ÇOCUKLARIN YÜREĞİNE DOKUNMAK İSTER MİSİNİZ?

Kumru Özge Yağmur | Mülakat: Şirin Kalem Çocuk Dergisi

 

Kumru Hanım, kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Adım Kumru Özge YAĞMUR. 1984 Mersin doğumluyum. 2008 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Bölümünden mezun oldum. 2008-2010 Mersin Final Dergisi Dershanesinde öğretmenlik yaptım. 4 ay kadar Mersin Yenişehir Başarım Dershanesinde çalıştıktan sonra Şubat 2012’de Şemdinli Derecik İMKB Çok Programlı Lisesine (Yeni adıyla Şemdinli İMKB Çok Programlı Anadolu Lisesine) Biyoloji Öğretmeni olarak atandım.

2013 yılından beri, okulumdaki ve çevre okullardaki öğrenciler için yardım toplayıp dağıtıyorum. Kıyafet, yiyecek, kitap, dergi, puzzle, ayakkabı, örgü yünleri, okullara saat. Yani aklıma gelen, ulaşabildiğim her yerden yardım topluyorum. Her adımım da bir sonraki için fikir veriyor.

Size yazmamda, buradaki insanların dini hassasiyetlerine karşı bilgi eksikliklerinin çok olduğunu imam arkadaşlarla olan konuşmalarımızda çok fazla dile getirmemiz, etkili oldu. Onlar bu konularda sadece çocuklara değil, ailelere de yakın olunca eksiği görmeleri daha kolay, çıkarımları daha doğru oluyor.

Açıkçası çok dergiye, çok yayınevine yazdım ama bana bu kadar içtenlikle ve güvenerek dönen sadece siz oldunuz. İnsanların birbirlerine güvenmeye korktuğu bir zamanda bana güvenmeniz beni ayrıca çok mutlu etti.

Hakkâri’de kutsal ve önemli bir vazife icra ediyorsunuz, öğretmenlik yapıyorsunuz. Öğretmen ve öğrenciyi -vazife yaptığınız bölge şartlarını da göz önünde bulundurarak- tanımlayabilir misiniz?

Hakkâri’de öğretmenlik farklıdır. Şemdinli’de daha farklı; (atandığım yıl Şemdinli’de dershanede çalıştığım için bunu çok net söyleyebiliyorum). Derecik Beldesinde çalışmak çok daha farklı.

Bulunduğunuz bölgede eğitim şartları –eksik ve fazlasıyla- ne durumda?

Burada çocukların sosyal hayatları yok. Özellikle kız öğrencilerin arkadaşlarını gördükleri, rahat rahat birlikte zaman geçirdikleri, kendileri için bir şeyler yaptıkları özgür oldukları bir yerdir okul. Aynı mahallede oturup okul dışında görüşemeyen öğrenciler var burada. Aynı aileden olup aile içindeki kırgınlıktan dolayı birbirlerini sadece okulda görebilen çocuklar var. Okul, öğretmenlerle iletişimleri de iyiyse onlar için ilaç… Mutlu oldukları, çalışabildikleri, kimse karışmadan kitap okuyabildikleri bir yerdir okul. Kendileri oldukları belki de tek yer.

Öğrencileriniz için en acil ve ehemmiyetli konu -size göre- nedir, neler söylersiniz?

Burada öğretmenlik yapmak birilerinin sadece geleceğine, gideceği üniversiteye dokunmak değil onların YÜREKLERİNE, onların HAYATLARINA, onların BENLİKLERİNE dokunmaktır. Benim 9. sınıfta aldığım şimdi 12. sınıfta olan CAN’larım var. O kadar kıymetliler ki benim için, bunu anlatabilmek zor. Onların sevgileri her gün okula gitmeme sebep. Ki bunu hiç abartmadan yazıyorum. Ne derdim olursa olsun, onların gülümsemeleri her şeyi unutturuyor.

Şu anki halinize katkı olarak ne olsa daha şevkli ve verimli şekilde öğretmenlik yapardınız?

Burası her sene daha iyi olsa da sıkıntılı bir coğrafya. Elektrik kesintisi, su kesintisi, şebekenin olmaması, ulaşımın zor hatta çok zor olması başlı başına burada yaşamayı zor kılan şeylerken insanların sıcaklığı, misafirperverliği, samimiyetleri burada geçen zamanı yaşanılır kılıyor.

