İdareci dediğin böyle olur!

34. Sayı

Büyük dedesi Hz. Ömer (ra) gibi adâlet ve basîret sâhibi olan Ömer bin Abdülazîz (ra) devlet başkanlığı sırasında kul hakkı ve sosyal adâlet hususunda çok titiz davranırdı. Gece çalışmalarında ayrı işler için tahsîs ettiği iki kandili vardı. Bunlardan birini kendi özel işleriyle ilgili notları yazarken kullanır, öbürünü devlet ve millet yazışmalarında kullanırdı. Halîfe birden fazla gömleği olmayan, varlıksız biriydi. Yakınlarından birisi Ömer bin Abdülazîz’e bir elma hediye yollamıştı. O da elmayı biraz kokladıktan sonra sâhibine geri gönderdi. Elmayı geri götüren görevliye şöyle dedi:

“Ona de ki, elma yerini bulmuştur.” Fakat görevli i‘tirâz edecek oldu. “Ey mü’minlerin halîfesi! Resûlullâh (asm) hediye kabûl ederdi. Bu elmayı gönderen de senin yakınlarındandır.” Halîfe cevab verdi: “Evet ama Resûlullâh’a (asm) verilen hediye idi. Bize gelince, bize verilen hediyeler rüşvet olur.” Vâlilerin maaşlarını çok bol verirdi. Sebebini şöyle açıklardı:

“Vâliler para sıkıntısı çekmezler, bütün ihtiyaçları karşılanırsa kendilerini halkın işlerine vakfederler.” Bir gece halîfenin yanında bir misafir vardı. Kandilin yakıtı tükenmişti. Misafir dedi ki: “Hizmetçiyi uyandıralım da kandilin yağını koyuversin!” “Hayır, bırak onu uyusun. Ben ona iki ayrı işi yaptırmak istemem!” “Öyle ise ben kalkıp kandile yağ koyayım!” “Olmaz, misafire iş gördürmek yiğitlikten sayılmaz.” Kendisi kalktı, kandilin yağını koyup yerine döndü ve şöyle dedi: “Ben kalkıp iş yaparken de Ömer’dim; gelip oturdum, yine aynı Ömer’im!”
Bu mübârek zât iki buçuk yıllık halîfelik döneminde İslâm âleminde adâleti hâkim kılmıştı.

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,