Nur Hizmetindeki Merkezi Vazifesi

93. Sayı Hüsrev Efendi

Bediüzzaman Hazretleri’ne, husu­san Emirdağ’da kaldı­ğı yıllarda çok büyük tazyikat yapılıyordu. Kimse ile görüştürmemek için kaldığı evin kapısı geceleri dışarıdan kilit­leniyor, bütün dünya ile irtiba­tını kesmeye çalışıyorlardı. O, bütün bu baskılara aldırmıyor ve talebelerinden ziyade kendi­siyle uğraşılmasından memnun oluyordu. Çünkü kendisi engel­lense de talebeleri onun bedeline risaleleri her tarafa neşrediyor­lardı. Hususan Isparta, Üstad’ın tabiriyle, Risale-i Nur’un Medresetüzzehrâ’sı olarak pek çok köy ve kasabalarıyla birlikte iman hizmetine koşturuyordu.

İşte Bediüzzaman Hazretleri’nin her şeyden tecrid edildiği bu dö­nemde, Hüsrev Efendi Isparta’da hizmetin merkez noktası ola­rak faaliyet gösteriyor ve Nur Hizmeti’ni çalışkanlığı, dirayeti ve isabetli kararlarıyla sek­teye uğratmadan ve Hazret-i Üstad’la sıkı bir irtibat halinde sürdürüyordu. Bediüzzaman Hazretleri’nden gelen mektub­ları çoğaltarak gerekli pek çok Nur adreslerine ulaştırıyor, ora­lardan gelen mektublar ve ha­berlerle alâkalı Hazret-i Üstad’a malumatlar veriyordu.

ediüzzaman Hazretleri malum sıkıntılar sebe­biyle, kendisini ziyaret etmek isteyenlerin önce Hüs­rev Efendi’yi ziyaret etmele­rini istiyordu. Abdurrahman Cerrahoğlu bunu hatıralarında şöyle anlatıyor: “Emirdağ’a Üstad Hazretleri’ni ziyarete gittim. Emirdağlı Mehmed Çalışkan Ağabey vasıtasıyla Üstad Hazretleri’nden mü­saade alındı. Üstad’ın müte­vazı odasına girdik. Yanımda İstanbul’dan hemşerim Os­man Göroğlu vardı. Ellerin­den öptük. Bana: ‘Hüsrev’e gittin mi?’ diye sordular. Evvela, Hüsrev Efendi’yi zi­yaret ettiğimi söyledim. ‘İyi yaptın, Hüsrev’e kırk canım olsa fedâ olsun’ dediler.”

Yine Hazret-i Üstad kendi­sine mektub yazan bazı kim­seler için; “Sizin vasıtanız ile benimle muhabere etse, daha maslahattır ve müna­sibdir. Çünkü ekserce siz benim bedelime istediğini yapabilirsiniz.” gibi ifadeler­le kendisi ile değil Isparta ile muhabere etmesini istiyordu.

Hulusî Bey’in Emirdağ Lâhikası’nda yer alan şu ifade­leri de Hüsrev Efendi’nin Nur Hizmeti’nin mânevî bir sant­rali gibi hizmet ettiğini gös­termektedir:

“Kardeşim Hüsrev, gerek zat-ı âlîlerinin (Üstad’ın), ge­rekse diğer kardeşlerin mek­tublarını emirlerinize atfen göndermekte devam ettiği için, lillahi’l-hamd vaziyetten haberdar bulunuyoruz.”

Şimdi, Hüsrev Efendi’nin Üstad’dan gelen mektubla­rı, ilgili hizmet merkezlerine yönlendirdiğini ve bu nokta­da bir merkez olarak çalıştığı­nı gösteren iki tarihi vesikayı takdim ediyoruz. Bediüzza­man Hazretleri’nin kendine mahsus hattı ile yazdığı bu mektubların üzerindeki Hüs­rev Efendi’nin düştüğü kısa notlar, onun bu noktadaki mü­him hizmetlerinin tarihî birer numunesini teşkil ediyorlar.

“Bu mektubların sûretleri Eğirdir’e gönderildi. Siz gön­dermeyin. Kuleönü’nden İslâm Köyü’ne, oradan Atabey’e gitsin. Çarşambaya Atabey’den bize gelsin.”

“Bunun bir sûreti, Denizli’ye gitti, bir sûreti Kuleönü’ne git­ti, bir sûreti Hazret-i Üstad’a gidecek. Bundan evvelki mek­tubla beraber Zekâi getirecek. Konya’ya Sabri’ye mektub ya­zılacak. Hediyesi iade edildiği münasebetiyle…”

“Hazret-i Üstad’a iki mektub aldığımızı yazacağız.”

Hüsrev Efendi’nin Nur Tale­beleri içinde üstlenmiş olduğu bu merkezî vazifeler, Isparta Cumhuriyet Savcılığı’nca 1956 yılında Nur Talebeleri aley­hinde hazırlanan iddianame­ye aynen yansımıştır. Hüsrev Efendi’nin hizmetteki mühim rolü sözkonusu iddianamede şöyle dile getirilmiştir:

“Bu kitablar maznun Tâhir Mutlu tarafından teksir edil­miş ve Maznun Hüsrev Al­tınbaşak tarafından da da­ğıtılmış, mektublar gene bu maznun vasıtasıyla sevk edil­miş ve cemiyet mensupları Saîd Okur’la bu maznun va­sıtasıyla muhâbere ve irtibat temin etmişlerdir.

 

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,