Mercek

40. Sayı

VÜCUD-U HARİCİ

Sual: Vücud-u hâricîyi izah eder misiniz?

Cevap:  Varlık temelde ikiye ayrılır. Vücud-u ilmî ve vücud-u haricî. Vücud-u harici, Allah’ın kudretiyle yaratılmış her çeşit varlığı içine alan bir isimdir.

Vücud-u ilmî ise Allah’ın ilminde ve bilgi olarak var olan ama nesnel bir varlığı olmayan ilmî varlıklardır.

Mesela, binanın projesi vücud-u ilmiye; binanın kendisi ise vücud-u hariciye temsil olarak verilebilir.

Haricî diye isimlendirilmesinin sebebi ise, yalnız ilimde değil, ilmin haricinde (dışında) de var olan manasınadır.

Çünkü her şeyin aslı ilm-i ezelide ilmi varlık olarak vardır. Vakti geldiğinde ilmin haricinde de yaratılır ve buna vücud-u harici denir.

Üstad Bedîüzzaman Lem’alar Mecmuasında, vücud-u ilmîden vücud-u hariciye çıkışı şöyle anlatır:

“Meselâ nasılki göze görülmeyen eczalı bir mürekkeple yazılan bir kitaba, o yazıyı göstermeye mahsus bir ecza sürülse; o koca kitab, birden herbir göze vücudunu gösterip kendini okutturur. Aynen öyle de; o Kadîr-i Ezelî’nin ilm-i muhitinde, herşeyin suret-i mahsusası bir mikdar-ı muayyen ile taayyün ediyor. O Kadîr-i Mutlak emr-i Kün Feyekûn ile, o hadsiz kudretiyle ve nafiz iradesiyle, o yazıya sürülen ecza gibi, gayet kolay ve sühuletle kudretin bir cilvesi olan kuvvetini o mahiyet-i ilmiyeye sürer, o şeye vücud-u haricî verir; göze gösterir, nukuş-u hikmetini okutturur.” (11. Reca)


İMKAN-I ÖRFİ – KERAMET –MUCİZE

Sual: 12. Lem’a’da geçen, “Bir hâdise, …imkân-ı örfî dâiresinde olmazsa, mu‘cize olur. Fakat kolayca kerâmet olamaz.” cümlesini izah eder misiniz?

Cevap: İmkan-ı örfi dairesi, harika da olsa insanlık aleminde görülmüş şeylere denir. Mesela, bir insanın kalbinden geçeni bilmek, ya da kırk gün aç yaşayabilmek gibi harikalar imkan-ı örfi dairesindedir.

Fakat ayı ortadan ikiye yarmak, mezardan ölüleri diriltmek gibi hadiseler, on parmağından fışkıran suyla bir orduyu doyurmak gibi harikaların insanlar arasında benzeri bulunamaz, ancak mucize olarak bulunur. Bu derece harika olan kerametlerin sayısı nisbet olarak azdır.

Burada kasd olunan mana, kerametlerin kolayca imkân-ı örfi dairesi dışında vukua gelemeyeceğidir. Yani kerametler harikalık cihetiyle, mucizelerden ekseriyetle daha aşağıdırlar. Gerçi tarihte Şeyh Abdulkadir-i Geylanî (ks) gibi ölüleri diriltmek derecesinde ve imkân-ı örfi dairesi dışında kerametler de vaki olmuştur. Fakat bunlar kerametlerin umumuna nisbetle azınlıktadırlar.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,