ön­cesinin çocukları sadece televizyonu bili­yor­du. Sonrasında bilgisayar her evin bir parçası haline geldi. Son bir kaç yılda ise hayatımızdaki ekranların sayısı tablet ve telefonlar ile oldukça arttı. Şüphesiz evi­mizdeki bu ekran artışının birçok etkisi var. Ekranlar hayatımıza konfor ve keyif kattılar ama hayatımızdan birçok şeyi de alıp götürdüler. Bu zararın en büyük etkisi ise çocuklar üzerinde oldu.

Eskinin sokakları artık yok. Çocuklar gün boyu evdeler. Evdeki çocukları oya­la­manın en kolay yolu ise onları ekran ba­şına oturtmak. Bu sayede çocuklar ses çıkarmadan, etrafı dağıtmadan dura­bili­yorlar. Yani ekran çocukları susturmak için önemli bir araç. Bir nevi, bakıcı ya da yatıştırıcı gibi. Yemek yerken ekranı açıp çocuğu doyurmak mümkün. Bir ekran görüntüsü ile ağlayan çocuğu sus­turmak mümkün. Arabada giderken ço­cukla konuşup onunla sohbet etmek ye­rine ekranı verip onu kendimizden uzak tutmak kolay. Ekran sayesinde ortalık da­ha az dağılıyor, evde daha az ses çıkıyor, çocuk daha az konuşuyor. Kısacası ekran bizler için bir kaçış yolu. Gelin görün ki çoğu zaman susturmak, sesini kesmek, oyalamak için ekran başına oturttuğumuz çocuklar ekrandan oldukça zarar görüyor.

Öncelikle ekran, çocukların serbest oyun hakkını elinden alarak onlara zarar verir. Çocuklar oyun aşkı ile doğarlar. Oyun oy­namak onlar için yemek ve içmek kadar doğal ve gereklidir. Çünkü çocuk dünyayı oyunla keşfeder ve tanır. Üstelik oyunun iyileştirici ve geliştirici etkisi de vardır. Ço­cuk, oynadığı her oyunda duygusal, sos­yal ve bilişsel becerilerini geliştirir. İp at­layan çocuk fiziksel bedenini geliştirirken, oyunda sıra bekleyen çocuk sabrı öğrenir. Ayrıca çocuk serbest oyun esnasında ar­zu­larını, çatışmalarını, kaygılarını oyuna yan­sıtır ve rahatlar. Ekrana maruz kalan çocuk­lar ise çok oynayamadıkları için oyu­­nun geliştirici ve iyileştirici etkisinden mahrum kalırlar.

Ekran, aynı zamanda çocuğun hareket im­kanını da elinden alır. Eskinin ekmek arası peynir ile sabahtan akşama kadar koşturan çocuklarının yerinde, günümüzde olduk­ça kalorili beslenen ancak yeteri kadar hare­ket edemeyen çocuklar var. Hareketsizliğin en büyük nedenlerinden biri ise ekranlar. Ekranlar, çocukları bulundukları yere sa­bitliyor ve hareketi durduruyor. Bu da çocuklara zarar veriyor.

Ekran varlığı ile çocukların hayal gücünü de elinden alır. Çocuklar ekran ile muhatap oldukça hayal dünyaları küçülür. Ekranla çok muhatap olan çocuk, zamanla ekransız oyun kuramaz, boş vakit geçiremez olur. Bir süre sonra da ekransız yapamaz hale gelir. Halbuki hayal gücü, çocukların en büyük gücüdür. Ekran karşısında hayal edemeyen ve ona sunulanı alan çocuk bir süre sonra bu yetisini kaybeder. Hayali oyunlar kur­gulayarak kendini oyalamak artık çocuk için mümkün olmaz. Bir yolculukta, herhangi bir köşede beklerken hayalini kullanmak yerine telefon ve tablet ister.

Ekran çocukların sosyalleşme imkanını da elinden alır. Ekrana aşırı muhatap olan ço­cuklar sosyal ipuçlarını yakalayamazlar. Dil becerileri kısır olur. İletişim yöntem­lerin­den habersiz olurlar. Gün boyu onlara tep­ki vermeyen, iletişime geçmeyen düz ekra­na baktıkça çocuklar asosyalliğe doğru kayar.

Ekran sadece varlığı ile bile çocuklara za­rar verir. Çünkü onların elinden onlara iyi gelen birçok etkinliği almış olur. Ek­ran aynı zamanda sunduğu içerik ile de çocuklara çok zarar verir. Birçok dizi ve sanal oyunda şiddet ana unsur olarak bu­lunur. Ekranlardaki şiddet, çocukların şid­deti bir çözüm yolu olarak görmesine, mo­del almasına neden olur. Ekran, şiddeti nor­malleştirir ve sıradan gösterir. Ekran­da şiddeti çokça gören çocuklar şiddete duyar­sız hale gelir ve şiddet görene yardım etmekten uzak kalır.

Ekranda sunulan aşk, moda, sevgili, cinsel­lik ve alışveriş gibi kavramlar çocukların dünyasını olumsuz etkiler. Çok küçük yaş­ta yetişkin kavramları ile büyüyen ço­cukların dengesi bozulur. Bunun sonu­cunda zihnen yetişkin ama bedenen ve duygusal olarak küçük çocuklar ortaya çıkar. Yetişkin gündemi ve kavramları ile büyüyen çocuk çocukluğu tam yaşamadan büyümüş demektir. Yaşanmamış çocukluk, gelecekteki büyük acıların habercisidir.

