Hatırlı-Yorum

18. Sayı

Dikkat etmemiz gereken bir ifade, unutmaktır. “Bunu ya da şunu unutma!” demeye alışmışızdır. Sonunda ne olur? Unutursunuz. Aslında hatırlamak isteriz ama unuturuz. Bu yüzden, unutma kelimesi yerine

 “lütfen hatırla!” ifadesini kullanmayı öğrenmemiz önemlidir.

Birkaç ay önce İrfan Mektebi Editörümüz Sn. Cihangir İşbilir telefon ile bana

“unutmak ve unutkanlık ile ilgili” bir yazı yazmamı istedi.

Zihnim “Unutmak” ile meşgul olduğundan yazmaya başlayamadığımı fark ettim

ve konuyu “Hatırlamak” olarak tekrar çerçeveledim. Yazacaklarımı

tek tek hatırlıyorum, “Unutmamak” yerine

“Hatırlamayı” tercih ediyorum.

Hatırlamak, yaşanmış ânı, edinilmiş malûmatı tekrar hafızaya çağırmak, ilgili hatıranın görmek, duymak, koklamak, dokunmak, tatmak gibi hislerimizle bizde bıraktığı izlerin derinliği ile tekrar yaşanmasıdır. Ancak yaşanan tecrübenin hissî yoğunluğu derecesinde, yeniden hatırlama gerçekleşebiliyor.
Hatırlamak, çoğu zaman ihtiyaç duyduğumuz bir durum; öğrenci için, ev hanımları için, cari hesap takibi yapan bir müşteri temsilcisi için, hemen herkes için hatırlamak çoğu kez ihtiyacını duyduğumuz bir şey.

Bazen hatırladığımız için kazandığımız halde aksine hatırlamaktan yaşanmış olumsuz tecrübeleri bize hatırlatan durumlar neticesinde inciniyor, acı tecrübelerin baskısıyla mutsuz da olabiliryoruz.

Bazen hatırlayamamak bizler için âdeta rahmet oluyor.

Öncelikle hatırlamakla maddî manevî kazançlı olacağımız, hatırlamayı arzu ettiğimiz halde  başarılı olamadığımız durumlar için birkaç noktaya işaret etmek istiyorum.

Daha sonra hatırlamak istemediğimiz durumlar için de neler yapabileceğimize kısaca değinmek istiyorum.

BEYNİMİZ NASIL ÇALIŞIYOR?

Beynin çalışırken ihtiyaç duyduğu enerji: Beynin ihtiyaç duyduğu en temel iki kaynak oksijen ve glikozdur. Bu demektir ki bol oksijen beynin etkili çalışmasını sağlar ve beyin etkili çalışmaya devam ederse faaliyet derecesi sürekli artar. Oksijeni beynimize kan taşır.  Hemoglobin ve alyuvarların oluşumu için de demire ihtiyaç vardır.

Aldığımız besinlerin, hafıza zeka ve konsantrasyon gücü üzerinde çok büyük etkileri vardır. Beynimiz günlük kalorimizin ortalama %30’nu harcamaktadır. Glikoz ise doğru beslenme ile karşılanır. Doğru beslenme vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri yeterli oranda almakla mümkündür.

Beyinde bilgi akışını sağlayan nörotransmitter maddelerdir. Nörotransmitterler küçük kimyevi maddelerdir. Bir nörondan aldıkları bilgiyi sinir ağları aracılığı ile diğer nörona iletirler. Bir ismi hatırlamak, bir cümle ezberlemek, bir duygu yaşamak gibi binlerce ruhî ve fizikî fonksiyon beyin içindeki ve dışındaki bölgelere bu kimyevî maddeler aracılığıyla iletilir ve işlem tamamlanır. Beyinde nörotransmitterlerin çok azalması beyin fonksiyonlarını azaltır. Başta serotonin olmak üzere binlerce madde nörotransmitter olarak görev yapar. Nörotaransmitterlerin azalmasına yol açan en önemli faktör sürekli strestir. Alkol ve oksijensizlik de bu kimyevî maddelerin azalmasına yol açan diğer faktörlerdendir.

