Kur’ân-ı Kerim’e ve Hattata Saygı

44. Sayı

Bir gün Yıldırım Bâyezid Han, ilim erbabından ileri gelenlerle beraber Hattat Şeyh Hamdullah’ı da davet eder.
Davet olunanların daha evvel yazıp takdim ettikleri eserleri yanındaki çekmecesi üzerine hazır etmiştir.

Padişah herkese yer gösterip oturmasını ister. Şeyh Hamdullah’a ise daha çok iltifat ederek yanında yer verir. Diğerleri ise buna şaşırırlar. Hâtırlarının padişah yanında azaldığını düşünürler. Daha sonra padişah, Şeyh Hamdullah’ın yazdığı Kur’ân-ı Kerim’i getirip oradaki ulemaya:

Kur’ân-ı Kerim’i böyle yazabilen muhterem hattata şimdiye kadar hiçbir hükümdar kavuşamamıştır, dediğinde ulema da tasdik ederler.

Sultan Yıldırım Bayezid Han, ulemanın yazdığı diğer kitapları üst üste koyup:

Bu Kelam-ı Kadim’i, kitapların üstüne mi koyalım, yoksa altına koymak da câiz midir,  diye ulemaya hitap edince:

Kelamullah’ın yüce şanında “La yemessühu ille’l mutahherun (Onu ancak temiz olanlar tutabilirler.)” buyrulduğundan üstüne başka kitap veya başka bir şey koymak asla câiz olmaz, diye cevap verirler.

Sultan Bâyezid Han ulemasını latife yollu susturmak için:

Şeyh Hamdullah’ın kıymetini takdir etmek lazımdır. Çünkü Kur’ân-ı Kerim’in yazılışını bu kadar ihya eden bir kişi yoktur. Öyleyse bu zâtı sizden sonraya nasıl oturtalım, deyince, ulema padişahın kinaye yollu kendilerini ikaz ettiğini anlayıp, ilimleri sebebiyle kapıldıkları gururlarından dolayı pişman olup istiğfar ederler.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,