Nur Talebesi Olmak

16. Sayı

Risâle-i Nur Talebesi olmanın kazandırdığı mühim neticeleri, yüksek dereceleri külliyâtın muhtelif yerlerinde görüyoruz. Ezcümle, şirket-i maneviyeye dahil olmak, îmanla kabre girmek, melâikenin bile hürmet ve duasına mazhar talebe-i ulûm-i dîniye sınıfına dahil olup şühedâ mertebesine vâsıl olabilmek gibi pek yüksek kârları vardır.

Risâle-i Nur’a talebe olup bu yüksek kârlardan nasıl istifade edilebileceğini anlamak icin üç mevzuyu beraberce idrak etmek gerekmektedir.

1- Risâle-i Nur Talebesi ünvanı nasıl elde edilir, nasıl talebe olunur?

2- Nur Talebesinde bulunması gereken şartlar ve hususiyetler nelerdir, talebe hangi şuurda olmalıdır?
3- Talebenin temel vazifeleri nelerdir?
Bu üç soruya Risâle-i Nur’un verdiği cevapları kendi üzerinde tatbik eden elbette Risâle-i Nur Talebesi olur. O şuur ile hizmet edip, gerekli vazifelerini yerine getirerek talebeliğin o yüksek neticelerini biiznillah elde eder.

Birinci soruya Risâle-i Nur’un verdiği cevap şudur:

Risâle-i Nur’a intisab eden bir zâtın en ehemmiyetli vazifesi onu yazmak ve yazdırmaktır, ve intişarına yardım etmektir. Onu yazan ve yazdıran Risâle-i Nur Talebesi ünvanını alır. (1)

İkinci sorumuzun cevabı Mektubat’ta dost, kardes ve talebenin şartlarının ve hususiyetlerinin beyan edildiği yerdedir: 
Talebenin şartı ve hâssası şudur ki, Sözleri (Risâle-i Nur’u) kendi malı ve te’lifi gibi hissedip sâhip çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini onun neşir ve hizmeti bilsin. (2)

Demek hakikî bir talebe, dost ve kardeşte bulunması gereken şartları ve hususiyetleri üzerinde bulundurmakla beraber, Risâle-i Nur’u kendi eseri gibi görüp sahip çıkarak en mühim ve en öncelikli vazife onun neşir ve hizmeti bilmeli, bu şuurda olmalıdır.
Üçüncü sorunun cevabı ise Sözler Mecmuasında zikredilmistir:

Şu kısa tarîkın evradı: İttiba-ı sünnettir, feraizi işlemek, kebâiri terk etmektir. Ve bilhassa namazı ta’dil-i erkân ile kılmak, namazın arkasındaki tesbihâtı yapmaktır. (3)

O halde Nur Talebesi olan veya olmak isteyen birisi yazısını yazmalı, “önce hizmet“ şuurunda olmalı ve verilen vazifeleri ifa etmelidir.

Talebeye lazım olan elbette Üstadına itaattir. Verilen vazifeyi aynen yapmaktır. Yoksa bir kısım bahâne ve te’villere kaçmakla vazifeyi ihmal etse, yani intisabını ve teslimiyetini terk etse, belki külliyattan bir mikdar malumat sahibi olsa da o yüksek kârları elde etmeye vesile olacak olan talebelik şerefinden mahrum kalır.

Öyle ya, okumak isteyen birisi önce bir okula gidip kaydolmalı, “Önce derslerim!“ şuurunda olmalı ve ödevlerini düzenli olarak yapmalıdır. Kaydını yaptırmayan birisi, cam kenarından izleyerek veya hariçten kendisine başka birisini öğretmen kabul edip ondan ders almak suretiyle okul derslerinin tamamını da öğrense bu adama ögrenci kimlik kartı verilmez. Kimlik kartı olmadığı icin öğrenci haklarından tam istifade edemedigi gibi sonunda diploma da alamaz.

Evet, Risâle-i Nur’a dost veya kardeş olmak da bir şereftir ama şirket-i maneviyeye girerek üstadımızın ve umum talebelerin duâ ve sevaplarına hissedar olmak, yani günah cihetinde bir, ama sevab cihetinde binler kişi hükmüne geçmek, imanla kabre girmek, şühedâ mertebesini kazanabilmek gibi o yüksek müjdeler hep talebelik ile, talebelik de yazı ile yani Kur’ân harflerine kalemle hizmetle irtibatlandırılmıstır.

Acaba yazan neyi kaybetti veya yazmayan ne kazandı ki? Risâle-i Nur’u yazmakla kimsenin bir şey kaybetmediği âşikâr. Ama yazmayanlar az şey kaybediyor değil.
Demek yazmamak icin  te’vil ve bahane arayan sadece kendini aldatır, o yüksek kârlardan mahrum kalır.

Son söz:

Kalemle Nûrlara hizmet ve sadâkatle talebesi olmanın iki mühim neticesi vardır.

Bir: Âyât-ı Kur’âniyenin işâretiyle imânla kabre girmektir.

İki: Bütün şâkirdlerin ma’nevî kazançlarına, Nûr dâiresindeki şirket-i ma’neviye sırrıyla umûm onların hasenâtlarına hissedâr olmaktır.

Hem bu talebesizlik zamanında melâikelerin hürmetine mazhar olan talebe-i ulûm-u dîniye sınıfına dâhil olup, âlem-i berzahda tali’i varsa, tam muvaffak olmuşsa, Hâfız Ali (r.h.) gibi şühedâ hayatına mazhar olmaktır!

 

1- Kastamonu Lahikası, Şeker Mektubu
2- Mektubat,
3- Sözler, 17. Söz’ün zeyli
4- Emirdağ Lahikası

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,