Bir gün öğrencimin birine “Sınava hazırlanman senin için daha kolay değil mi? Şansın varken sınavı kazanıp bir üniversiteye gitsen, kurtulsan bu hayattan demiştim.” “Babam ya çalış ya da ekmek yok sana dedi; çalışmak zorundayım” demişti. İnsanlar zor hayatlar yaşıyorlar ne kadar zor olduğunun farkında olmadan hem de. Her şeye o kadar hızlı alışıyor ki insanoğlu, şartlar değişince farkına varabiliyor ancak.

Çocuklara kızamıyorum. İlkokul ve ortaokulda bir şey öğrenmeden gelmişler. Gelen öğretmenlerin büyük çoğunluğu, geldiği ilk yıl hemen evlenip gitme derdine düşüyor. Bu durumda verdikleri eğitimin kalitesini konuşmaya bile gerek kalmıyor çoğu zaman. Liseye boş gelen öğrenciye de ne kadar destek olursanız olun, bir şeyler yapması gerçekten zor. İyi öğrencilerimiz de var ama azınlıktalar. Şartlar zor. Sınırda yaşam böyle…

Her şey olumsuz değil tabi. İlk geldiğim yıla göre daha iyi durumdayız; bunu da eklemeliyim. Her yıl daha çok öğrenciyi üniversiteye gönderiyoruz ya da bilinçlenip Van’a ya da akrabaları varsa farklı illere –dershanelere- gidip üniversite okumak için çabalayan öğrencilerimiz artıyor. Bu yıl kendi sınıfımdan Tıp Fakültesine gidecek kapasitede öğrencilerim var. Sınav kaygılarını aşarlarsa inşallah o günleri de göreceğim 🙂

Ve Şirin Kalem Çocuk Dergisi… Bizimle irtibat kurup dergilerden talep ettiniz ve buradaki yavrularımıza ulaşmasına vesile oldunuz. Öncelikle teşekkür ederiz. Peki neden?

Aileler çocuklarını okula gönderiyorlar ama her şeyin devlet tarafından yapılması gerekiyormuş gibi bir anlayışa sahip olanları çok fazla. Servis ve öğle yemeği ücreti yok zaten. Ama kitap almaları gerektiğinde para verecek aile sayısı çok az. Çocukların çoğu kendileri çalışmasa paraları olmaz. Şimdi kazandıklarını telefon ya da benzeri eşyalara vererek hayatları güzelmiş gibi yaşıyorlar, mezun olduktan ve işsiz kaldıktan sonra “KEŞKE” diyecekler biliyorum, çünkü bunu çok yaşadım.

Okulun fiziki yapısı normal. Akıllı tahtamız yok ama karatahta sayısı da az. Kitap satılan bir yer olmadığı için öğrencilerin kaynak sıkıntılarını biz karşılamaya çalışıyoruz. Okul içinde -çok ciddi- eğitimi aksatacak sıkıntılar yok. Kütüphanemizde kitaplar çok fazla değil ne yazık ki. Okumayı ne kadar çok sevdiklerini bilseniz, bunu neden söylediğim anlardınız. Bu yıl müzik odasını aldım ve uzun bir uğraştan sonra açtım. Kendi kitaplarımı, topladığım dergileri ve kitapları, illerden istediğim tanıtım broşürlerini, puzzle ve tabu gibi oyunları koydum. Kuzularım çok sevindi.

Öğle aralarında iyi vakit geçirecekleri bir ortam oluşturmaya çalışıyorum. Tabi bütün öğrencilere ulaşmam zor. Sadece gerçekten emek veren ve okumak isteyen öğrencileri yönlendiriyorum. Sizin dergilerinizden kendime ayırdığım birkaç sayıyı da koydum. Eksik çok ama zamanla tamamlanacağını düşünüyorum.

Öğrencilerin yaşadıkları sıkıntılar çok. Bu yıl rehber öğretmenimiz var, ama geçen 2 yılda yoktu. Öğrencilerin aile içinde gördükleri tacizler, dayaklar ve incitici olaylar da çok. Bu konuda onlara yardımcı olmanın yollarını bulabilsek keşke… Çok çocuklu ailelerin ‘kayıp’ çocukların birçoğu. Onları o hayattan uzaklaştıracak bir yol olarak puzzle almıştım ki birkaç öğrenci beni şaşırtacak derecede odaklanmıştı ve iletişim kurmaya başlamıştı benimle.

