“DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR’’

97.Sayı Mülâkatlar

 

Av. Hakkı AYGÜN | Hayrat İnsani Yardım Derneği Başkanı

Hakkı Bey, Hayrat İnsani Yardım Derneğini kısaca tanıyabilir miyiz?

Hayrat İnsani Yardım Derneği, Hayrat Vakfı ile irtibatlı olarak 2013 Mart ayında kuruldu. Derneğimiz; Hayrat Vakfı’nın bugüne kadar sürdürdüğü ‘’İnsani yardım’’ faaliyetlerini, 40 yıllık birikim ve tecrübelerini dernek olarak devam ettiriyor, hayır sahiplerinin yaptığı yardımları itina ile ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor.

Faaliyetlerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Hayrat İnsani Yardım Derneği bugüne kadar yardımlarının büyük bir kısmını savaş ve yokluk içinde yaşamaya çalışan komşumuz Suriye’ye gerçekleştirdi. Suriye için “Sana İhtiyacım Var” kampanyası kapsamında 63 yardım tırını oradaki mazlum ve çaresiz halklara ulaştırdı. Acil ve öncelikli ihtiyaçlar tespit edilerek yardım kalemleri belirlendi. Bunların içinde ilaç, gıda, un, kıyafet, battaniye ve sünger gibi temel ihtiyaç malzemeleri mevcut. Bunun dışında Suriye’de bir de fırın kurduk. Her gün binlerce aileye buradan ekmek ulaştırıyoruz. Suriye içinde 18 ofis ve yüzlerce Suriyeli gönüllümüz bulunmakta. Gönüllülerimiz buradan toplanan yardımları oradaki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. En son Şam bölgesine yakın olan ve af edersiniz kedi köpek etinin yenmesine fetva verilen Guta ve Yermük bölgesinde de ofis açtık.

Bunun yanında Kızılay ile ortak yaralı Mücahid ve mazlumlar için 11.000 adet “kan durdurucu tampon” projemiz oldu. Ramazan ayında da Suriye içinde 15 bin kişiye iftar verdik. Diğer yardım kuruluşlarının ulaşamadığı 20 çadır kentte yardımlarımız devam ediyor. Savaş bölgelerinde en temel ve gerekli ihtiyaç hiç şüphesiz su kaynakları. Temiz ve kullanıma uygun su bulmak buralarda çok zor. Bu sebeple Suriye’de önemli mevkilerde 18 su kuyusu açtık. Şu anda bu kuyulardan yüz binlerce kişi istifade ediyor. Suriye’de maddi ve temel ihtiyaçların yanı sıra asıl gözden kaçırılmayacak ve hususiyetle üzerinde durduğumuz diğer bir mesele eğitim. Savaş başlayalı 4 yıl kadar oldu bu demek oluyor ki o yıl doğan bir çocuk şimdi 4 yaşında. Ya diğer çocuklar? Bu savaş elbet bir gün bitecek biz istiyoruz ki savaş sonrası ülkeyi kalkındıracak ve umut ışığı olabilecek nesiller yok olup gitmesin, eğitimlerine kaldıkları yerden devam edebilsinler. Bunun için Suriye’de eğitim faaliyetlerimiz devam ettiği gibi Kahramanmaraş, Gaziantep ve Şanlıurfa gibi vilayetlerimizde de eğitim çalışmalarımız sürüyor. Suriyeli binlerce talebe açılan okullarda maddi ve manevi eğitim görüyor.

Derneğimizin yardımları elbette ki Suriye ile sınırlı değil. Suriye’de yaşanan savaş ve hususen Türkiye’ye komşuluk gibi özel durumlarından dolayı bu bölgeye ulaşmak daha kolay fakat yardımlarımız tüm dünyada devam ediyor.

Kurban Bayramında 30 ülkede Kurban faaliyeti gerçekleştirdik. Yüz binlerce insana ulaştık, bayramlaştık, hasbihal ettik. Gittiğimiz hiçbir ülkeyi eli boş ziyaret etmedik. Ülkelerin gelecekleri olan çocukları mahzun bırakmadık. Bayramlık kıyafet, oyuncak, şeker, kırtasiye malzemesi ve Kur’an Elifbası dağıtarak onların da gönüllerini aldık, sevindirdik.

Ayrıca gidilen ülkelerde, o yerlerin önde gelen din ve devlet adamları ile irtibatlar kurduk. Türkiye’yi, Hayrat Vakfı’nı ve Hayrat İnsani Yardım Derneği’ni anlatma ve tanıtma imkânımız oldu.

Dünya üzerinde Müslüman ülkeler içinde en çok yardıma muhtaç elbette ki Filistin. Savaşın yanı sıra korkunç bir abluka içinde. Ramazan ayında İsrail’in Gazze’ye düzenlemiş olduğu saldırılar sırasında da İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Yeryüzü Doktorları ile beraber acil ilaç ve gıda yardımını oradaki masum halka ulaştırdık.

