Kerem Bey, sizi ve Yeryüzü Doktorlarını tanıyabilir miyiz?

Kerem KINIK | Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Başkanı

1970’de Hekimhan’da öğretmen bir anne babanın evladı olarak doğdum. Kanlıca, Bebek ve Paşabahçe’de ilk ve orta öğrenimimi tamamladım. 1993’de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Mecburi hizmetimi Amasya’da Sağlık Ocağı Sorumlu Hekimi olarak tamamladım. 1995 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Dairesi’nde Müdür Yardımcısı olarak göreve başladım. 1999 yılında özel sektöre sağlık işletmecisi olarak geçtim. 2004 yılında İstanbul İl Genel Meclisine seçildim, meclis üyesi ve Sağlık Komisyonu Başkanı olarak beş yıl hizmet verdim. Bu süre zarfında Avrupa Birliği Bölgeler Asamblesi Sağlık ve Sosyal Politikalar Komisyonunda İstanbul’u temsil ettim. İngiltere’de Portsmouth Üniversitesinde Stratejik Bilgi Teknolojileri Yönetimi eğitimi aldım. Ulusal ve uluslararası teknoloji firmalarında Genel Müdürlük faaliyetlerimden sonra son çalışma yerim olan Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi’nde Rektör Danışmanı olarak çalışmaktayım. Diş Hekimi Hatice Öztürk Kınık’la evliyim ve Muhammed Furkan, Abdullah Harun ve Fatıma Zehra’ya babalık vazifelerimi Yeryüzü Doktorlarından kalan zamanda yerine getirmeye çalışıyorum.

Yeryüzü Doktorları uzunca yıllara dayanan bir sosyal birlikteliğin sonunda doğdu. Afetler, savaşlar ve yoksulluk gibi nedenlerle pek çok insan ve toplum mahrumiyet içerisinde en temel insan hakkı olan sağlık hizmetlerine erişemiyor ne yazık ki. Bizler de “Acaba bir nebze de olsak bu yaraları sarabilir miyiz? Bizde olanları ihtiyaç sahipleri ile paylaşabilir miyiz?” diye sorduk ve Yeryüzü Doktorlarını 2000 yılında kurduk.

Yeryüzü Doktorları, felaketlerin, savaşların ve iç karışıklıkların açtığı her yarayı sarmak için, dünyanın her bölgesine ulaşmaya çalışıyor ve tıbbi yardıma ihtiyaç duyan insanlar için çeşitli sağlık projeleri hayata geçiriyor. Kimi yerde tam donanımlı hastaneler ve sağlık merkezleri inşa ederek, kimi yerde beslenme sağlığı merkezleri kurarak sürdürülen bu projeler, on binlerce insanın hem derdine deva, hem ruhuna şifa oluyor.

İslam dünyasının problemler, ihtiyaçlar içerisinde olmasını nasıl yorumluyorsunuz, neden böyle? Hem İslam dünyasındaki bu ihtiyaçlar gerçekten yokluktan mı, yoksa varlığın değerlendirilememesinden midir?

İslam dünyasının eğitim, sağlık, toplumsal refah, adalet, demokrasi, insan hakları gibi alanlarda çok büyük zaafları bulunmakta, bu durumu parçalanmışlık ve lidersizlik derinleştirmektedir. Dünyadaki kaynakların insanlar arasında ayrım gözetilmeden eşit şekilde paylaşılması gerektiği herkes tarafından evrensel bir değer olarak addedilir ama iş uluslararası ilişkilerin pratiklerine dayandığında dünya tarihi,  aç gözlülük ve hırs etkisiyle kendi çıkar dairesinin dışında kalanlara büyük bir umarsızlıkla yaklaşan ülkelerle doludur. Kendi medeniyet ekseninde sağladığı birliği kaybeden İslam dünyası, bu pay kavgasında hep pasif kalmıştır. Medeniyet perspektifli düşünemedikleri için sahip olduğu zenginlikleri pervasızca boşa harcayan zengin İslam ülkeleri de aslında bu durumdadır. Refahın somut çıktıları değerlendirildiğinde bazı kalemlerde dünya standartlarının çok üzerinde seyreden ama bazı kalemlerde ölçüm bile yapılamayacak kadar fakir durumda olan bu ülkeler, esasen varlık içerisinde yokluk yaşamaktalar.

Bu ana sebep ortadan kalkmadan eğitim, sağlık, üretim, adalet, kalkınma üzerine yapılacak tüm yardımlar taşıma suyla değirmen döndürmenin ötesine geçemeyecektir.

‘Balık tutmayı öğretecek’ faaliyetleriniz de var mı? Yani gittiğiniz yerlerde yardım alanınızla ilgili eğitim faaliyetleri de yapılıyor mu?

Yeryüzü Doktorları faaliyet gösterdiği coğrafyalarda en önemli yatırımın insana yapılan yatırım olduğuna inanmaktadır. Bu bağlamda ülkelerin sağlık insan kapasitesinin arttırılması için çeşitli programlar yürütmekteyiz. Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans alanlarında formel mesleki eğitim programları, Tıpta Uzmanlık ve Sürekli Tıp Eğitimleri, Öğrenci ve akademisyen değişimleri, Sertifika Programları ve Bilimsel kongreler gibi kapsamlı programlarla toplumların sağlık insan gücü kapasiteleri arttırılmaktadır.

Medyada öne çıkan ülkeler var ama daha acil ihtiyaç sahibi bölgeler var mı, nereler?

Dünyanın en az gelişmiş 25 ülkesi Afrika kıtasında bulunuyor. Afrika’da yaşanan kıtlık, kuraklık ve iç savaşlar halkı çok zor durumda bırakıyor. Somali, zor durumda olan bu 25 ülkenin başlarında geliyor. Somali, Yeryüzü Doktorları tarafından, hastane, beslenme merkezi, Sağlık Meslek Yüksekokulu, Tıpta Uzmanlık Eğitimi, Gönüllü Sağlık Ekipleri gibi kısa, orta ve uzun vadeli projelerle desteklenmektedir. Somali, Türkiye medyasında adı sık sık duyulan ve büyük yardım kampanyalarıyla desteklenen bir ülke. Afrika’da Somali gibi adı duyulmayan ancak yoklukla boğuşan nice ülkeler var.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Afrika’nın en fakir ülkelerinden biri. Yeryüzü Doktorları; sahip olduğu coğrafi avantajlara rağmen insani yardım olmadan kendi kendini idame ettiremeyen bu ülkede uzun vadeli sağlık projeleri yürütüyor. Lubumbashi’de pek yakında açılacak olan 60 yatak kapasiteli Hewa Bora hastanesi ve civar bölgelerdeki sağlık klinikleri bunlardan bazıları.

Yine Afrika’da; Nijer, Moritanya, Sierra Leone ile Arap yarım adasında Yemen, insani yardım listesinde üst sırada olması gereken ülkeler arasında.

Yeryüzü Doktorları olarak STK ve devlet yetkililerinden bölgeye ait nasıl bir talebiniz olurdu? Bizler neler yapabiliriz?

Yeryüzü Doktorları’nın ağırlıklı olarak faaliyet gösterdiği fakir Afrika ve Asya ülkelerindeki sağlık merkezleri ve buralarda çalışan sağlık profesyonellerinin gerek eğitim, gerekse ekipman anlamında desteklenmeleri gerekmektedir. Kampanyalarımızın ve faaliyetlerimizin duyurulması hazırladığımız projelere fon bulma anlamında ciddi katkılar sağlayacaktır.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,