Kimi film, çizgi film ve animasyonda su­nulan bilinçaltı telkinler, subliminal me­sajlar da çocukların saf zihinlerine za­rarlı tohumları eker. Sahneler arasına us­taca yerleştirilen bilinçaltı görüntüler, ko­nuş­ma­lar arasına serpiştirilen cümleler, seslerin arasına yerleştirilen gizli seslerle insan zihni yönlendirilebilir. Ekran bu yönü ile de çocuklar için bir risk oluşturur.

Kısacası ekran, içeriğinden bağımsız ola­rak varlığı ile çocukların oyun, hareket, ha­yal gücü ve sosyalliklerini elinden ala­rak onlara zarar verir. Yani çocuklar ek­randa faydalı program izleseler bile aşırı derecede ekran başında kaldıklarında ek­ran başındayken oyun oynayamadıkları, ha­reket edemedikleri, hayal kuramadık­ları ve sosyal iletişimde bulunamadıkları için zarar görürler. Bunun yanında ekranda su­nulan yalan, şiddet, intikam, aşk, cin­sel­lik ve moda gibi içerikler çocukların ruh dünyasını olumsuz olarak etkiler. Bi­linçaltı mesajlarla çocukların zihinleri yön­lendirmeye açık hale gelir.

Psikolojik açıdan sağlıklı çocuklar yetiş­ti­rebilmek için çocuklarımızın ekran ile olan ilişkisini kararlı bir şekilde dü­zen­lemeye ihtiyacımız var. Ekranı ve zarar­larını küçümsemek birçok çocuğun psi­kolojik yara almasına neden olabilir. Ço­cuklarımızın ekrana değil insana ve yüz yüze kurulan insan ilişkilerine ihtiyacı vardır. Sanal oyunlar ise hiç bir zaman ger­çek oyunun yerini tutamaz.

Çocukların Ekranla İlişkisi Nasıl Olmalıdır?

Derneğimiz çocuğun ekran ile olan iliş­kisinin aşağıda belirttiğimiz sınırlar çerçe­vesinde düzenlenmesi taraftarıdır.

Çocuklar Ekran Başında Ne Kadar Kalmalıdır?

Burada belirtilen ekran sürelerine tablet, telefon, bilgisayar ve televizyon dahildir.

0-3 yaş: Olabildiğince ekrandan uzak tu­tulmalıdır. Ekran başında vakit geçirme­melidir.

3-6 yaş: Günlük toplam süre 20-30 da­ki­kayı geçmemelidir.

6-9 yaş: Günlük toplam süre 40-50 da­ki­kayı geçmemelidir.

9-12 yaş: Günlük toplam süre 60-70 da­ki­kayı geçmemelidir.

12 yaş üzeri: Günlük toplam süre 120 da­ki­kayı geçmemelidir.

Çocuklar Ne Zaman, Ne Kadar Sanal Oyun Oynamalıdır?

6 yaş öncesi çocukların sanal oyunlarla tanışması doğru değildir. Sanal oyunla ta­nışma dönemi 7 yaştır. Okul çağı çocuk­ları, hafta içi okulun olduğu dönemde sanal oyunlardan uzak tutulmalıdır. Sa­nal oyunlara sadece hafta sonu ve tatil dönemlerinde müsaade etmek ve genel olarak 2 saat ile sınırlamak daha doğrudur. Çocukların sanal oyunlarla ilişkisini sınır­lı tutmak amacı ile anne-babanın telefon­larında oyun yüklü olmaması en güzelidir.

Çocuklar İnternetle Ne Zaman Tanışmalıdır?

Çocukların internetle tanışma yaşı genel olarak ilkokul çağıdır. 7 yaşından itibaren çocuklara internet kullanımı öğretilebilir. Çocukların interneti kullanmaya başla­ma­sı ile birlikte internete aile şifresi mut­laka konulmalıdır. Çünkü internette por­nog­rafik içeriğe ulaşmak günümüzde çok ko­laydır. Çocuk internette arama ya­pabildiği yaşa gelindiğinde interneti aile şifresi ile korumak gerekir.

Çocuklara Ne Zaman Telefon Alınmalıdır?

Ciddi güvenlik, haberleşme sorununun ol­du­ğu durumlar hariç çocukların cep te­le­fo­nuna sahip olma yaşı genelde lise döne­midir. Bu dönem öncesinde çocuğun tele­fona haberleşme amacı ile ihtiyacı yoktur. Çocuğun çok ısrarcı olduğu du­rumlarda çocuğa, MP3 ve MP4 çalar, ipod gibi telafi edici gereçler alınabilir. Çocuklara alınacak telefonların yüksek özellikli telefonlar ol­ma­ması önemlidir. Çocuğa telefon alınır­ken, telefon parasının bir kısmını çocuğun biriktirmesini bek­lemek doğru olacaktır.

Çocuklar Ne Zaman Sosyal Medya Hesabı Açmalıdır?

Facebook ve Twitter gibi sosyal medya si­teleri, hesap açılması için gereken yaş sı­nırını 13 olarak belirlemiştir. Sosyal med­ya, kişisel bilgilerin paylaşıldığı mec­ralardır. Bu mecrada çocuklara yönelik art niyetleri olan kişiler oldukça fazladır. İçerdiği riskler nedeni ile sosyal medya hesapları açarken acele etmemek gerekir. Derneğimizin sos­yal medya hesapları için öngördüğü yaş 16’dır. Sosyal medya hesa­bı olan çocuklara kişisel bilgilerin nasıl gizleneceğini de öğ­retmek gerekmektedir.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,