Manevi Cephesi

93. Sayı Hüsrev Efendi

Üstad Bediüzzaman’ın, Risale-i Nur’da bulun­duğunu haber verdiği velâyet-i kübrâ feyizlerin­den, Risale-i Nur’un saff-ı evvel olan ilk talebeleri, ecdadların­dan aldıkları sağlam temelleri, fevkalâde ihlasları, zamanların­daki dinsizliğin dehşetli hücum­larının ruhlarına verdiği gayret ve uyanıklık, Risale-i Nur’un diline tamamen aşinalık ve müellifi olan Bediüzzaman’a bizzat muhatab­lık gibi sebeblerle azamî derecede istifade etmişlerdir. Kazandıkları bu yüksek velâyet nurları sebebiyle bütün baskı, zulüm ve hapislere rağmen Nur Talebeliğinden ve mil­letin imanına hizmetten hiçbir şey onları vazgeçirememiştir. Hatta bazı kerâmetlere, ilâhî ikram ve harikalara mazhar olmuşlardır.

 

CÂVÎD SARAÇOĞLU’NUN HATIRASI

Merhum Câvîd Saraçoğlu, Yugoslavya’da 1960’lı yıllar­da açılan Nur Medreselerinin hocasıdır ve Bediüzzaman Hazretleri’nin vefatından sonra Hüsrev Efendi ile görü­şüp tanışmak için Isparta’ya gelir. Kendisini Hüsrev Efendi ile görüştürmesi için ricada bulunduğu, güya Nurcu ola­rak bilinen bir esnaf, bazı art niyetlere sahip olduğu için üç gün boyunca kendisini oya­lar ve devamlı Hüsrev Efendi aleyhinde ileri geri konuşarak onu kararından vazgeçirme­ye çalışır. Fakat kararından asla vazgeçmeyen Câvîd Efendi’yi en sonunda küçük bir çocukla Hüsrev Efendi’nin evine kerhen göndermek zo­runda kalır. Bundan sonrası­nı hatıralarında kendisi şöyle anlatıyor:

“Meğerki üç gündür bana sıkıntılar vererek gitme­mem için beni oyaladıkları Hüsrev Efendi’nin evi, üç dakikalık mesafedeymiş. Bahçe kapısına geldik ve kapının tokmağını vurduk. Bir kardeş kapıyı açtı ve av­luya girdik. Bir de baktım Hüsrev Efendi Hazretleri, evinin avluya bakan kapısı­nın önüne çıkmış bekliyor. Ben daha selam bile ver­memişken; ‘Sen hoş geldin Câvîd kardeşim, hoş gel­din Câvîd kardeşim! Geç­miş olsun Câvîd kardeşim, geçmiş olsun! Safa geldin buyur geç kardeşim. Kur­tuldun artık; hiç müteessir olma kardeşim sıkıntın bit­ti.’ dedi.

ABLASI HATİCE HANIM’IN HATIRASI

Hüsrev Efendi, 1951 yılın­dan ömrünün sonuna ka­dar, ablası Hatice Hanım’ın Ankara’ya taşınmaları sebe­biyle boşalan evinde kalma­ya başlamıştı. Küçüklüğün­den beri Hüsrev Efendi için ikinci bir anne gibi olan çok sevdiği ablası yaz aylarında gelir, Hüsrev Efendi’ye mi­safir olur, yemek çamaşır gibi hizmetlerinde yardım ederdi.

Böyle birlikte kaldıkları bir sırada, ablasının kullanması için kendisine ayrı bir ibrik veren Hüsrev Efendi ablası­na diyor ki: “Abla sen şu ib­riği kullan. Benim abdest almak için kullandığım bu ibriği kullanma.”

Daha sonra 1964 hapsi se­bebiyle Hüsrev Efendi’nin evde bulunmadığı bir sıra­da ablası, nasılsa boş du­ruyor diyerek kardeşinin ibriğindeki suyu kullanmak istiyor. Fakat ne kadar aşağı eğse de ibrikteki su bir tür­lü akmıyor. Şaşkınlık içinde ibriği yerine koyan ablası: “A Hüsrev, bana tembih etmiştin ama ibriğe de mi tembih ettin!” diyerek ağ­lıyor. Daha sonra rüyasın­da Peygamberimiz (asm)’ı gören ablasına Efendimiz: “Üzülme! Hüsrev benim vârisimdir!” buyurarak kendisini teselli ediyor.

