Sağlık

34. Sayı

NİÇİN HASTALANMIYORLAR?

Saadet asrında İran’lı bir hekim Medîne’ye gelip yerleşmişti. Fakat günler geçtiği halde kimse tedâvi için gelmiyordu. Medîne’de başka hekim de yoktu. Bir gün işsizlikten çok sıkıldığını, geri dönmek istediğini Peygamberimiz’e (asm) bildirdi. Efendimiz (asm) da ona:

“Ben ve ashâbım çok şükür hasta olmuyoruz, öyleyse gidebilirsiniz.” dedi. Hekim, Peygamberimiz’den (asm) hasta olmamalarının sebeblerini kendisine açıklamasını istedi. Peygamberimiz (asm) da bunun sebeblerinin İslâm’ın güzel esaslarından kaynaklandığını söyledi ve:

“Benim ashâbımın tuttuğu bir yol vardır, o da şudur: İyice acıkmadıkça bir şey yemezler ve tam ma‘nâsıyla doymadan sofradan kalkarlar.” buyurdu. İran’lı hekim:

“İşte sağlığın temeli ve esası da budur. O halde benim için yapılacak bir iş yok. İslâm dini sizi hastalıklardan korumaktadır” dedi ve memleketine döndü. Bostan ve Gülistan

HELÂL LOKMA

Nur ve kemâl, helâl kazanılmış lokmadan doğar.
İlim ve hikmet, aşk ve merhamet helâl lokma ile olur.
Bir lokmadan hased, hîle, tuzak, gaflet ve cehâlet meydana geliyorsa o, haram olduğundandır. Buğday ekilen yerde arpa bitmez; şübhesiz, atın yavrusu eşek olmaz.
Lokma tohum gibidir, meyvesi fikirlerdir. Lokma derya gibidir, incisi düşüncelerdir.
Helâl lokmadan tâat arzûsu, Hakk’a yaklaşma isteği husûle gelir. Mevlânâ (rh)

TIBB-I NEBEVÎ

Bütün ehl-i îmâna mürşid olan Peygamberimiz (asm) buyurdular ki: “Misvak kullanınız. Zîrâ misvak ağzı temizleyen ve Rabbi râzı eden bir âlettir. Cebrâîl her gelişinde bana misvak kullanmayı tavsiye etti.
Öyle ki, bana ve ümmetime farz kılacağından korktum. Ümmetime zorluk vereceğinden korkmamış olsaydım misvak kullanmalarını emrederdim. Ben o kadar çok misvak kullanırdım ki, dudaklarıma iz yapmasından ve dişlerimin aşınacağından korkardım.” Terğîb ve Terhîb

Merhamet ve bereket vesîlesi olan Efendimiz (asm) şöyle buyurdular: “Zeytinyağı yiyiniz ve onunla yağlanınız, zirâ zeytinyağı mübârek bir ağaçtandır.” Yine buyurdular ki: “Zeytinyağını yiyin ve onunla yağlanın. Zirâ onda yetmiş derde şifâ var. Bunlardan biri de cüzzâmdır.” Tirmizî

DİŞ İŞLERİ

Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, eğer dişler misvak veya diş fırçasıyla temizlenmezse, ağızda asit salgılayan bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve sonuçta dişleri çürütmesine neden oluyor. O yüzden çay ve kahve olabildiğince şekersiz içilmelidir.

SAĞLIĞINIZ İÇİN 8 TAVSİYE

*Güne 1 bardak su içerek başlayıp, her gün 2,5 litre su içmeye gayret edin!
*Mevsiminde sebze ve meyve ni‘metlerinden hergün istifâde etmeye çalışın!
*Çocuklara sütü, büyüklere yoğurdu sofradan eksik etmeyin!
*Hasta olmadan, şifâlı bitkilerle direncinizi kuvvetlendirin!
*Evde; nane, ıhlamur, adaçayı, kekik, fesleğen, zencefil, çörekotu, yeşil çayı her zaman bulundurun!
* Tere, maydanoz, nane, dereotu, roka, fesleğen gibi ni‘metlerden fazlaca yararlanın!
*Salatanızı mümkün olduğu kadar çok çeşitten yapın!
*Hazır çorbalar yerine kendi çorbanızı tercîh edin!

MUTLU BİR ON YIL DAHA…

Tam 34.000 kişi üzerinde denenmiş bir tavsiyemiz var. Bol sebze yiyin, çok hareket edin, margarinden uzak durun, hiç sigara ve içki içmeyin. Böylece ömrünüze, Allah’ın izniyle, sağlık içinde huzurlu ve mutlu bir on yıl daha ekleyin.

LEZZETLİ ŞEYLER YENEMEZ Mİ?

Kuvve-i zâika (tat alma duyusu), yalnız maddî cesede bakmıyor. Belki kalbe ve rûha ve akla dahi baktığı cihetle mi‘denin fevkınde (üstünde) hükmü var, makâmı var. İsrâf etmemek şartıyla ve sırf vazîfe-i şükrâniyeyi (şükür vazîfesini) yerine getirmek ve enva‘-ı ni‘am-ı İlâhiyeyi (Allah’ın çeşit çeşit ni‘metlerini) hissedip tanımak kaydıyla ve meşrû‘ olmak ve zillet (alçalmak) ve dilenciliğe vesîle olmamak şartıyla, lezzetini ta‘kîb edebilir. Ve o kuvve-i zâikayı taşıyan lisânı, şükürde isti‘mâl etmek (kullanmak) için lezîz taâmları (yiyecekleri) tercîh edebilir. Lem‘alar

İBN-İ SÎNÂ DİYOR Kİ;

İslâm hükemâsının eflâtun’u ve hekimlerin şeyhî ve feylesofların üstâdı İbn-İ Sînâ diyor ki; “İlm-i tıbb’ı iki satırla topluyorum. Sözün güzelliği kısalığındadır. Yediğin vakit az ye. Yedikten sonra dört-beş saat kadar daha yeme. Şifâ hazımdadır. Yani, kolayca hazmedeceğin mikdârı ye. Nefse, mi‘deye en ağır ve yorucu hâl, taâm taâm üstüne yemektir.” Lem‘alar

NE KADAR YEMELİ

Sasani hükümdarlarından Ardşir Babegân doktoruna: “Bir günde ne kadar yemek yemeli?” diye sordu. Doktoru: “Üçyüz gram kadar yeter” dedi. Hükümdar: “Bu kadarcık şey insana ne kuvvet verir ki?” deyince doktoru şu karşılığı verdi: “Bu kadarı seni taşır. Bundan fazla olursa sen onu taşırsın.”

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,