Bu konuda ne yapılabilir, inanın hala bilmiyorum. Öğrencilerle geçen zaman sınırlı, hepsine ulaşmak zor. -Taşımalı eğitim olunca- okul sonrası görüşebilmek -evlerine gitmediğiniz sürece- zor. Evlerine gidebileceğiniz yakınlıkta öğrenci sayısı az. 2 saatlik mesafeden gelen çocuklar var. Bu konu, yazımdaki karmaşadan da anlayacağınız gibi karmaşık.

Bu şartlarda onlar için en öncelikli şey, çalışabilecekleri sakin bir ortam. Aile baskısı, ev işi yapma, misafir, düğün derdi olmadan sadece derslerine, sınavlarına ve kendilerine odaklanabilecekleri bir ortam. Bunun için de yurt gerekiyor. Sözde yapılacak ama hala bir taş bile konulmuş değil.

Onlara daha farklı hayatların var olduğunu, yaşadıkları hayatın sınırları içinde hapsolmamaları gerektiğini göstermek gerekiyor. Dergilerle bunu yapmaya çalışıyorum. Bilim Teknik, Atlas ya da National Geographic gibi dergilerle dünyadan haberdar olmalarını sağlamaya çalışıyorum. Sadece fotoğraflara bakıp etkilenen o kadar çok öğrenci var ki şaşkınlıkla ve sevinçle izliyorum.

Dergilerin çocuklara ulaşması konusunda nasıl bir yol takip ettiniz, en gibi durumlar yaşadınız, ilginç ve güzel olan neler vardı bu faaliyette, bizlerle paylaşır mısınız?

Dergileri aldıktan sonra, okullarla irtibata geçtim. Daha önce farklı yardımlar da gönderdiğim için birçok okulla iletişim halindeyim. (KIRCA, ÜÇYAN, DERECİK, KOÇYİĞİT, UMURLU, YEŞİLOVA, YOLGELDİ, ÖNTEPE, GELİŞEN İLKOKULLARI) Bazı okullara araç bulursam kendim götürüyorum ki bu benim en sevdiğim durum:) Bazılarını da o köyde yaşayan imam arkadaşlarla ya da öğrencilerle gönderdim.

Çocukların dergileri alınca öğretmenlerine beni aratıp teşekkür ettikleri zaman, benim için çok güzel bir andı. Yine dergileri götürdüğüm 2 okulda çocuklar sarılıp öptü beni ve teşekkür ettiler. Nasıl mutlu olduklarını anlatmak zor! Küçücük yüreklere dokunmak çok farklı… Beni gördüklerinde yanıma gelip “Dergileri okuyorum” ya da “Resimleri boyadım” diyen kuzular çok fazla.

Çocuklar çok farklı. İmam arkadaşlarla gönderdiklerim için imamlara sürekli teşekkür ediyorlarmış. Öyle bir şey oldu ki beni gören çocuk dergi istiyor 🙂 Van’a Üniversiteye gidip geldiğim için bu ara yoğunluğum fazla. Kış da gelince zor oluyor çıkıp okulları ziyaret etmek ama elimden geleni yapıyorum.

Bu çalışmanın devam etmesi herhalde iyi olur. Buradan bizimle irtibata geçerek bu tarz yayınların size ulaştırılmasına destek vermek isteyenlere neler söylemek istersiniz?

Şirin Kalem Çocuk Dergisi konusunda bize destek olacak arkadaşlar, kuzucukların yüzünde kocaman bir gülümseme görecekler öncelikle. Sonra kuzucuklar dergileri okudukça, bir şeyler öğrendikçe, sizi her gördükleri yerde sorular soracaklar; “Daha başka dergi yok mu?” diyecekler. Okumayı, öğrenmeyi sevmeye başlayacaklar. Sizi sevecekler, tertemiz yürekleriyle ve sizi asla unutmayacaklar…

Ayırdığınız vakit ve yaptığınız çalışmalardan dolayı bir kez daha teşekkür eder, başarılar dileriz.

 

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,