Nöronlar arasındaki bağlantılar, beynimizde bulunan nöronların tamamı birbirlerine bağlı değildir. Bu bağların bir kısmı anne karnında iken oluşur. Neredeyse tüm bağlar ise dünyadaki faaliyetlerimizde oluşur. Bu bağların sayısı arttıkça zekamız yani beynimizle yapabileceğimiz iş gelişir. Biz bu bağları bilinçli ya da bilinç dışı geliştiririz. Bu bağların gelişmesinin tek yolu bilgilerin birbirleriyle ilişkilendirilmesidir.

Kim daha çok öğrenir daha çok düşünürse var olan potansiyelini o oranda geliştirerek daha kapasiteli bir beyne sahip olur.

HATIRLAMA NASIL GERÇEKLEŞİYOR?

Okumakla, dinlemekle, yapmakla vs. edindiğimiz bilgilerin anlamı ne kadar açıksa, zihinde kalma ve hatırlama ihtimali o kadar yüksek oluyor. Özellikle ilgi duyulan şeyler daha çok hatırlanır.  Geçici hafızamız bilinçli bir zorlama olmadan, neyi alıp saklayacağını bizim özel ilgimiz belirliyor. Birbirine bağlı, eş anlamlı ve istisnalı şeyleri daha iyi hatırlıyoruz. O halde, bir şeyi yeniden hatırlamak istiyorsak, her şeyden önce onu doğru biçimde yerli yerine yerleştirmeyi öğrenmeliyiz.

İki çeşit hafıza (bellek) vardır. Uzun dönemli hafıza ve kısa dönemli hafıza. Kısa dönemli hafızada hiç bir şey birkaç dakikadan fazla kalmaz. Bundan daha uzun bir süre sonra hatırlayacağınız her şey, uzun dönemli hafızamızdır. Gerektiğinde her zaman hatırlanabilir.

Hafızamız aşağıdaki üç temel ilkeye göre çalışır:

1- İrtibatlandırmak

2- Hayal gücü

3- Düzen ve yapı

Bilgiyi çok kanallı hislerimizle (Görme, İşitme, Tatma, Koklama, Dokunma) alıp tasnif etmek ve odaklanarak kaydetmemiz ancak yüksek seviyede bir idrak geliştirmekle olur.

Bu nedenle irtibatlandırmak hafızanın en önemli dayanaklarından biridir.

Son birkaç yüzyıldır beynimizin sol yarım küre becerileri üzerine yoğunlaştık. Hayal kurma, tasvir, müzik ve san’at gibi faaliyetlere önem vermedik. Böylece hafızanın en önemli özelliklerinden birini ihmal edip, tüm yapının dengesini bozmuş olduk.

Neyi, niçin öğrendiğimizi belirlemediğimizden, gerektiğinde kullanabileceğimiz düzen ve yapıyı oluşturamadık. Hergün evine aldığı eşyaları herhangi bir yere koyan dağınık bir insan gibi bilgileri düzensiz, sırasız  ve gelişigüzel  kaydederek kaliteli bir kayıt için beynin düzen ve irtibatlarını bozduk.

 Hatırlamak için kullanma alışkanlığı kazanmamız gereken bazı hafıza araçları şunlardır:

Sessizce ve içten tekrar etme: Bu en sık kullanılan ve etkisi en az olan hafıza aracıdır; ancak sınırlı da olsa kullanımı vardır. Tekrar etme, buna bazen ezber öğrenme de denir, bilginin iyice yerleşene kadar tekrar tekrar sesli ya da içten yinelenmesidir.

Kodlama: Kodlama anahtar sözcüğün, hatırlanmak istenen sözcük ya da sözcüklerle irtibatlandırılması anlamına gelir. Misal olması için söylüyorum, iştirak ettiğim derslerde tesirli cümle veya konuyu özetleyebilecek kelimeyi o anki hissi durumumla irtibatlandırıyor ve tekrarında dersteki konuları o sözcük etrafında birleştiriyorum. Hatta ders sonunda bunu, dersi yapan kişiye geribildirim verip onun da fikrini soruyorum ve aldıklarımla kodlama 4 / 4 gerçekleşmiş oluyor. Tavsiye ederim.

Kodlama yaparken, hatırlamak istediğiniz cümlenin baş harflarinden kod geliştirebiliriz, misal “annem benden domates istedi” a b d i gibi. Diğer bir kodlama örneği rakam grupları için misal 100101110 (elektrik, su, doğalgaz abone numarası, banka hesap numarası gibi) numarasını hatırlamak için 100 101 110 olarak bölerek hatırlamayı kolaylaştırabiliriz.