SAID NURIEFENDI’NIN HATIRASI

Kuleönü “Mübarekler Heyeti” âzâlarından Hâfız Mustafa’nın oğlu ve Bediüzzaman Hazret-leri’nin sağlığında kendisine talebe olanlardan Said Nuri Efendi, askere gitmeden önce Bediüzzaman Hazretleri’ni Is­parta’daki evinde ziyaret eder. O sırada Hazret-i Üstad ken­disine, “Hâfız Said, İnşâallah asker dönüşünde seni hizme­time alacağım” der. Fakat as­kerden döndükten sonra Bedi­üzzaman Hazretleri vefat eder.

Bunun üzerine bir süre İstanbul’da kıraat talimi gören ve Arapça dersi alan Said Efen­di, daha sonra Isparta’ya dö­ner. Bir süre sonra Kuleönü’ne çocuk okutmaya gelen ve as­len akrabalarından olan Tâhirî Mutlu’nun “Hüsrev Efendi seni çağırıyor” diye haber vermesi üzerine Hüsrev Efendi’nin zi­yaretine gider. Bundan sonra­sını kendisi şöyle anlatır:

“Kapısını çalıp da Hüsrev Efendi’nin odasına girdiğim sırada, bir anda karşımda ga­yet açık ve seçik bir şekilde Bediüzzaman Hazretleri’ni gördüm. Hayatında kendisini altı defa ziyaret etmiş ve soh­betlerinde bulunmuş olduğum için gayet eminim ki; aynı sima ve aynı ses ile Bediüzzaman Hazretleri sanki hayattaymış gibi benimle konuşmaya baş­ladı. Ben bu halden büyük bir şaşkınlık ve hayret içerisinde kaldım. Bir süre öyle devam etti. Daha sonra baktım ki kar­şımdaki zat Hüsrev Efendi’dir. Sonra elindeki Sikke-i Tasdik-i Gaybî Mecmuasını tefe’ül eder gibi açarak bana uzattı ve “oku” dedi. Okumaya başla­yınca baktım ki tam da babam Hâfız Mustafa’nın Hazret-i Üstad’a yazdığı mektub açıl­mış!”

MUSTAFA SUNGUR ANLATIYOR:

“Üstad Hazretleri bir gün Sungur ağabeyle birlikte Isparta’da sağ kolu durumun­da olan talebesi Hüsrev Altın­başak ağabeyi ziyarete gidiyor. Hüsrev ağabey risaleleri etrafa neşir için uykusunu bir saate indirmiş, on beş sene evinden dışarı çıkmayarak devamlı risa­le yazmış, üstadın tabiri ile “bu vatanın mânevî halaskarı” bir kahramanı.

Üstad onun bu fedakâr hiz­meti ile ilgili bir ziyarette şöy­le demiş: ‘Mazide (geçmişte yaşayan) nice kümmelîn-i ev­liya (kâmil evliyalar) biz niye Hüsrev’e yetişemiyoruz diye gıbtakârâne soruyorlar.’ Üstad böyle deyince Hüsrev ağabey de mahcubiyetle: ‘Estağfirullah Üstad’ım, onlar arşta biz ferşte diyor.”

ALITUNÇ ANLATIYOR:

“Üstad’ın vefatından sonra de­demle beraber Hüsrev Ağabey’in ziyaretine gitmiştik. Öğle, ikindi ve akşam namazlarını arkasında kıldım. O güne kadar pek çok âlimler, veliler görmüş, arkasın­da namaz kılmıştım. Hatta pek çok Nur Talebesi ağabeyin ar­kasında da namaz kıldım. Fakat Hüsrev Ağabey’in arkasında kıl­dığım namazda okuduğu Fâtiha, zamm-ı sûre ve o namazdan al­dığım heybet ve lezzeti hiçbirin­den almadım.”

SIDDIK DURSUN ANLATIYOR:

“… Aradan saatler geçmişti. İkindi namazı gelmişti. İkindi namazını kılmak için saf tuttu­ğumuzda, imamlığa geçtiğinde hayatımda o kadar huzurlu na­maz kılmak nasib olmamıştı. Büyük bir huzur ile “Allahu Ek­ber” deyince ayakları sabitti ve fakat vücudu hareketliydi. İkin­di namazı kılıyorduk. Derinden bir ses edasıyla okuduğu Fâtiha duyuluyordu. Namaz bittikten sonra o huzuru bir daha bulma­dım diyebilirim. Beş saate yakın sohbetimiz devam etti.”

 

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,