Şimdilerde yürüttüğümüz 54 ülkeyi kapsayan “Hayırda Yarışalım” kampanyasını gerçekleştiriyoruz. Kampanya kapsamında yetim, eğitim, sağlık, acil yardım başlıkları bulunuyor. Türkiye ve dünyadaki kurum ve kuruluşlar, STK’lar, Üniversiteler ve okullarla birlikte gerçekleştireceğimiz kampanyamıza tüm hayırseverlerin katkısını bekliyoruz. Hayırseverler derneğimizin web sitesi, facebook ve twitter dan bize ulaşabilecekleri gibi “3674”e kısa mesaj göndererek de kampanyalara katkı sağlayabilirler.

Bunların yanında, yurtdışından gelen misafir öğrenciler için kurulan Hayrat Uluslararası Öğrenci Derneğimizi de maddi olarak destekliyoruz.

Son olarak Konya Ermenek’te meydana gelen Maden kazasında Hayrat İnsani Yardım Derneği ekipleri olay vuku bulur bulmaz olay mahalline ulaştılar. Oradaki ailelere, kurtarma ekiplerine, güvenlik ekiplerine günlük bin kişilik yemek verildi, Sayın Bakanlarımız ve AFAD ekipleri ile koordineli çalışmalar yapıldı.

İslam dünyasının temel problemi nedir sizce?

İslam Dünyasının Problemleri ve Çözüm Yolları bundan yüz sene önce Bediüzzaman Said-i Nursi Hazretleri tarafından en mükemmel şekilde ortaya konulmuştur. Öne çıkan başlıklar; cehalet, fakirlik ve ihtilaf ile mücadele etmektir. Cehaletle mücadele, fen ilimleri ve din ilimlerinin mezc edilerek, imani ve ahlaki eğitim ile olabilir. Fakirlikle mücadele ise, sanayi ve teknoloji konusunda İslam ülkelerinin gelişmesi ve dayanışması ile olabilir. İhtilafın ilacı ise Müslümanların birleşmesi ve ittihad etmesidir.

Ayrıca Müslümanların yeisten ve ümitsizlikten kurtulması, sıdkın doğruluğun toplum hayatında ve siyasi hayatta diriltilmesi, Müslümanlar arasında kardeşlik ve muhabbetin tesisi, ehl-i imanı birbirine bağlayan nuranî irtibat noktalarının kuvvetlendirilmesi, İslam âlemindeki baskıcı rejimlerden kurtulma zarureti ve son olarak Müslümanların şahsi menfaatleri yerine, İslam âleminin menfaatini düşünmeleri en önemli temel meseleler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yardım faaliyetleri çerçevesinde gittiğiniz yerlerde insanların hallerini gözlemliyorsunuz, buna göre fikri, hayali bir resim çizecek olursanız nasıl bir fotoğraf çıkar ortaya?

İman ve Kur’an hakikatlerinden uzaklaşan ve dine karşı lakayt kalan İslam Dünyasının dört-beş asırdır tahakküm altında olduğunu görüyoruz. Artık bu gidişe bir dur demenin zamanı gelmiştir. Bunun yolu ise, doğru İslamiyet’i ve İslamiyet’e layık doğruluğu ve istikameti göstermemiz, İslamiyet’in esaslarını, iman ve Kur’an hakikatlerini bizzat yaşamamız, Allah’ın inayetine ve rahmetine istinat etmemizdir. Kafamdaki fotoğraf; bütün insanlığın huzur ve barış içinde yaşadığı bir fotoğraftır.

Bunun için, İslam Âlemi’nin bir an önce baskıcı rejimlerden kurtulması, İslami değerleri benimseyen liderler etrafında kenetlenmesi ve İttihad-ı İslam’ı gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu gerçekleştiğinde ise sadece Müslümanlar değil bütün insanlık âlemi barış ve huzura kavuşacaktır.

İslam coğrafyasının problemleri bu yapılan yardımlarla çözülür mü, yoksa yapılması gereken başka şeyler de var mı?

İslam dünyasının problemlerinin çözümünde maddi ve insani yardımlar hiçbir şekilde yeterli olamaz. Çünkü asıl olan mağduriyet üzerine yardımın yapılması değil, mağduriyeti ortaya çıkaran sebeplerin ortadan kaldırılmasıdır. Bu sebeple Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından dile getirilen ‘’dünya beşten büyüktür’’ ifadesi çok önemli. Çünkü dünyanın kaderi menfaat şebekesi olarak hareket eden ve ölüm ve gözyaşından başka bir şey vadetmediği fiilen tescillenen beş ülkeye teslim edilemez.