Resimli irtibatlama (Görsel imgeleme): Araştırmalar insanların genel olarak resimleri hatırlamayı kelime hatırlamaktan daha kolay bulduğunu tespit ediyor. Kelimeleri resimler ile irtibatlandırarak daha kolay hatırlayabilirsiniz. Misal “uçak”, “ağaç”, “zarf” kelimelerini hatırlamak istiyorsanız, zihninizde kanatlarında ağaçlar çıkan ve dallarında yaprak gibi zarflar olan bir uçak resmi hayal edin.

Yerleştirme Metodu: Bu hafıza aracı, hatırlanması gereken şeyi zihnen mekan içinde biryere yerleştirmeyi hitiva eder. Bir alışveriş listesi, listedekiler maddeyi zihnen mutfakta farklı bir yere koyarak –süt buzdolabına, bir kutu çorba ocağa, baharatlar kavanozlara vs.- hatırlanabilir.

Anlam çıkarma: Anlamı olan bilgi, anlamı olmayandan daha kolay hatırlanır. Bir pasaj okuduğunuzda veya dinlediğiniz derste altında yatan anlama bakın. Sözcüklerin kendisinden çok sözcüklerin verdiği mesajı hatırlamaya çalışın. Şayet mesajı kendi sözcüklerinize dökebilirseniz hatırlamanız daha kolay olacaktır.

Şüphesiz bu hafıza araçlarını kullanma becerisini öğrenmek birkaç gün içerisine sıkıştırılmamlıdır. Yeri geldiğinde hafıza geliştirme araçlarını kullanmanız; zekanızı, okuma hızınızı, not alma becerinizi, düşünme becerilerinizi, hedeflerinizi belirleme yeteneğinizi, espri gücünüzü, genel iletişim becerilerinizi ve öğrenme potansiyelinizi de arttıracaktır. Hafıza sisteminin güçlenmesi birden fazla etkilerin doğru kullanılmasına bağlıdır. Zincirin gücünün en zayıf halkası kadar olduğunu her zaman hatırlayın. 

HATIRLAMAK VE HAREKETE GEÇMEK İSTERKEN, ZOR DURUMLARDA

YENİDEN ÇERÇEVELEYİN!

Yapmak zorunda olduğunuz görevden hoşlanmadığınızda: Kendinizi o işi bitirmiş olarak kabul edin. Bu bakış açınızı gelecek zamana yöneltir. Görevinizi bitirmiş olmanın hazzını hissedersiniz ve şevkiniz artar.

Yaptığınız işi sıkıcı bulduğunuzda: İşi sıkıcı bulmanın nedeni bize heyecan veren bir yönü olmamasındandır. O zaman işi daha çabuk tamamlama yolarını bulabilirsiniz. Bitiminde kendimizi bir şekilde ödüllendirebiliriz.

Nereden başlayacağınızı bilmediğinizde: Böyle durumlarda “küçültmek” çerçevesini kullanabilirsiniz. İşin herhangi bir yerinden başladığınızda bir süre sonra her şeyin yerli yerine oturmaya başladığını da görürsünüz. İlk adımı atın. Her şey ilk adımı atmakla başlar.

Başa çıkamayacağınızı düşündüğünüzde: Bu kişinin özgüveni ile ilgili bir durumdur. İç seslerimiz ile kendimize olumlu telkinler yapmanın yanı sıra geçmişteki başarılarımızı düşünerek ve tabi yaratmak üzere istememizi bekleyen Halık-ı Kerimimize duâmızla ruh enerjimizi uyanık tutabiliriz. Başardığımız birçok iş de bir zamanlar başa çıkamayacağımızı düşündüğümüz işlerdi.

Beceremeyeceğimiz konusunda endişe duyduğumuzda: Ne yapabileceğimize değil de ne yapamayacağımıza odaklandığımızda böyle bir endişe duyarız. Hemen çerçeveyi değiştirmeniz gerekir.

KELİMELERİN GÜCÜ

Düşüncelerimiz, iç konuşmalarımızdır. İç konuşmalarımızdaki seçtiğimiz kelimeler, düşünce kanallarının yönünü belirler. Her zaman olumlu ifadelerle düşünmeliyiz.

