Mahşerde Görüşelim!

Seneler önceydi…

‘Haşir Risâlesi’ diye bilinen Onuncu Sözü ezberliyordum.

Her bir Sûret, her bir Hakîkat çok kuvvetli delillerle öldükten sonra dirilmeyi, Mahkeme-i Kübrâ’yı, âhireti ispat ediyordu ve akıl gözümle mahşeri yaşıyordum âdetâ…

Ezber etmek için onlarca defa okunan sayfalar beyin hücrelerimi bile diriltmişti.

Görür gibi inanmak buydu herhalde.
Teselli bulmak…

Gerçek hayatı özlemek…

Dünyayı daha iyi anlamak…

Yüzde doksan dokuz ahbabın hâlihazırda yaşadığı asıl vatanın hasretini çekmek…

Kısacası, Onuncu Söz, ruh ülkesinde manevî inkılaplar yaşamak isteyenler için, derûnî bir insicam yakalamak arzusunda olanlar için olmazsa olmaz bir reçete, şifâyab bir ilaç…

Onuncu Söz’ün ispat tarzını ve bazı numûneleri bu ayki dosyamızda bulabileceksiniz.

Kapağımızı “Elbette bir Mahkeme-i Kübrâ var” diye belirledik. Tâ ki adâlet özlemi çeken kalplerimize gerçek adâlet ve hukukun tecellî edeceği günü hatırlatıp bir nebze su serpelim istedik.

Ancak…

Dosyamız tatmak için, doymak için değil; doymayı arzu ederseniz Onuncu Söz çeşmesinden kana kana içmelisiniz…

Bir vakit memleketimizde on dört bölümlük Ashâb-ı Kehf filmi oldukça meşhur olmuştu. Yeniden dirilmeyi, inancın zaferini, îman kuvvetini hârika anlatıyordu. Seyredenler oldukça tesirinde kalıyorlardı filmin.

Büyük bir zâtın Onuncu Söz’ün Ashab-ı Kehf filminden on kat daha tesirli olduğunu ifade ettiğini muhterem bir büyüğümden yeni işittim.

Hakîkaten, Onuncu Söz’de Kur’ânî temsillerle, orijinal tespitlerle haşir hakîkati şüpheye mahal bırakmayacak surette izah ve ispat ediliyor. ‘Akıl’ nimeti sayesinde kalpler imanla coşuyor.

Çok sık, defalarca okunması ve ezberlenmesi çok lüzumlu bir risâle, Haşir Risâlesi.

Yaratılış gayemize bizi sevk etmesi, hakîkî yurdumuzu tanıtması bakımından ekmek gibi su gibi hava gibi hayatî ihtiyacımız…

Sevgili İrfan ehli!

Bizim aramızda herhangi bir kan bağı, ırk bağı, menfaat bağı yok!

Lâkin bizim beraberimizde bir nûr var!

Herkes korkarken biz korkmamalıyız! Herkes üzülürken bizler üzülmemeliyiz!

Hâdiselere ferâsetle, basîretle bakmayı; perdenin arkasını görmeyi, melekûtü fikretmeyi, hikmeti akletmeyi ihmal etmemeliyiz.

Çünkü biz, adımız gibi inanıyoruz ki bir Mahkeme-i Kübrâ var!

Ümidimizi hiç yitirmemeliyiz! Çünkü, bizler biliyoruz ki Allah’ın Rahmetinden ümit kesilmez!

En çok sıkıntıya maruz kaldığımız vakitlerde bile “Allah en güzel vekîldir” demeli, Onun hikmetini anlamaya çalışmalıyız. Kadere inanmalı, kederden emin olmalıyız…

Cenâb-ı Hakk bizleri şehidler ve sıddîklerle haşreylesin!

Mahşerde Efendimizin sancağı altında, sahâbelerin küçük kardeşleri olarak bizleri toplasın!

Mahşerde görüşelim! Vakit dar, imsak yakın; Cennet geniş, mahşer yakın!

MERHABA EY RAHMET MEVSİMİ!

Temmuz ayının 16’sında Mukaddes Pazar açılıyor; üç ayların ilk halkası Receb-i Şerif’e vâsıl olacağız inşaallah; hakkımızda mübarek olsun! Zünnun-u Mısrî Hazretleri mübarek üç aylarla ilgili şu harika tespitleri yapar:

“Receb ekim, Şaban sulama, Ramazan ise harman ayıdır…

Receb cefâyı terk ayıdır; Şaban amel ve vefâ ayıdır; Ramazan ise sadâkat ve safâ ayıdır…

Receb tevbe ayıdır; Şaban muhabbet ayıdır; Ramazan Hakk’a yakınlık bulma ayıdır…

Receb hürmet ayıdır; Şaban hizmet ayıdır; Ramazan nimet ayıdır…

Receb ibâdet ayıdır; Şâban zâhidlik ayıdır; Ramazan ise ziyâdesiyle nimetlere ermek ayıdır…

Receb ayında iyilikler kat kat artar; Şâban ayında kötülükler kalkar; Ramazan ayında ikramlar gelmeye başlar…”

 

escort izmit , escort samsun , escort eryaman , escort eskisehir ,