Bu konuda çok önemli bir mesele ise şudur. Dünyayı karıştıran şer güçlerin en büyük hedefi Ehl-i Sünnet dediğimiz sünni inancı ortadan kaldırmaktır. Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta oynanan oyunların, İşid ve Kürt gruplar arasındaki mücadelenin temelinde de bu vardır. Bu sebeple Türkiye’nin istikrarını devam ettirmesi ve güçlenmesi çok daha önemli bir hale gelmiştir. Ayrıca Türkiye’nin üzerinde durması gereken diğer çok önemli bir konu da; sadece maddi yardımlarla yetinmeyip, asırlardır boyunca elde ettiği İmani ve İslami birikimini ve kültürünü İslam coğrafyasında yaygınlaştırmak olmalıdır.

Rabbimizin Kelamına, İman ve Kur’an hakikatlerine, özellikle Risale-i Nur’daki imani ve Kur’ani delillere bütün insanlığın ihtiyacı var. Bu cihette Türkiye’nin çok kuvvetli olan bu birikimini bütün insanlığa ulaştırma vazifesinin olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla dünyevi yardımlar bir yana, insanların ahiretlerini kurtaracakları yardıma daha çok önem verilmesi gerekiyor. Muhammed Suresi 7. ayetteki ‘’Ey îmân edenler! Eğer (siz) Allah’a (dînine) yardım ederseniz, (O da) size yardım eder ve ayaklarınızı sâbit kılar’’ fermanı bize bu konuda yol gösteriyor.

Yurtdışındaki Müslümanlar Türkiye’yi nasıl görüyorlar, buradan asıl beklentileri neler?

Türkiye, son yıllarda sağladığı maddi ve manevi gelişim neticesinde İslam Âleminin tek umudu haline gelmiştir. Bütün İslam Âlemi’nin gözü Türkiye’dedir. Gittiğimiz ülkelerdeki en ücra yerlerdeki Müslümanlar bile kendi ülkelerinden çok Türkiye’deki gelişmeleri takip etmekte ve dua etmektedirler. Dünyadaki Müslümanların Türkiye’den asıl beklentileri; Türkiye’nin bütün İslam Âlemine liderlik ederek zulmü ortadan kaldırması, dünyada medeniyeti, ittifakı, adaleti, huzuru ve barışı tesis etmesidir. Çünkü ‘’Dünyaya söyleyecek sözümüz var’’ ve ‘’Dünya bizi bekliyor’’. Biz de Allah’ın izni ile bu duaların kabul olacağına inanıyor, bu yolda gayret gösteriyoruz.

 

 

 

 

Biz bir miras devraldık. 1436 sene öncesinden bu günlere gelen;

O zaman da zalimler vardı.

Mazlumlar sığınacak yer aradılar. İlahi emirle hicret ettiler kendi memleketlerinden. Muhacir ismi verildi onlara.

Geldikleri yerde Ensar vardı. Kardeşlerine kucak açan, her şeylerini paylaşan.

Sonra kardeş oldular. İnsanlığa, insanlığı ve yardımlaşmayı öğrettiler.

Yazdırdılar isimlerini asırlara ve tarihlere.

Onlar hayırda yarışan ümmetin evveli idi.

Bir de tarihin ahiri vardı. Ahir zaman denilen.

Yine zalimler çıktı. Zalimler için yaşasın cehennem dedirten.

Mazlumlar yine hicret ettiler. Aynı Muhacir gibi.

Ensar gibiydi onları karşılayanlar. Ahir ki hayırlı ümmet olmayı isteyen.

Suriye’deki kardeşlerinin yardımına koştular. Bütün Dünyayı karşılarına alarak.

Mısır’da Firavunlar tekrar dirildiler sanki. Katliamlar ve idamlar. Rabiatül Adeviyede yine beraberdi ümmet.

Esma oradaydı, dimdik ayakta. Ve hep orada olacak. Çünkü Allah yolunda şehit olanlara ölü denilemez.

Gazze ’de ise ayrı bir zulüm. Daha önce hiç görülmemiş türden. Zalimler zulüm yaptıkça kendi kuyularını kazdılar ateşin en derinine.

Ümmet yine durmadı. Kardeşlerine ulaşmak zor olsa da koştu yardımına.

Afrika, Afganistan, Myanmar, Arakan, Sudan, Somali, Endenozya ve daha nice yerler. Anadolu’dan çıkan rüzgar oralara ulaştı. İnsani yardım sadece bir yoldu bunun için. Kalplere giden. Bazen bayramlıktı tatlı tebessüme sebep olan. Her yerde olduğu gibi Suriye’de Arnavutluk’ta, Kazakistan’da ve Çeçenistan’da, Doğu Türkistan’da. Yetim ve öksüzler vardı. Zulmün kötülüğünü kalplerinde hisseden. Onları da unutmadı bu ümmet. Başlarını okşadı.

Çünkü Dünyaya söyleyecek sözleri vardı. Asırlar öncesinden bu güne aktarılan bir kelamdı dillerindeki. İnsanlığın kendilerini beklediğinin idrakinde. Tarih yazdıklarının farkında olmadan.

 

Av. Hakkı AYGÜN

Hayrat İnsani Yardım Derneği

 

 

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,