Dikkat etmemiz gereken bir ifade, unutmaktır. “Bunu ya da şunu unutma!” demeye alışmışızdır. Sonunda ne olur? Unutursunuz. Aslında hatırlamak isteriz ama unuturuz.

Bu yüzden, unutma kelimesi yerine “lütfen hatırla!” ifadesini kullanmayı öğrenmemiz önemlidir.

Birkaç ay önce İrfan Mektebi Editörümüz Sn. Cihangir İşbilir telefon ile bana “unutmak ve unutkanlık ile ilgili”   bir yazı yazmamı istedi. Zihnim “Unutmak” ile meşgul olduğundan yazmaya başlayamadığımı fark ettim ve konuyu “Hatırlamak” olarak tekrar çerçeveledim. Yazacaklarımı tek tek hatırlıyorum, “Unutmamak” yerine “Hatırlamayı” tercih ediyorum.

DİKKAT VE HAFIZANIN BİR BAŞKA AÇIDAN İPTALİ

“Yapan bilir; bilen konuşur” düsturunu hatırlatarak dikkat ve hafıza için kısa bir açıklama yapmaya ihtiyaç duyuyorum;

Varoluşumuzun sahibi, Hâlik-ı Hakîmimizin “yasak”  ve  “çirkin” olarak ifade ettiği niyet, nazar ve fiilerin bir çok kötülüğe sebep oluşu dikkat dağınıklığı ve unutkanlıkla başlıyor. Haramlar zihindeki tüm irtibatlandırmaları tek başına menfî menfaatlara odakladığından faydaya odaklı, üretken irtibatlandırmaları iptal eder.

Bu konuda Üstad Bedîüzzaman Hazretleri de yaşadığımız asırda oldukça yaygınlaşan açık saçıklığın unutkanlık hastalığını daha da azgınlaştırdığını dile getirmiştir. Harama nazardan sakınmayan insanların Kur’an’dan öğrendiklerini de unutacaklarını ve “Âhir zamanda, hâfızların göğsünden Kur’an nez’edilecek” mealindeki hadis-i şerifin te’vilinin bu hastalığın dehşetli neticelerinde aranması gerektiğini belirtmiştir.

Sözün özü; öğrenilen malumâtı depolama ve gerektiğinde hatırlama istidadı olan hâfıza Cenâb-ı Allah’ın insana bahşettiği en büyük lütuflardan biridir. Bu harika kabiliyet, doğru kullanıldığı sürece adeta arşivler dolusu bilgiyi saklayacak kadar büyük bir kapasitede yaratılmıştır. Hâfıza nimetinin şükrünü eda edebilmek ve onu yaratılışına uygun olarak en güzel şekilde kullanabilmek için öncelikle zihinlerin berraklığına, gözlerin helâl olana bakmasına, faydasız meşguliyetin terk edilmesine, sistemli düşünceye, ihtiyaç miktarınca düzenli yeme-içmeye, sadece yetecek kadar uyumaya, tefekkür ile dimağı sürekli işletip geliştirmeye, dağarcıktakileri hatırlayamamayı istiğfar ve zikir sayesinde açmaya, hâfızayı istidadını gelişimi için Hafîz-i Zülcelâl’e ilticaya ve bir de en bereketli zaman dilimlerinde misal, seher vakitlerini kollayarak fiilî duâ adına intizamlı çalışmaya her zaman ihityacımız var.

Her zaman “hatırlamayı” tercih ediyorum, … hatırlıyorum.

Hâfıza nimetinin şükrünü eda edebilmek ve onu yaratılışına uygun olarak en güzel şekilde kullanabilmek için öncelikle zihinlerin berraklığına, gözlerin helâl olana bakmasına, faydasız meşguliyetin terk edilmesine, sistemli düşünceye, ihtiyaç miktarınca düzenli yeme-içmeye, sadece yetecek kadar uyumaya, tefekkür ile dimağı sürekli işletip geliştirmeye, dağarcıktakileri hatırlayamamayı istiğfar ve zikir sayesinde açmaya, hâfızayı istidadını gelişimi için Hafîz-i Zülcelâl’e ilticaya ve bir de en bereketli zaman dilimlerinde misal, seher vakitlerini kollayarak fiilî duâ adına intizamlı çalışmaya her zaman ihityacımız var.

rehber@degisimrehberi.com

www.degisimrehberi.com

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,